1. YAZARLAR

  2. Davut Hoca

  3. KIZLARIMA VASİYETİMDİR
Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

KIZLARIMA VASİYETİMDİR

A+A-

 

 

Ey bana Rabbimin emanetleri, yüzümün akı, gönlümün incisi biricik kızlarım. Bana babalık duygularımı en güzel şekilde hissettiren inci tanelerim. Ey benim; “Kim ki iki veya üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa, o kişi için cennet vardır” müjdesine nail olmama inşallah vesile olacak nadide varlıklarım.

 

 

Sizler belki de kız çocuklarının yetiştirilmesinde en büyük zorluk ve sıkıntının çekildiği bir zamanda bana emanet edildiniz. Rabbimin emaneti baş göz üstüne. Ondan niyazım odur ki bana bu zorlu ve kutsal görevde muvaffak olmam için yardım etmesidir. Bu çetin ve bir o kadar da hayırlı ve mübarek bir görevdir. Bu görevi hakkıyla yerine getirebilmek için Rabbime sığınıyor ve ondan fazlını ve keremini ihsan etmesini diliyorum.

Ey benim nazlı çiçeklerim. Bizler edep ve hayanın en çok fukaralığının yaşandığı bir asırda yaşıyoruz. Rabbimizin kadından istemiş olduğu tesettür ve iffetin artık neredeyse yadırgandığı, yabancılaştığı, hor görüldüğü bir zamanda, iffet ve hayanın bir emanet değil, kişisel tercihe bağlı keyfi bir hazza dönüştüğü bir zamanda yaşıyoruz. Kadınların en mahrem ve en değerli varlıklarının artık uluorta sergilendiği, kadına has yaradılıştan gelen vasıflarının sentetik boya ve kokularla kirletildiği bir zamanda yaşıyoruz. Sizden babanız olarak isteyeceğim ve vasiyetim olarak talep ettiğim en büyük ve tek arzum edep ve iffetinizi son nefesinize kadar muhafaza etmenizdir. Bakın Hz.Fatıma Annemiz, vefat etmeye yakın içine düştüğü derin düşüncesini Hz. Ayşe annemiz sorunca, kendisi, vefatından sonra gömüleceği sırada kefeninden vücut hatlarının belli olmasını büyük dert ettiğini söylemiş, bunun üzerine Hz.Aişe annemizin onun için tabunun üzerine koyacağı bir tahta ile bu sıkıntısını gidebileceğini söyleyince O rahat bir nefes almıştır. Evet kızlarım, bakar mısınız Fatma Annemizin bu iffetine, bu hayasına, bu edebine. Bugün yeryüzü kadınlarının bir kısmının en büyük zaafı bu noktadadır. Bugün şeytanın açlıkla korkuttuğu insanoğlunun kendisini dışarıya atmasıyla ortaya çıkan en büyük felaketlerden biridir bu. Şeytanın insanoğluna hayasızlığı emretmesi ve çirkinlikleri güzel göstermesiyle birlikte ruh dünyamız, mana alemimiz kirlenmiş, basiretler bağlanmış, kalp gözleri körelmiş, dualar makbuliyetini kaybetmiş ve Rabbinin ona emanet ettiği en temiz, en mahrem, en kıymetli emaneti heba olmuştur.

Ey biricik Kızım Meryem, sana bu ismi neden verdiğimi biliyorsun değil mi? Sana bu ismi; yeryüzü kadınlarının en değerli vasfı olan iffet ve edep hususunda ne pahasına olursa olsun titiz ve dikkatli davranman için verdim. Bu mübarek ismi taşıyan Hz. Meryem, bir erkek eli değmediği halde bir peygamber annesi olma şerefine nail olmuştur. Yine kendisi ta küçüklükten itibaren yine bir peygamber olan Hz.Zekeriya (as)’ın koruması ve terbiyesinde yetişme şerefine nail olmuştur. Yine kendisi, kavminin onu iffetsizlikle itham ettiği sırada kucağındaki bebek olan Hz.İsa’nın(as) dile gelmesiyle masumiyetinin dile getirilmesi şerefine nail olmuştur. Bugün yeryüzü kadınlarının takva, edep, iffet hususunda kendilerine örnek, model almaları gereken Hz. Meryem, ismi Kur’anda geçen bir sureye verilme şerefine nail olmuştur.

Ey biricik kızım Elif Nur, sana bu ismi neden verdiğimi biliyorsun değil mi? Şu yuvarlak dünyaya inat ve her ne kadar zor olursa olsun dimdik ve dosdoğru olmak, Rabbimizin “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd 11/112) hükmüne boyun eğmek, Rasûlullah’ın (s.a.s) “Allah’a inandım de, sonra dosdoğru ol.” Düsturuna ram olmak ve en önemlisi Allah’ın birliğini her daim hayatının mihenk taşı kılman için verdim bu ismi sana. Elif gibi narin ve nazenin ve Elif gibi dosdoğru.

Ey benim narin çiçeklerim, canım kızlarım. Hayat çok çetin imtihanlarla dolu. Bakın bizden önceki ümmetlerin içinde çok zorlu sınavlar veren hanımlar olmuştur. Aynı şekilde Allah’ın kendisine vermiş olduğu lütufları değerlendiremeyen hanımlar da olmuştur. Tabi ki siz bir Peygamber olan Hz. Lut’un hanımı olacağınıza, bir asi ve Allah düşmanı olan Firavun’un eşi olan Hz.Asiye annemiz gibi olacaksınız. Önemli olan zoru başarmaksa, en zor şartlarda dahi olsa haktan yana olmaksa o zaman siz de Kur’an’ın size örnek model verdiği bayan şahsiyetleri örnek alacaksınız inşallah.

Bir baba olarak sizden isteğim; ömrünüzü market ve avm lerde değil, ilim, ibadet mekânlarında, kendi yuvanızda çoluğunuza çocuğunuza talim ve terbiye vererek tüketmek, elinizde telefondan ziyade kitap bulundurarak vaktinizi ebedi bir sermayeye dönüştürmenizdir. Ümmetin bir kısmı, kurmuş olduğu lezzet, keyf imparatorluklarında kalın bir gaflet perdesine bürünmüşken geri kalan kısmında açlık, sefalet ve zulüm çukurlarında can çekişmekteler. Bir taraftan sefahatin arsız kahkahaları, bir tarafta sefaletin bitmez inlemeleri. Böyle bir tezatlar yumağına dönmüş dünyada, sizin nefsinize uyarak tüm bunları görmezden gelme gibi lüksünüz yok. Sizler haktan yana olmanın şerefli mertebelerine yükseleceksiniz inşallah. Tavrınızı, tercihinizi, mesainizi, ömrünüzü haktan, doğrudan yana belirleyeceksiniz inşallah.

Ey benim canparelerim. Siz bir bayan olarak Hz.Hatice gibi hak tebliğcisi eşinizin en sadık yardımcısı, Hz.Asiye gibi eş de olsa bir zalimin sarayında hak gönüllüsü, Hz.Meryem gibi iffetine halel gelmektense yok olmayı isteyen tertemiz bir iffet timsali, Hz.Sümeyye gibi davasından dönmektense canını vermeye hazır bir Mücahide, Rabiatül Adeviyye gibi Rabbine tam olarak teslim olmuş bir Mü’mine, Hz. Fatıma annemiz gibi babası olan biricik Peygambere yapılan en küçük eziyete bile tahammül etmeyen bir Peygamber sevdalısı, Hz.Aişe annemiz gibi ilimde derinleşmiş bir âlime, Hz.Zeynep gibi kardeşi Hz.Hüseyin’in haksız ve acımasızca şehit edilmesine karşı zamanın zalimlerine hiç çekinmeden haykıran bir hakperest olma yolunda gayret göstermelisiniz, bu uğurda yaşamalısınız, gözünüz ve gönlünüz bu akıbeti aramalı, bu yolda yaşamalısınız.

Dünya, eğer bir imtihan alanıysa, biz de bu imtihandan başarıyla çıkmanın gayretinde olacağız. Rabbimiz eğer bizi kulluk vazifemizi yerine getirmek için yaratmışsa biz de bu vazifenin gereklerine yerine getirmeye çalışacağız. Bunun dışında herhangi bir derdimiz, idealimiz, gayemiz, amacımız, davamız yoktur. Boş ve beyhude, malayani iş ve uğraşlar, bizim işimiz değildir. Yeryüzünde tek derdimiz Rabbimize kulluk etmek, Hz. Peygambere yaraşır bir

ümmet olmak, Kur’an’ın öğretilerini yaşamımıza geçirmektir. Gerisi teferruattır ki şeytan da teferruatta gizlidir.

 

Hz.Peygamber(sav); ‘erkek çocuklarını sevin, kızlar zaten kendilerini sevdiriyorlar’ hadisi ne kadar da anlamlı. Sizler bizim hayatımızın tadı tuzu oldunuz. Ben sizi çok sevdim, umarım Mahşerde Hz.Peygamber(sav) ile birlikte kevser havuzunun başında bir araya geliriz. İnşallah bu dünya hayatını edebimizle, iffetimizle, şerefimizle hayırlı bir sonla sonlandırıp Ahirette alnı açık, yüzü ak, başı dik bir vaziyette bulunuruz. Benim tüm babalık haklarım helal olsun her ne kadar vazifemi tam manasıyla yerine getiremediysem de. Siz de lütfen bana haklarınızı helal ediniz. Sizler benim ve annenizin gönlünde pırıl pırıl bir nur, nadide bir çiçek, berrak bir damla oldunuz. Bizde şefkat ve merhamet pınarlarını harekete geçirdiniz. Rabbim sizinle hayatımıza kattı şefkati, merhameti, sevgiyi. Yüzümüze tebessüm, kalbimize sevgi, soframıza bereket, hayatımıza renk kattınız. Sizlerin baba derken yüreğinizden çağlayan o sevgi çağlayanlarını, bana sarılırken o sadakat sıcaklığını, evde yokluğumda benim için gönderdiğiniz duaları, uğradığım en küçük haksızlığa karşı kopardığınız haykırışları asla unutmayacağım. Rabbime emanet olun siz ve tüm narin ve nadide güller.

 

 

                      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.