1. YAZARLAR

  2. Fehmi KORU

  3. Kızılay ve Ensar Vakfı ülke değerleridir.. Tartışma odağı haline getirilmeleri canımı sıkıyor…
Fehmi KORU

Fehmi KORU

http://fehmikoru.com/
Yazarın Tüm Yazıları >

Kızılay ve Ensar Vakfı ülke değerleridir.. Tartışma odağı haline getirilmeleri canımı sıkıyor…

A+A-

 

Bugün yazıyı fazla uzatmayacağım. Ele alacağım konunun öyle uzun uzadıya çekiştirilmesi gereken bir tarafı bulunmuyor.

Konu: Kızılay ve Ensar Vakfı

Geçtiğimiz haftaya damga vuran tartışma sırasında, bir şirketin aslında Ensar Vakfı’na ödemek istediği yüklü bir meblağ için Kızılay’ın aracı olarak kullanıldığını öğrendik. Ensar Vakfı ABD’de inşa edilen bir öğrenci yurdunun kurucu ortağıymış ve şirketin 8 milyon dolarlık yardımı o projede kullanılacakmış… Kızılay sadece aracılık yapmış… “Neden böyle bir yol tercih edildi?” diye sorulunca, Kızılay’ın başkanı, “Vergi kaçırmak için değil, vergiden kaçınmak için” cevabını vermiş…  

Olay bu.

Bu arada dikkatler üzerinde odaklanınca Kızılay‘ın kurum olarak iç işleyişindeki bazı yanlışlıklar da gündeme taşındı.

Ne yönden bakarsanız üzerine titrenmesi gereken markalar için hoş kaçmayan bir tartışma konuları bunlar.

Tartışmayı sürdürenler Kızılay markası üzerinde duruyor ve kurumun itibarının zedelendiğini ileri sürüyorlar…

Haklılar.

Kızılay ülkemiz için çok önemli bir kurum. Yıllar ve yıllar boyu, 1868’den beri, en tasalı günlerimizde onun varlığını hep hissettik; özellikle doğal afetlerde zor duruma düşmüş insanlarımız için sıcacık çorba, evsiz-barksız kalanlar için çadır, hastalar için kan sağladı Kızılay.

Onun varlığı bizler için yalnız bir güven değil, aynı zamanda övünç kaynağıydı da…

Üzerine titrenmesi gereken Kızılay’ın son bir hafta içerisinde çoğunun haklı olduğu anlaşılan farklı farklı eleştirilere maruz kalması hiç de hoş kaçmadı.

Ancak imajı yıpranan tek marka Kızılay değil; Ensar Vakfı da bu yeni eleştirilerden darbe alıyor.

Oysa Ensar Vakfı da üzerine titrenmesi gereken kurumlardan biri.

Kurucusu ve vefatına kadar yöneticiliğini yapmış olan Ahmet Şişman dostumdu. Bir grup arkadaşıyla birlikte İmam Hatip camiasının çatı örgütü haline gelmesi umuduyla oluşturmuştu Ensar Vakfı’nı ve gecesini-gündüzüne katarak, kendi işlerini aksatma pahasına, başarısı için çabalamıştı.

Önce, cinsel içerikli bir olayda ismi geçti vakfın ve o günlerde “İyi ki Ahmet Şişman’ın bu eleştirilere tanık olması gerekmedi” diye düşündüm.

Maalesef o süreç vakıf tarafından iyi yönetilemedi; üzerinde iz kaldı.

Şimdi de hayırlı bir iş için kullanılacak yardımı hiç gereği yokken Kızılay’ı araya sokarak teslim alan kurum olarak hedef halinde.

Vakıf adına yapılan açıklamada işlemin hukuk ve etik açısından herhangi bir mahzuru olmadığı vurgulanıyor.

Öyle bile olsa, kamuoyunda tartışılabilecek ve itibar yıpranmasına yol açabilecek bir konuya taraf haline gelmek doğru değil.

Bir zamanlar dillerden düşmeyen “Kemâlât kem âlât ile olmaz” diye bir söz vardı; iyi ve güzel olanın gerçekleşmesinin yolunun da iyi ve güzel olması gerektiğini hatırlatıyordu o söz.

Ortaya çıkacak eser hayırlı ve yararlı olacak diye onu sağlayan imkanların ve yöntemlerin tartışmalı şeyler olması gerekmez.

Tam tersine.

Sadece kendi çevresinin anlayışına sığınarak olaylara yaklaşmakla yetinmek yerine, bütün ülkeyi kendi çevresi olarak gören ve kendi yakın çevresi dışından gelen eleştirilere de kulak veren bir hassasiyet yakışır ‘Ensar’ adını taşıyan bir kuruma.

Daha hassas olunması beklenirdi, hala da bekleniyor.

Kızılay gibi, Ensar Vakfı gibi değerlerin kıymetlerini kaybetmesine sebep olmaktan kaçınmak şart.

Hassasiyetler mi yitiriliyor yoksa?

Benim diyeceklerim bu kadar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.