1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Kızıl Kürdistan neresi? Ne kadar Kürt yaşıyordu?
Kızıl Kürdistan neresi? Ne kadar Kürt yaşıyordu?

Kızıl Kürdistan neresi? Ne kadar Kürt yaşıyordu?

Son günlerde Ermenistan - Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmalar, yıllardır süren tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.

A+A-

Son günlerde Ermenistan - Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmalar, yıllardır süren tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.
 
Kürt araştırmacı - yazar Hejare Şamil sorunun kısa vadede çözülemeyeceğini söyledi.
 
Kızıl Kürdistan’la (Kurdistana Sor) ilgili herhangi bir lobi faaliyeti olmadığını söyleyen Şamil, Kürdistan Bölgesi ile diğer Kürt siyasi hareketlerini eleştirdi.
 
Kürtler’in Ermeniler’e, Ermeniler’in de Kürtler’e güvenmediğini belirten araştırmacı - yazar, Ermeni yönetiminin, 22 yıldır Kürtler’in Kızıl Kürdistan’a turist olarak bile girmesine izin vermediğini ifade etti.
 
Hejare Şamil, gündemin sıcak konusu Dağlık Karabağ meselesini, Rûdaw’a değerlendirdi...
 
Kızıl Kürdistan neresi? Ne kadar Kürt yaşıyordu?
 
Kızıl Kürdistan, 1923-1929 yılları arasında “Kürdistan Kazası” olarak yarı özerk bir bölgenin ismidir. 1930’lardan sonra illere bölündü. Eski Kızıl Kürdistan Kazası topraklarında Laçin, Kubatlı, Kelbecer ve Zengilan illeri vardı.
 
1990 ortalarında Ermeniler tarafından işgal edildi. Burada yaşayan Kürtler’in ve Azeriler’in tamamı sürüldü. 1926 Azerbaycan Cumhuriyeti nüfuz sayımına göre bu bölgede yaşayanların yüzde 70’ten fazlası Kürt’tü. Kelbecer ve Laçin illerinde iste ahalinin yüzde doksan dokuzu Kürtler’den oluşmaktaydı. Bu iki ilde yaşayan Türkler’in sayısı 180 kişiydi. Ermeni işgaline kadar Laçin, Kelbecer, Kubatlı ve Zengilan illerindeki nüfus 200 binin üzerindeydi. Ekonomi, hayvancılık ve kısmen tarıma dayalıydı.

xnqkfwvcvm.png


 
Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Sözcüsü David Babayan, bağımsız olmak istediklerini söyledi. Yönetim kimden güç alıyor?
 
Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsız devlet olma şansı yoktur. En azından önümüzdeki 10 yılda böyle bir şey olamaz. 10 yıl sonra Karabağ’ın kaderi, uluslararası dengelerin niteliğine göre bir biçim alabilir, almaya da bilir. Nasıl bir biçim alacağını şimdiden kestirmek mümkün değildir.
 
Üç yol var: 1) Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içerisinde Özerk Bölge olarak kalır. 2) Karabağ, Ermenistan Cumhuriyeti ile birleşir. 3) Karabağ, statüsüz bir toprak parçası olarak Ermenistan dışında hiçbir devletin tanımadığı fiili “bağımsız bir cumhuriyet” olarak varlığını sürdürür.  
 
Dağlık Karabağ, eskiden Azerbaycan Cumhuriyeti’nin özerk bir bölgesiydi. 1994’te Azerbaycan’ın Ermenistan devleti karşısında mağlubiyeti sonucunda Dağlık Karabağ, bağımsızlığını ilan etti. Kimsenin tanımadığı fiili bir bağımsızlıktan bahsedilebilir. Gerçekte ise Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti, fiili olarak Ermenistan Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, gücünü Ermenistan’dan alıyor. Bu fiili statüyü destekleyen yegâne uluslararası güç Rusya’dır. 
 
Yönetimin Kürtler’le ilişkisi nasıl?
 
“Yönetim” derken herhalde Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti yönetiminden bahsediyorsunuz. Dağlık Karabağ yönetimi ile Kürt siyasi güçleri arasındaki ilişkiler, Ermenistan Cumhuriyeti ile ilişkiler düzeyindedir. Çünkü Dağlık Karabağ, bugün Ermenistan’ın fiili parçasıdır.
 
Kürtler ile Ermeniler arasında sağlıklı bir ilişkiden bahsedemeyiz. Taktik ilişkiler var. Birbirlerine güvenmiyorlar.
 
Karabağ’ın statüye kavuşması durumunda Kürtler kendi yerlerine dönebilecek mi yahut döner mi?
 
Kızıl Kürdistan topraklarına dönmeleri, yalnız Azerbaycan’ın Ermeni işgali altındaki toprakları kendi denetimi altına alması ile mümkündür. Ermenistan ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, 22 yıldan beri işgal ettiği Kürt topraklarına tek bir Kürt’ün turist olarak dahi ayak basmasına müsaade etmemiştir, bundan böyle de edilmeyecektir. Azerbaycan Devleti Karabağ’da hakimiyet kurarsa - ki önümüzdeki 10 yılda böyle bir hakimiyet asla sözkonusu olmayacaktır - Kürtler yerlerine dönebilir.
 
Kürtlerin Lobi çalışmaları var mı?
 
Kızıl Kürdistan veya Karabağ sorunu etrafında lobi çalışmaları yoktur. Hiçbir zaman olmadı. Bu konuda Kürdistan Federe Hükümeti ve Kuzey Kürdistan siyasi hareketleri, sonuna kadar ilgisizdir. Eski Sovyet Kürtleri ise örgütsüzdür.
 
Bölgede öldürülen Kürtler’le ilgili herhangi bir girişim oldu mu?
 
Geçen yıl altı mı, yedi mi Laçin Kürtü’nün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtığı dava lehte sonuçlanmıştı. Hepsi bu kadar. Azerbaycan’ın açtığı davalarda ise Kürt kelimesi geçmezAzerbaycan’da Kürtlük öldürülmüştür. Kürdistanlılar, Azerbaycan’daki soydaşlarının kefenlerini yırtmasına yardımcı olmazlar ise, 10-20 yıl sonra Azerbaycan’da Kürtlük diye bir şeyden bahsedemeyeceğiz.
 
Azerbaycan ve Ermenistan’da yaşayan Kürtler’in devletle ilişkisi nasıl?
 
Azerbaycan’da yaşayan Kürt, Azerbaycan devletinin Kürt’ü, Ermenistan’da yaşayan Kürt, Ermenistan devletinin Kürt’üdür. Galiba sorunuza çok doğru bir yanıt verdim.
 
Orduda, devlet kurumlarında yer alıyorlar mı?
 
Azerbaycan’da yaşayan Kürt kökenliler Azerbaycan devlet kurumlarında ve ordusunda “Azerbaycanlı” olarak yer alıyorlar. Ermenistan’da yaşayan Kürtler, devlet kurumlarının dışındadır.
 
AGİT Minsk Grubu, Kızıl Kürdistan hakkında ne düşünüyor?
 
AGİT Minsk Grubu toplantılarında oluşturulduğu 1992 yılından bu yana tek bir defa da olsun “Kürt” kelimesi sarf edilmemiştir. Bu grupta yer alan ABD, Rusya ve Fransa temsilcilerinin çoğunun “Kızıl Kürdistan” kavramından haberdar olduğunu sanmıyorum. Bu, onların değil, Kürtler’in suçudur. Federe Kürdistan Hükümeti’nin, PKK’nin, YNK’nin ve kendini Kürt olarak lanse eden tüm siyasi oluşumların suçudur.
 
Son yazınızda “Azeriler’in, Ermeniler’i eski Kızıl Kürdistan topraklarından söküp atmasına destek vereceğiz” diyorsunuz. Peki Azerbaycan’ın Kızıl Kürdistan karşısında tutumu ne olacak?
 
Azerbaycan, onun halkı ve hükümeti Kürt kelimesinden alerji duymaktadır. Ermeniler, “Kürtler’in dostuyuz” deseler de işgal ettikleri Kürt topraklarına son 25 yılda tek bir Kürt’ün ayak basmasına müsaade etmediler. Bu durumdan Kürtler’in çıkarması gereken sonuçlar, dersler vardır.
 
Son 20-30 yılda Türki faşizmiyle mayalanmış Azerbaycan, “Kızıl Kürdistan” ifadesinin dile getirilmesini dahi kendisine karşı yapılan düşmanlık olarak algılıyor. Bendenizi sırf “Kızıl Kürdistan” diye bağırdığı için “istenmeyen adam” ilan ettiler.
 
Ne Azerbaycan, ne de Ermenistan umrumuzda değil. Onların kendi aralarındaki kavga bizim kavgamız değildir ve olamaz da.
 
Kürtler’in, Kafkasya Kürdistanı konusunda hiçbir stratejisi, hiçbir fikri, hiçbir eylemi yoktur. Yakın onyıllarda böyle bir stratejinin oluşması mümkün gözükmüyor. Bu durumda eski Kızıl Kürdistan’dan sürülmüş Kürt kökenlilerin yurtlarına dönebilmesini savunmaktan başka hiçbir yol yoktur. Ve eski Kızıl Kürdistanlılar, yalnız Azerbaycan devletinin Karabağ’da hakimiyet kurması sonucunda kendi topraklarına dönebilirler. Yani benim Bakü’de mülteci olan amcamın oğlu, Ermeniler Kelbecer’den kovulduktan sonra dedelerimin köyü Ağcakend’e dönebilecektir.
 
Azerbaycan, “Kızıl Kürdistan” kelimesini duymak bile istemiyor. Söke söke kabullendirmekten başka bir yol yoktur.
 
Kafkasya Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin bir çalışması var mı? Wekil Mustafayev, Azerbaycan’ın 1991’de bağımsızlık ilan etmesiyle Rusya ve Ermenistan’ın Kızıl Kürdistan’ı ilan etmesi için kendilerine teşvikte bulunduğunu söylemişti. Ne oldu da iş Ermenistan’ın işgaline kadar vardı?
 
Müsaadenizle bu sorunuza yanıt vermeyeyim. Apê Wekil’i severim ama “Kafkasya Kürdistan Özgürlük Hareketi” bir blöftü.

 


 untitled-1.jpg
PORTRE / Hejare Şamil
 
Hejare Şamil, 1966 yılında Kızıl Kürdistan adı ile bilinen bölgenin Kelbecer (Kevn Bajar) şehrinde doğdu. 1989’da Bakü’de Azerbaycan Pedagoji Enstitüsü’nün Filoloji bölümünü bitirdi. 
 
1980’li yılların ortalarından itibaren aktif gazeteciliğe başladı. Azerbaycan Parlamentosu’nun yayın organı olan Hayat gazetesinde parlamento muhabiri olarak çalıştı. 1992’de Bakü’de yayın hayatına başlayan “Dengê Kurd” (Kürt’ün Sesi) gazetesinin kurucularından olup, gazetenin Azerice bölümünün editörlüğünü yaptı. Azerbaycan’ın çeşitli gazete ve dergilerinde Kürtler’le ilgili yüze yakın yazısı yayımlandı.
 
1992’de Azerbaycan’da Azerbaycan - Kürt Eşitlik Partisi’nin (Azerbaycan-Kürt Beraberlik Partiyası – AKBP) kuruluş çalışmalarını başlattı ve bine yakın üye topladı. Siyasi faaliyetlerinden dolayı gördüğü baskılardan dolayı Azerbaycan’dan ayrılmak zorunda kaldı.
 
2005’ten beri onun üzerinde kitap yayımladı. Kırgızistan’da Zengezûr Yayınevi’ni kurdu. Kazakistan’da basılan Nûbar dergisinin yazıişleri müdürü, kurdistan-post.eu sitesinin editörüdür.


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.