1. YAZARLAR

  2. Mehmet ALTAN

  3. Kılıçdaroğlu’nun ineği...
Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Kılıçdaroğlu’nun ineği...

A+A-

“İneklerin tek sıra halinde salına salına ilerleyip kendilerine mahsus daha genişçe bir alana gelip durması... Onlar durduğu anda başlayan hareketlenme...

Önce memelerinin bulunduğu bölümün makinenin fışkırttığı sıvıyla dezenfekte edilmesi... Sonra lazerlerin yardımıyla vantuzların memeleri bulması... Vantuzların bulduğu memelerden numunelik çekilen ilk süt... Bilgisayarın numuneyi otomatik kontrol etmesi... Sakınca görmez ise sütlerin sağılmasına devam izni vermesi...

***

Sağılan sütün miktarı, niteliği, hangi inekten elde edildiğinin kayıtlara geçmesi... Sütünü veren ineğin sağıldığı alandan çekilip gene usul usul yerine gitmesi... Bir sonrakinin gönüllü olarak süt vermeye gelmesi...

Amerika’da Pennsylvania’daki süt çiftliğinde gördüklerimizi henüz unutmuş değilim.

Teknoloji, ineklerin boynuna taktığı bir metal ile sanki onları elektronik hale getirmiş... Hayvanların boynundaki çipler sayesinde tüm performansları kayıtlarda... Hayatları, kendilerini sağan robot ile boyunlarındaki çipler arasında geçmekte.

***

Amerika, insana her şeyi kıyaslama imkânı sağlıyor... Küresel ölçek nedir, bu sorunun yanıtını veriyor... Kendi ülkeniz, Avrupa Birliği ve ABD arasındaki farkları iyice ortaya çıkarıyor...

Bu kıyaslamalardan birini, ortalama tarım işletme büyüklüklerini hatırlatabiliriz. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ortalama tarım işletme büyüklüğü 181 hektar... Avrupa Birliği’ndeki ortalama tarım işletme büyüklüğü 17 hektar... Türkiye’de ortalama tarım işletme büyüklüğü ise 5 hektar... Bu ne demek? ABD dünyayı beslerken, Türkiye’nin dünya piyasasından kopuk kendi boğazı için üretim yapması, AB’nin de ortalarda dolaşması demek. ABD bir buçuk milyon çiftçiyle 227 milyar dolarlık tarımsal üretim yapıyor. ABD’nin yalnızca tarımsal üretimi 227 milyarken bütün Türkiye’nin toplam yıllık üretimi 378 milyar dolar.

***

Pennsylvania’daki çiftlikte 2400 inek var... Sadece 47 kişi çalışmakta... Günde 70 ton süt üretilmekte... Bu bizim 20, 25 köyün ortalamasına eşit... Kalite farkı da cabası... Yıllık net kar ise 11 milyon dolar... Türkiye ise hala her aileye bir inek vererek ‘refah’ sağlama peşinde.

47 çalışan, 2 bin 400 inek ve yılda 11 milyon dolar net kar nerede, kırık dökük evlerde bir iki inek ile yaşam savaşında ayakta kalma çabası nerede? Şöyle de sorulabilir: ‘Dünyalaşma nedir, mezralaşma nedir?’

***

Aslında Amerika’da tarımda çalışanlar nüfusun yüzde 1’ini oluşturuyor. 300 milyon insanın yaşadığı, 150 milyon insanın çalıştığı Amerika’da çiftçiler 1,5 milyon kadar. Ama üretimlerinin piyasa değeri 227 milyar dolar...

Türkiye toplam hâsılasının yarısından fazla.

Bu farklılığın nedeni, yukarıdaki işletme büyüklüklerinden kaynaklanıyor. Amerika’daki işletme, hacmi itibariyle dünya pazarına üretim yapabilecek noktadayken, bizdeki 5 hektar, köylümüzün boğaz tokluğuna çalıştığı bir kısır döngüyü işaret ediyor.

Biz henüz pazar için üretim yapar hale gelmemişken, Amerika’da küresel ölçekte üretim yapan gani işletme var.

***

Tabii Amerikan tarımının bereketli büyüklüğü sadece ölçek ekonomisinden kaynaklanmıyor. Buna uygun duruşundan da kaynaklanıyor. Sadece Amerikan Tarım Bakanlığı’nın araştırma ve geliştirmeye harcadığı para 2,5 milyar dolar.

Washington’daki büyüklüğü ve örgütlenişi bakımından ayrı, bağımsız bir devleti anımsatan tarım araştırma merkezinde, doğanın şifrelerini çözüp, sonra da kendi şifrelerini dünyaya pazarlama eğilimindeler.

Dünya pazarları için üretim yapmaya yönelik bir anlayışın belki de kaçınılmaz bir sonucu bu...”

***

Dün Gebze yanıyordu...

Siyasetçiler ise koşturmaya devam ediyordu...

Ben de...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdardoğlu’nun Başbakan Erdoğan’a “Et Balık Kurumu faal hale getirilmeli ve mayınlı araziler köylüye dağıtılmalı” önerilerinden hareketle, ona yeryüzünün geldiği noktaları hatırlatma babında...

Yukarda bölümler aktardığım, Ekim 2006 yılında hem Sabah Gazetesi, hem de BusinessWeek Türkiye Dergisi’ne, bir Amerika seyahati ertesinde yazdığım yazılar peşindeydim.

Çünkü Güneydoğu’ya çözüm olarak önerdiği ineklerle, yeryüzündeki inekler arasında çok büyük farklar var...

Belki ayırdına varır.

Ana muhalefet çok eksik kalmasın ki siyaset sığlaşmasın...

Önceki ve Sonraki Yazılar