1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. KBY, Yeni Ortadoğu’ya hazırlanıyor
KBY, Yeni Ortadoğu’ya hazırlanıyor

KBY, Yeni Ortadoğu’ya hazırlanıyor

KBY, Ağustos ayından beri başkanlık kriziyle boğuşmasına rağmen Başkan Mesud Barzani’nin taraflara diyalogu telkin etmesi, KBY’nin hem IŞİD’e karşı savaşta hem de uluslararası diplomaside sendelemeden yoluna devam etmesini sağladı.

A+A-

Ortadoğu’da soğuk savaş dönemi dengelerini canlandıran Suriye’deki gelişmeler ve Rusya’nın dahil olduğu operasyonlar devam ederken, yoğunlaşan askeri ve siyasi hareketlilik Suriye ve Irak’ta IŞİD’in işgal ettiği bölgelerden çıkarılmasının arafesine yaklaşıldığını gösteriyor. Uluslararası güçlerile bölge devletlerininpozisyonlarını tahkim ettiği bu dönemde Kürdistan Bölge Yönetimi (KBY) saflarını sıkılaştırıyor. Suriye’yi de kapsayan olası büyük bir operasyon hazırlıkları yapan Erbil yönetimi, IŞİD’e karşı özellikle Kerkük ve Şengal bölgesinde geniş çaplı temizlik harekatına girişerek, güçlerini tahkim ediyor. 

KBY, Ağustos ayından beri başkanlık kriziyle boğuşmasına rağmen Başkan Mesud Barzani’nin taraflara diyalogu telkin etmesi, KBY’nin hem IŞİD’e karşı savaşta hem de uluslararası diplomaside sendelemeden yoluna devam etmesini sağladı. Sahada IŞİD’i durdurabilen yegane güç olmasından dolayı da yeni süreçte bölgeye dair hesapları olan tüm güçlerin ilk önce uğradığı başkent olan Erbil’de bir yandan hazırlıklar devam ederken, diğer yandan askeri ve siyasi heyetlerin hareketliliği de sürüyor. 

Seyri değişen Suriye savaşıyla birlikte bölgede şekillenecek yeni duruma hazırlıksız yakalanma riskiyle de karşı karşıya olan KBY’de bir yandan IŞİD’e karşı mücadele özellikle Kerkük bölgesinde yoğunlaşırken, Musul operasyonu hazırlıkları, bağımsız bütçenin güçlendirilmesi, başkanlık seçimi konusundaki çelişkilerin çözülmesi, iç birliğin sağlanarak bağımsızlık planlarının güncelleştirilmesi gibi önemli ev ödevleri bulunuyor. 

Washington’daki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının ana gündem maddesi olan Rus hamlesi bir taraftan Moskova, Tahran, Bağdat, Şam ve Hizbullah’tan oluşan cepheyi resmileştirirken öte yandan Esed’li bir geçiş sürecine yeşil ışık yakmakla birlikte ABD’nin Suriye ve KBY’de IŞİD’e karşı en başarılı mücadeleyi yürüten Erbil ile Rojava Yönetimi arasında operasyonel koordinasyonu geliştirme, bu şekilde Irak ve Suriye’de karada aktif mücadele yürüten müttefikleri üzerinden pozisyonunu güçlü tutması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ve Katar gibi Arap ülkeleri ile İsrail yeni Rus hamlesine karşı şimdiye kadar tavırlarını beyan etmemelerine karşılık Fransa’nın ilk defa Suriye sahasındaki IŞİD hedeflerine yönelmesi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moskova’da Putin ile gerçekleştirdiği görüşme ardından, Esed’li bir geçişin olabilirliğine dair açıklamalarda bulunması da dikkat çeken gelişmeler. 

Tüm bu gelişmelerin ortaya çıkaracağı sonuçla birlikte, yerel ve uluslararası güçlerin yeniden konumlandığı bu atmosferde KBY’nin tavrı önem kazanıyor. Musul’u kurtarma operasyonu çerçevesinde Irak Ordusu’nun KBY toprakları içinde başlatacağı hazırlıklar, Kerkük’te Peşmerge Güçleri’nin başlattığı geniş çaplı operasyonlar ve Kurban Bayramı öncesi ABD destekli başlayan KBY-Rojava Yönetimi yakınlaşması hamlesinin gerçekleşmesi halinde Kürdlerin yeni durumun ortaya çıkaracağı askeri ve siyasi güç dengelerinden güçlü çıkmasının tek yolu olarak görünüyor. 

Barzanisiz sürecin tehlikesi 

Rusya’nın bölgeye müdahalesi, KBY’nin içinde bulunduğu siyasi kriz ve bunlarla bağlantılı konularda BasHaber’e açıklamalarda bulunan PDK Başkanlık Divanı Üyesi Ali Teter, Rusya’nın bölgeye müdahalesinin ‘IŞİD ve diğer radikal gruplara karşı mücadele’ adıyla gerçekleşse dahi bunun Esad rejiminin ayakta kalmasını beraberinde getireceğini, ABD ve müttefiklerinin IŞİD’e karşı daha aktif bir mücadele içerisine girmeleriyle birlikte Rusya’nın nüfuzunun dengelenebileceğini söyledi. Bu dengenin sağlanmaması durumunda bölgenin daha da istikrarsızlaşabileceğini vurgulayan Teter, Irak’ın da Rusya, İran ve Esed cephesine katılması ve Bağdat’ta ortak istihbarat merkezinin kurulmasına önayak olmasıyla ilgili de, Irak’ın zihinlerde var olan devlet kavramıyla tanımlanacak bir yapı olmadığını, kendi başına bir köyünü bile IŞİD’den kurtarabilecek yetkinliğe sahip olmayan kağıt üzerinde varlığının devam ettiğini ancak fiili anlamda parçalandığını ve Rusya ile İran’ın silah ve asker transferinde geçiş kolaylığı sağlaması için Irak’ı kendi cephelerine dahil ettiğini söyledi. ABD’nin İran’ın kucağına düşmesin diye bu güne kadar Irak’a toleranslı yaklaştığını ama bu hamleyle birlikte bu toleransın dondurulabileceğini de ekledi. KBY’nin Suriye’deki meselelere taraf olmayacağını ve temel önceliğinin IŞİD’in Kürdistan’dan çıkarılması olduğunu belirten Teter, başkanlık krizi konusunda da şu şöyle konuştu: 

“IŞİD’le başlayan zamansız savaş nedeniyle KBY’nin başkanlık krizini daha elverişli şartlarda çözme imkanı bulamadı. Ben, savaşın olmadığı normal bir zamanda bu sorunun bu radeye kadar giriftleşmeyebileceğini düşünüyorum. Burada dikkate alınması gereken şey, içinden geçtiğimiz sürecin olağanüstülüğü. Böyle bir süreçte hem uluslararası arenada güçlü bir itibara sahip hem de Kürdistan halkı nezdinde büyük bir saygınlık kazanmış, büyük tecrübe sahibi Mesud Barzani’nin KBY Başkanlığı’nın devamı Kürdler açısından büyük bir kazanımdır. Zaten kendisi dışında Başkanlık görevini layıkıyla yerine getirebilecek başka birinin olmadığı da aşikar. Böylesine bir süreçte bu kadar pozitif özelliği bulunan sayın Barzani’nin başkanlıktan uzaklaştırılması veya yetkileri kısıtlanarak eli kolu bağlı bırakılması PDK tarafından kabul edilebilecek bir şey değildir. Dolayısıyla diğer 4 siyasi partinin 9. toplantıda da bu tür dayatmalarda bulunmaları uzlaşmanın sağlanamayacağının önceden teyidi anlamına gelecektir; Zira süreç Barzani’sizliği kaldırabilecek bir süreç değildir. Ne Sayın Barzani’nin kendisi ne de PDK’nin Barzani’nin başkanlığında gözü yoktur ve Sayın Barzani bu görevi Kürdistan halkının emaneti olarak yürütmektedir. Dolayısıyla ne zaman halk geri isterse bu emanet layıkıyla teslim edilecektir; Ama halkın seçimle işbaşına getirme yetkisini parlamenterlere havale etmek isteyen bazı kesimler istedi diye de böylesine bir süreçte KBY’nin geleceği tehlikeye de atılmaz.” 

“Rojava’da özgür seçimler ardından tek ordu“ 

Rojava Peşmergeleri’nin kendi topraklarına geçişi konusuna da değinen PDK Başkanlık Divanı Üyesi Ali Teter, daha önce ihtiyaç duyulması vesilesiyle Rojava’daki YPG savaşçılarına yardım için Kobanê’ye gidip IŞİD’e karşı savaşan Peşmergeler örneğini vererek, Roj Peşmergeleri’nin Rojavalı olmalarına rağmen kendi topraklarına gidip savunma savaşı yapamamalarının gerekçesinin olamayacağını vurguladı. PYD yetkililerinin ‘Ya gelip YPG çatısı altına girerler ya da Rojava’da ikinci bir askeri gücün varlığına izin vermeyeceğiz’  yönündeki açıklamalarına da değinen Teter, herhangi bir devletleşme yapılanmasının bulunmadığı Rojava’da koordineli faaliyet yürüten askeri güçlerin sorunsuz bir şekilde faaliyete bulunabileceğini söyledi. Teter, YPG’nin bizatihi kendisinin siyasi bir parti olan PYD’ye bağlı bir askeri güç olduğunu, tam tersine totaliter bir şekilde tüm askeri unsurların bir partinin askeri kanadı çatısına mecbur bırakılmasının büyük sorunlara yol açabileceğini söyleyerek şöyle bitirdi: “Rojava’da güvenliğin tam tesis edilip özgür seçimlerin yapılması durumunda bütün askeri unsurların tek çatı altında birleştirilmesi gündeme gelebilir. Ama bu haliyle sayıları binlerle ifade edilen ve şu an Güney Kürdistan’da IŞİD’e karşı cephe mücadelesi yürüten Roj Peşmergelerinin bir siyasi partinin askeri kanadının bünyesine mecbur bırakılması pozitif bir yaklaşım değildir.” 

Başkanlık krizinin çözümü acil sorun 

ABD’nin Saddam’ın düşürülmesiyle önünü açtığı Şiilerin hakimiyetindeki Irak’ı kaptırdığı Rusya, İran, Esed cephesine karşı yeni bir atağa girişeceği yorumları yapılırken, sahada elini tutan tek gücün KBY olması KBY ile birlikte Rojava Yönetimi’nin de elini güçlendireceği ifade ediliyor. 

KBY Peşmerge Bakanlığı Sözcüsü Cabar Yawer’in Peşmerge’nin Rusya, İran, Irak, Esed cephesinde yer almayacağını açıklaması KBY’nin ABD ile olan stratejik ortaklığı devam ettireceği ve ABD’nin başlatabileceği karşı bir hamlede aktif bir rol üstleneceğini teyid eder nitelikte. KBY’nin yeni süreçten eli güçlü çıkmasının yegane yolunun, Rojava Yönetimiyle KBY’nin Roj Peşmerge Gücünün Rojava’ya geçişi başta olmak üzere aralarındaki pürüzleri giderip ortak bir tavır sergilemelerinin yanı sıra KBY’nin içinde bulunduğu siyasi krizi çözüme kavuşturmasından geçtiği vurgulanıyor. 

Goran: KBY ve Rojava Yönetimi ortak strateji geliştirmeli 

Güney Kürdistan’daki Başkanlık krizi ve yeni Rus hamlesinin ortaya çıkarabileceği yeni güç dengesinin KBY’ye yansımaları hakkında BasHaber’in sorularını yanıtlayan Goran Hareketi Siyasi İlişkiler Sorumlusu Dr. Mihemed Heci, yüzyıl önce Ortadoğu’yu dizayn etmek için uygulanan Sykes-Picot Anlaşması’nın hükmünü yitirip sınırların yeniden çizildiği önemli bir eşikte KBY’nin Başkanlık krizi gibi gereksiz bir sorunla boğuşmasının kabul edilemez olduğunu, Güney Kürdistan’da siyasi tarafların her ne şekilde olursa olsun bu yapay krizi geride bırakıp yeni duruma odaklanmaları gerektiğini, bununla birlikte KBY ile Rojava Yönetiminin de ulusal birlik çerçevesinde ortak bir strateji geliştirmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yeni durumun Kürdleri birlik olmaya mecbur ettiğini dile getiren Heci, dış güçlerin Başkanlık krizinden faydalanıp Kürdistan’da askeri gücü elinde bulunduran YNK ve PDK’yi karşı karşıya getirme hevesinde olduklarını, bu nedenle bu krizin en azından şiddet olaylarına vesile olmaması için gösterilen hassasiyetin olumlu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Başkanlık krizinin aşılması için PDK’ye büyük sorumluluk düşmektedir. PDK, tarihsel ve güncel olarak Kürdistan Bölgesi’nin en büyük gücüdür; Ama nihayetinde diğer dört siyasi partinin uzlaşıp kendisine sunduğu ‘Ya yetkileri sabit ama parlamento tarafından seçilen veya yetkileri daraltılmış ama halk tarafından seçilen bir başkan’ önerilerinden birini kabul edip krizi sonlandırması gerekir.” 

Barzaninin Rojava ziyareti ihtimali ve öncesi gelişmeler 

15 Eylül’de KBY Başkanı Mesud Barzani ile PYD Eşbaşkanı Salih Müslim Erbil’de bir araya gelmiş ve ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Brett McGurk, ABD’nin Bağdat Büyükelçisi Stuart Jones, ABD Özel Kuvvetler Komutanı James Terry ve ABD’nin Irak’taki Özel Kuvvetler Komutanı Tony Thomas’ın da bulunduğu ABD heyeti de bu toplantıya katılmıştı. Kulislere yansıyan bilgilere göre bu toplantıda karada IŞİD’e karşı en etkili mücadeleyi yürüten KBY ile Rojava Yönetimi ve Uluslararası ittifakın hava operasyonlarının koordinasyonun daha işler hale getirilmesi, başarısızlıkla sonuçlanan Duhok Anlaşması’nın yeniden canlandırılması ve Roj Peşmergeleri’nin Rojava’ya geçişi gibi bir dizi konunun ele alınmıştı. Toplantı ardından Rojavalı yetkililerin YPG’nin Cerablus ve Rakka’ya karşı saldırı hazırlıklarına başladığı yönündeki açıklamaları ve Cerablus’a karşı top atışlarına başlanması, Musul’u kurtarma operasyonunun gündeme gelmesi ve buna dönük hazırlıklara başlanması toplantıda daha çok başlığın ele alındığını gösteriyordu. Toplantıdan yansıyan bilgilere göre ABD, KBY ve Rojava Yönetimi arasında ortak bir operasyon odası kurulacak, bazı Peşmerge birlikleri ağır silah eşliğinde Rojava’da belirli yerlerde konuşlandırılacaktı. Basında çıkan bu yönlü haberlerde Rojava’ya geçecek Peşmergelerin Roj Peşmergeleri mi yoksa KBY Peşmergeleri mi olacağıyla ilgili belirsizlik varken, KBY Peşmerge Bakanlığı Sözcüsü Hemgurt Hikmet bu belirsizliği giderecek bir açıklamada bulundu. Hikmet, Rojava’ya geçmesi planlananların Roj Peşmergeleri olacağını söyledi. 

PYD Eşbakanı Salih Müslim’in Erbil’de KBY Mesud Barzani ve ABD’li yetkililerle gerçekleştirdiği toplantının başarılı geçtiğini, bu toplantıda KBY ile siyasi bir uzlaşıya vardıklarını ve KBY, Rojava Yönetimi ve ABD’nin IŞİD’in yenilgiye uğratılması için daha aktif bir ittifak kurabileceğini vurguladı. Toplantı ardından ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Brett McGurk’ih Twitter hesabından Barzani ve Müslim’in katılımıyla önemli bir toplantı gerçekleştirdikleri yönünde açıklamada bulunması ve Müslim’in başka bir basın toplantısında KBY Başkanı Mesud Barzani’nin Qamişlo’yu ziyaret edebileceğini söylemesi toplantıda önemli bazı kararların alındığını teyit eden gelişmeler. 

Diplomasiye devam 

Ortadoğu’da yeni dengelerin temellerinin atıldığı bir süreçte geçtiğimiz Kurban Bayramını Xazir cephesinde Peşmergelerle birlikte geçiren KBY Başkanı Mesud Barzani hafta içinde birçok diplomatik görüşme gerçekleştirdi. Barzani, Erbil’deki Başkanlık Ofisi’nde İngiltere Savunma Bakanlığı Özel Temsilcisi General Tom Beckett ve beraberindeki heyeti kabul etti. Peşmerge’nin IŞİD’e karşı mücadeledeki rolüne ve uluslararası koalisyon ile Peşmerge arasındaki koordinasyonun önemine değinilen görüşmede, Barzani, Peşmerge’nin askeri mühimmata ihtiyacına vurgu yaparken Beckett ise KBY ile uluslararası ittifak arasında yapılan stratejik anlaşmanın IŞİD’e karşı savaşta başarıyı mümkün kıldığını vurguladı. Bağdat-Erbil arasındaki ilişkilerin de konuşulduğu görüşmeden sonra Barzani Irak Petrol Bakanı Adil Abdulmehdi’yi kabul etti. Erbil ve Bağdat’taki siyasi, askeri ve ekonomik gelişmelerin değerlendirildiği görüşmede Ramadi ve IŞİD’le savaşın devam ettiği Irak’ın diğer bölgelerindeki durum da konuşuldu. 

Barzani,  Ortadoğu Asuri Kiliseleri Patrikliğine seçilen ve seçilmesiyle 82 yıl sonra Asurilerin merkezinin ABD’den Kürdistan Bölgesine taşınmasına vesile olan Metran Mar Gorgis’i de Ankawa’daki Asuri Kilisesi’nde ziyaret etti. Ziyarette Kürdistan’ın özgürlüğü için canını veren Asurilerin kendileri açısından onur kaynağı olduğunu dile getiren Barzani, Kürdistan’ın Asurilerin de vatanı olduğunu söyledi. Metran Mar Gorgis de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kendilerinin de Kürdistan’ı vatanları olarak gördüğünü belirtti. 

‘Alan’ın resmi Kürd mazlumiyetinin sembolüdür 

Diplomatik görüşmeleri arasında Avrupa’ya geçmeye çalışırken Ege Denizi’nde bindikleri botun batması sonucu boğulup cesedi kıyıya vuran ve kıyıya vuran cesed fotoğrafıyla tüm dünyanın gündemine giren Kobanê’li çocuk Alan Kurdi’nin babası Abdula Kurdi ile de görüşen Barzani, Alan’ın gönümüz Kürdlerin mazlumiyetinin sembolü olduğunu söyledi. Yaşanan olaydan duyduğu üzüntüyü dile getiren Barzani, eşini ve iki çocuğunu kaybeden Abdula Kurdi’ye başsağlığı dileğinde bulundu. Kurdi ailesinin başına gelen olayın tüm Kürd ailelerinin başına gelebileceğini, dolayısıyla Alan’ın resminin Kürd mazlumiyetinin sembolü olduğunu vurgulayan Barzani, Alan’ın babasına Kürdistan Bölgesi’nin kapılarının açık olduğunu söyledi. Abdula Kurdi de olayla ilgili KBY Başkanı Mesud Barzani’ye bilgi verdikten sonra Başkan Barzani, Kürdistan Bölge Hükümeti ve halkının göstermiş olduğu yakın ilgiden dolayı onurlandığını ve bundan dolayı teşekkürlerini sundu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.