1. YAZARLAR

  2. Kemal BURKAY

  3. Kar – Şiir
Kemal BURKAY

Kemal BURKAY

Kemal BURKAY
Yazarın Tüm Yazıları >

Kar – Şiir

A+A-

Bu yıl Stokholm’e aralık ayı ortasında, bol kar düştü ve daha sonra da aralıklarla yağmaya devam etti. Hava sıcaklığı ise sıfırın altında 10 dolaylarında. Bazı günler eksi 15’e, hatta 20’ye kadar iniyor. Ülkenin daha kuzeye düşen bazı yerlerinde ise eksi 40 derecenin altına indi.

Bu nedenle yerde 30-40 santimetre kalınlığında kar var. Çamlar, huş ağaçları, fundalar, bahçe çitleri karla örtülü ve ilginç, hayranlık verici manzaralar oluşmuş. Orman, evlerin çevresi, yol boyları sanki kristalin türlüsüyle bezenmiş...

Göller ve körfez suları ise nerdeyse tümden donmuş.

Geçen yıl kar geç gelmişti, şubat ayında. Okurlarım hatırlar, o zaman bir safra kesesi ameliyatı nedeniyle hastanedeydim ve karlı manzarayı pencereden izlemiştim. Şimdi talihli sayılırım. Yirmi günden fazladır, küçük köpeğimi gezdirirken, Alvik’teki Büro’ya gidip gelirken karlı manzarayı doyunca yaşıyorum.

Kış dediğin karla, ayazla güzeldir. Ama elbet eviniz ve üstünüz sıcak, aşınız varsa...

Çocukluğum kışları bol kar yağan bir Dersim köyünde geçti. Öğretmenliğimin ilk iki yılı da Van Gölü kıyılarında, yine kışları bol karlı bir köyde. Bu nedenle kar geçmişimin, anılarımın ve düşlerimin de bir parçasıdır, sanki soğuk değil de sıcacıktır... Kar üstüne epeyce şiirlerim var. İşte onlardan birkaçı:

Karlı ve don tutmuş sokakta
Sıcak bir somunu taşıyorlar hep birden
Evlerini seviyorlar hep birden
Çatılar soluk bir resim
Çatılar eski gökyüzüm benim
Ben güneşe bekçiyim hiç eskimeyen

(Bekçi adlı şiirimden bir bölüm, Prangalar, 1964)

GÜNEŞ VE KAR

Kar üstünde türkü, güneş ve sonsuz
Gözlerim bir çelik ışıltı kar
Uzatsam ellerime değer ölüm
Ve gülümser yaşamak

                      *

Mutluluğu seyredin yitebilir
Bir yanı engin gökte, bir yanı yüzünüzde
Irmak boyunda ışıyan buz çiçekleri
Pul pul yanıp sönen kıvılcım kar

                      *

Tepeler, ovalar, dallar boyu kar
Güneş altında bir çelik ışıltı kar
Bu benim çocukluğumdu
İpek böceği sıcaklığım
Taşır bir sıcaklığı başka yıllara
Başka çocuklara kar

(Dersim adlı kitabımdan, 1975)

Dışarda donuk bir Puşkin gecesi
Diyarbakır’da kar
Koğuşta gürültü
Ve seni düşünmenin yalnızlığı
Akasya dalı
Dikenli tel donmuştur
Penceremde buz çiçekleri

(Koğuşta Günler adlı şiirimden bir bölüm, Dersim adlı kitabımdan)

İsveçliler karsız geçen kışlarda, özellikle de böylesi “yül”lerde ve yılbaşlarında mutsuzdurlar. Bu kuzey ülkesinde de kış, karı ve soğuğuyla güzeldir. Daha kasımda başlayan uzun karanlık geceler marta kadar sürdüğünden, bol kar ortalığı aydınlatır, insanın içini ferahlatır. Ayrıca insanlar karlı yamaçlarda ve donan göllerin, körfezlerin üzerinde gönüllerince kayar, eğlenirler.

Evimizin karşısında bir küçük tepe var, yer yer çamlarla örtülü. Kışın, çevrenin kar tuttuğu zamanlarda oraya geyikler, tavşanlar, tilkiler gelir, evlerin çevresinde yiyecek ararlar. Bu kış bilmem neden, henüz ortalarda görünmediler. Ama geçenlerde şaşkın bir sincap karların üstünde koşturuyordu. Oysa bu mevsimde onun bir ağaç kovuğunda, uykuda olması gerek...

*   *  *

Sevgili okurlar, bu köşede hep siyasetle, ülkede olup bitenlerle ilgili yazılar okumaya alışıksınız. Belki bu kez de beklediğiniz buydu. Ama ara sıra da, artık bıkkınlık veren bu  kavga gürültüden başımızı kaldırıp çevreye, ağaçlara, gökyüzüne bakmakta yarar yok mu?

Hayat hep siyaset değil ki. Bu yazı da varsın böyle olsun...

Üstelik insan bazen düşünüyor, onca yazdıklarım ne işe yarıyor diye. Dostların, iyi yürekli insanların zaten bildiklerini tekrar etmeye ne gerek var? Aptallıktan beyinleri kilitli, kinden hasetten yürekleri kapalı olanlara, önyargılarının tutsağı kişilere ise onlar ne anlatır?..

Dostlarım, bazen de çam dallarına, küçük köpeğim Titi’ye, kara yağmura söyleyelim sözümüzü ve de türkümüzü. Onlar beyni, yüreği ve vicdanı tutsak olanlardan daha iyi anlarlar bazı şeyleri... İşte öylesi türküler, şiirler:

K A R

Bir gelinlik gibi
Örtündü dünya
Gece gelen karla
Genç bir kızın teni
Ve yüreğim gibi pırıl pırıl
Çıplak ve sıcak
Bir an dünyada barış
Ne kıskançlık, ne korku, ne doyumsuzluk
Ve ben bir bilinmeze yürüyorum
Sessiz, izsiz kar

(Yakılan Şiirin Türküsü’nden, Ocak 1993)

Bu da bir başkası:

KARDA AYAK İZLERİ

Tam da bahar sökün ederken
Gelen kar
Tanıdık, kederli, sıcak
Yamaçtaki evin penceresinden
Dışa vuran melodi
Kıvrılıp giden orman yolu
Yaşam ki karda ayak izleri

(Yakılan Şiirin Türküsü’nden, Mart 1992)

G E C E

Kuştüyü gecede
Işıkların sıcak eli
Karda bir masal orman

                      *

Kuştüyü gecede
Dostluğun sesi, şarabın tadı
Yanıp sönen düşüncelerim

                      *

Buz altında hayat kıpır kıpır
Minicik bir kuş avucumda
Zamanda bir şarkıdır

(Şubat 1995, Gecenin Koynunda Bir Adam, adlı kitabımdan; Toplu Şiirler: Gülümse)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.