1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. KANDIRMACANIN İSMİNİ SEÇİM KOYMU
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

KANDIRMACANIN İSMİNİ SEÇİM KOYMU

A+A-

Bazen çarşı kaldırımlarında yürürken, aniden bir manzara dikkatimizi kendine çeker. Yarım yamalak, kaportası soyulmuş, boyası solmuş, modeli geçmiş bir murat taksi.( genellikle 01 bir plakalı olur) Yanı başında da yabancı, göbeği şiş, neredeyse pantolonu aşağıya düşecek bir işportacı. Koymuş taksinin üstüne jelatinle örtülü bir kavanozu avazı çıktığı kadar bağırıyor, ve gırtlağını zorluyarak "Ey vatandaş yanaşın. Bu kavanozun içinde uzunluğu bu kadar, gözü şöyle, rengi böyle, acayip mi acayip bir yılan çıkacak. Hele gelin bir bakın, şu garip yaratığı görün." der. Halkı başına toplar, yığınla insanlar başına üşüşür. Adeta murat taksisi halktan çevrelenir. O bağırmasını, jest ve mimiklerini ve hokbabazlığını sürdürürken, murat taksinin öbür kapısında duran yardımcısı habire sabun satar ve halkı sabunlar. Halkta yılanı bekleye dursun.
 
Seksen küsür yıldır üzerinde yaşadığımız topraklarda batının istilasının mahsülü "Teşkilat ı Mahsusa" orjinli, sadece batının emperyalist çıkarlarını korumak ve kollamak, ortadoğuda bunun öncü karakolu olmak için adıne Türkiye Cumhuriyeti denilen, zorun, zülmün, katliamın ve aldatmanın neticesinde bir devlet kuruldu. Yıllarca tek parti sistemi olarak kendini bu halka dayattı. Cumhuriyet, medeniyet, uygarlık, gelişmişlik ve bilim denilen, içi bomboş olan kelimelerle yalanını, zülmünü ve talanını gizlemeye çalıştı. Gün geldi artık tek parti diktatörlüğü ile yürüyemeyeceğeni anlayınca stratejik emelleri için taktiğe başvurarak çok partili sisteme geçti.
 
Tabi bu da bir kandırmacadan ibaret idi. Çünkü kırmızı kitap (gizli anayasanın kendilerince kutsal kitabı) özenle muhkem yerlerde muhafaza altında idi. Bütün partiler, her ne kadar isimleri ve amblemleri başka olsada aslında CHP idi. Askerin dipçiği halkın sırtında idi. Atatiürk çü rejim Demoklesin kılıcı gibi halkın boynunun üstünde idi. Askeri darbeler şeytan tokyası gibi halkın elini ayağını bağlamıştı. Halk mazlum, mahkum, mahrum ve mağdur idi. Kültür emperyalizmi, dejenerasyon, asimilasyon ve yozlaştırma devrede idi. Gittikçe her şeyi ile kan kaybeden ve kendini yitiren halk iflasa beyaz bayrak çekti. Toplumumuzun asaletine ve izzetine, zillet ve esaret galebe çaldı. Toplumu toplum yapan, toplumu özgürlük ve kemale götüren bütün imkanlar ellerinden alındı. Ne güven kaldı, ne dayanışma, ne de birlik beraberlik. 
 
Bu hal, hala korku filmi gibi devam etmekte. Seçimlerle, sandıklarla ve referandumlarla her zaman kandırılmaktayız. Her zaman parti ve politika yemleri ile avlanmaktayız. Toplumun affına sığınarak söylüyorum, "Eşşek bile çamura saplandığı bir yoldan ikinci kez geçmez." Bu toplumsal enkaz ve trajedi ulu orta yerde dururken yine aynı şarkı kulakları tırmalamakta. Seçim, sandık, parti, referandum, anayasa değişikliği vs. Bu kadar yalan yeter! Bu kadar yalan yeter! Yalana dolana siyaset diyorsunuz. Hiç mi utanma yok sizde?...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.