1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. JİTEM davasında karar günü
JİTEM davasında karar günü

JİTEM davasında karar günü

90’lı yıllarda Şırnak’ın Cizre ilçesindeki faili meçhul cinayetlerle ilgili 'JİTEM Davası’nda karar bugün açıklanacak. Savcılık sanıklar için beraat talep ediyor. Mağdur yakınları ve sivil toplum kuruluşları tepkili.

A+A-

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 1993-1995 yılları arasındaki 20 faili meçhul cinayete ilişkin 8 sanığın yaralandığı davada bugün karar duruşması görülüyor. Sanıklar arasında dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Korucubaşı Kamil Atağ da bulunuyor. Sanıklar, “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, adam öldürmeye azmettirmek, adam öldürmek ve devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”la suçlanıyor.

Savcılık son duruşmada beraat istemişti, ölenlerin yakınları tepkili. Dava Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Daha önce Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıkların davası güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e alınmıştı. 2 Nisan’da Eskişehir’de görüşen ilk duruşmada davanın son tutuklu sanığı Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak da adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

Temizöz ‘Cemaat’ demişti

Duruşmada konuşan emekli Albay Cemal Temizöz, Balyoz Davasında da sanık olarak yargılandığını ve o davadan beraat ettiğini belirterek mahkeme heyetinden beraatini istemişti:

"Görevim gereği mücadele ettiğim Cemaat yapılanmasının ve halk mahkemelerini kurarak yargılamalar yaptıkları, ‘kurtardık’ dedikleri bölgede oluşturdukları modeli bozarak devletten rehin alınanları geri aldığım için PKK terör örgütünün hedefinde oldum. Sonunda Cemaat cephesinin kurduğu oyunla PKK cephesinin önüne atıldım.

Terörist gibi yakalanan bazı kişiler şantajla gizli tanık haline getirilebiliyor. Gizli tanıkların ifadelerinden neden böyle yaptıkları ortaya çıkmıştır. Benimle ilgili hesaplaşma 2006 yılında başlamıştır. Cemaatle olan izleri ortaya çıkartmıştım. 2008 yılında Ergenekon soruşturması başında Silopi'ye polis görevlendirildi. Ellerindeki listeye göre tanık ve gizli tanık ayarlaması yapılıyor. 150 kişilik isim listesinde benim de ismim yer alıyordu.

Beni itibarsızlaştırmak ve psikolojimi bozmak için Balyoz davasında da sanık yaptılar. O davadan beraat ettim. 2006 yılından itibaren sürekli hedef oldum. Gizli tanıkların alınmış olan ifadelerinin dijital ortamda tarafıma verilmesini istiyorum. Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'un tanık olarak dinlenmesini istiyorum."

Gizli tanıklar ifadelerini reddetmişti

Davanın hem sanıkları, hem de gizli tanıkları olan Hıdır Altuğ ve Fırat Altın, gizli tanık konumundayken vermiş olduğu ifadelerinin hiçbirini kabul etmediğini söylemişti. Diğer sanıklar Adem Yakin, Kukel Atağ ve Temer Atağ da olaylarla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını belirterek mahkeme heyetinden beraatlarını istemişti.

Davanın Eskişehir'e alınmasını eleştiren müşteki avukatlarından Ahmet Özmen, "Dosyanın Diyarbakır'dan ve akabinde Şırnak ilinden Eskişehir'e gelmesi haklarımızı ihlal etmektedir. Bugün duruşma salonunda görüleceği gibi bir tane bile şikâyetçi yakını veya şikâyetçi bulunmamaktadır. Hâlbuki Diyarbakır'da duruşmaları takip edebiliyorlardı. Biz cemaat ile hükümet, ordu arasındaki kavganın tarafı değiliz. Biz ne onları tanırız ne de kurban yakınları onları tanır. Sadece adalet talep ediyoruz. Dosyada sanık Cemal Temizöz tarafından hazırlanmış pek çok belge vardır, gözaltı tutanakları vardır. Sanıkların ıslak imzalı belgeleri vardır. Bu kapsamda Cemal Temizöz'ün her şeyin komplodan ibaret olduğu yolundaki tüm savunmalarını kabul etmiyoruz" demişti.

'Yaşananlar, cezasız kalan bu cinayetlerin devamı'

Şırnak Cizre’deki faili meçhul cinayetlerde sorumluluğu olduğu gerekçesiyle yargılanan emekli Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu 8 kişi için savcılığın beraat istemesi, sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. STK’ların oluşturduğu Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği, dün Ankara’da basın toplantısı düzenledi.

Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği’nin change.org’da başlattığı imza kampanyasında savcının beraat talebinin gerekçesinin “tanıkların ifadelerinin ve olaylarla ilgili kesin, inandırıcı ve vicdani kanaate uygun delil bulunmadığı” olduğu hatırlatıldı. Türkiye’de güvenlik güçlerinin suç işlemesi durumunda, suçların cezasız bırakıldığı iddia edildi:

“Cezasız bırakılan her suç bir yenisini çağırırken, 1990’lı yıllarla yüzleşmedikçe ve katliamların faillerini yargı önüne çıkarıp adil bir şekilde yargılamadıkça, aslında faili belli olan faili meçhul cinayetler artmaya devam edecek. Böyle bakıldığında, kolluk kuvvetlerinin toplumsal olaylarda aşırı/orantısız güç kullanımı, Roboskî, Gezi protestoları; Reyhanlı, Antep, Diyarbakır, Suruç ve Ankara bombalı saldırıları ve Cizre, Diyarbakır Merkez, Lice, Varto, Silvan, Yüksekova, Beytüşşebap ve Nusaybin’de yaşananlar, hesaplaşılmayan ve cezasız kalan bu cinayetlerin devamı olarak görülebilir.”

Daha önce benzer davalarda sanıkların ceza almadığını belirten Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği, “Cemal Temizöz Suçsuz ise #21İnsanıKimÖldürdü?” isimli bir kampanya başlattı.

 

Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği bileşeni STK'lar, #21İnsanıKimÖldürdü hashtag'iyle sosyal medyada kampanya düzenledi.
 

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden destek

Cezasızlıkla Mücadelede Güçbirliği bileşenleri STK’lar:

Adli Tıp Uzmanları Derneği, Batman Barosu, Diyarbakır Barosu, Şırnak Barosu, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Hakikat Adalet ve Hafıza Çalışmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Masası da kampanyayı destekliyor.

Kaynak: Al Jazeera

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.