1. HABERLER

  2. PORTRE

  3. İtalya'nın Tahammül edemediği Şehid: Edoardo Agnelli
İtalya'nın Tahammül edemediği Şehid: Edoardo Agnelli

İtalya'nın Tahammül edemediği Şehid: Edoardo Agnelli

İtalya senatörlerinden FİAT'ın sahibi Gianni Agnelli'in oğlu ve tek varisi olan Edoardo Agnelli'nin Müslüman olduğunu ve Müslüman olduğu için İtalya'da, Kasım 2000'de, şehid edildiğini biliyor muydunuz...

A+A-

 

“Sizden de, Allah’ı bırakıp, kulu kölesi olduğunuz değerlerinizden de itizal ediyor ve Rabbime yakarıyorum. Umarım duam Rabbimin katında karşılık bulur” Edoardo Agnelli

 

Haziran 1954 tarihinde New York kentinde doğdu, babası Hıristiyan ve annesi Yahudi idi. Annesi (Marella Caracciolo di Castagneto) bir Yahudi prensesi ve babası senatör Gianni Agnelli, İtalya’ da ünlü ve zengin bir adam idi.

Fiat (Fabbrica Italiana Automobili Torino),

Ferrari,

Lancia,

Lamborghini,

Endüstriyel parçalar,

Birçok özel Bankalar,

Moda, tasarım ve giyim şirketleri,

Önemli gazeteler (LASTAMPA),

(CorriereDellaSera) Alfa Romeo,

Iveco ,

Juventus futbol kulübü,

Buna ek olarak, ailesinin ana hissedarı olduğu birçok bina inşaatları, Yol inşaat şirketleri, Tıbbi malzeme ve helikopter üretim şirketleri vardır.

Dünyanın en büyük aile şirketi, İtalyanın gayrı resmi kraliyet ailesi olarak anılırlar. Ekonomi uzmanlarına göre, Agnelli ailesinin yıllık cirosu yaklaşık 80 Milyar Dolardır. ‘Zenginin malı değil…’ yukarıdaki listenin amacı… Edoardo’nun neden şehit edildiğini anlamak için ipuçları…

Dünyanın sayılı zengin ailelerinin birinin Fiat’ın tek varisi, İtalya ve İngiltere’de tahsilini tamamlayan Eduardo; o dönem başkanlığını yaptığı Juventus takımını bırakarak ,dinler konusundaki araştırmaları sonucu İslamı seçip Ehlibeyt Mektebini kabul etmiştir! Sonraları İmam Humeyni (ra) ile görüşmüş ve muhabbet etmiş, geleceğe dair planlar yapmışlardır… İslamı, özellikle de Caferi mezhebini seçmesi Siyonist ve evangelist düşüncelerin hedefi haline gelmesine sebep oldu ve nihayetinde 100 metrelik köprüden intihar süsü verilerek Şehid edilmiştir! Rabbimden dua’m onu şehidlerden saymasıdır, ne mutlu ona ki sahte dünyanın şaşaasına aldanmadı doğruyu seçti. Şehadeti mübarek olsun!

Doğru din seçiminde milyarlarca dolardan, çok büyük mirası reddeden, İtalya iş dünyasında çok büyük etkiye sahip olan bu insan sonunda İslam dinini seçtiği için büyük baskılara, manevi ve maddi sıkıntılara maruz kaldı. Onun tüm hakları gasp edildi. Hristiyanlığın merkezi sayılan İtalya’da gün geçtikçe daha çok derinleşen imanından korkuya düşenler son çare olarak onun katledilmesi için plan hazırladılar. Böylece 2000 yılının Kasım ayının 15’i Torino şehrinde İtalya’nın gayrı resmi şahı kabul edilen Agnelli ailesinin tek varisi, İslam dinini seçen Eduardo Agnelli beklenmez bir şekilde kendini yüksekliği 100 metreden fazla olan bir köprüden attı.

İlk bakışta olay intihar eden binlerce Avrupalının olayına benzese de olay araştırıldıkça yeni soru işaretleri ile bu ölüm olayının yeni delillerini ortaya çıkardı. İki yıl hiçbir şekilde araştırmalara müsaade etmeyen baba Gianni Agnelli, olayı araştıran bağımsız araştırmacıların ve bir çok gazetecinin de hapsedilmesini sağladı.

2000 yılında İtalya’nın “Juventus” ve İngiltere kulüplerinden birisi arasındaki futbol maçının başlangıcında Agnelli ailesinin tek varisi Eduardo Agnelli’nin zamansız ölümü bir dakikalık saygı duruşuyla anıldı. Ve baba aile lideri Gianni Anielli selamlandı. Onun beklenmedik ölümü İtalya’da infiale neden olsa da bu olay İtalya medyasında anlamsız karşılanmadı. Böylelikle onların bir çoğu Eduardo’nun eroin müptelası olduğundan intihar ettiğini yazdı, bazıları da onun artık ruh hastası olduğundan intihar ettiğini yazdılar. Geçmişte söylenenlere göre psikolojik destek almıştı. Olayın ayrıntılarını bugüne kadar ortaya çıkaramayan savcı Vapsini ise olayı araştırdığını söylüyordu. Olaydan sonra Eduardo’nun köprüden düşüp öldüğü yer polis kontrolüne alınıyor. Olayı aydınlatmak isteyen basın mensuplarının hiçbiri olay yerine yaklaştırılmadı. Oradan toplanan deliller saklanıyor, ceset ise otopsiye gönderilmeden ertesi gün Agnelli’lere ait özel mezarlığa defnedilir, bu şekilde de bu olay kapatıldı.

Bir müddet sonra bağımsız gazeteciler bu olayı araştırmaya çalışsalar da baba Gianni Agnelli’nin sert baskıları ile karşılaşarak bu olayı araştırmayı kendi hayatlarıyla oynamak olarak adlandırıp yazılarına son veriyorlardı. Lakin bu konular unutulmak üzereyken İRAN-İTALYA ortak sitelerinden birisinde yayılan yazı herkesi şok etti. Yazıda Eduardo Agnelli İslam dini caferilik mezhebini seçtiği için baskılar  sonucunda öldürülmüştür yazılmıştı.

Nihayet 2003 yılında bir gurup İranlı gazetecinin araştırması olayı tam araştırarak hakikati umutlandırdı.

Eduardo Agnelli kimdir?

Eduardo, İtalya’nın en zenginlerinden biri, gayri resmi şah olarak adlandırılan Agnelliler ailesinin en nüfuslu üyesi Gianni Agnelli’nin oğludur. O,1954 yılının Ocak ayında ABD’de dünyaya gözlerini açtı. Annesi Fransız yahudisi babası İtalya’ndır. Orta okulu İtalya’nın Torino şehrinde okuyan Eduardo yüksek okulu İngiltere’nin Londra şehrinde okudu. Doğu Felsefesi bölümününden mezun oldu. Yüksek başarısı sonucunda doktora da yaptı.

Aileye gelince ise Agnelli’ler ailesi İtalya’nın en zengin aileleri arasındadır. Bu aile ticaretle uğraşmaktaydı. Dünyanın birçok ülkesiyle anlaşmaları gereği onlara otomobil ihraç eden “FİAT” da bu ailenindir. Aynı zamanda çok sayıda fabrikaları da mevcuttur. Helikopter üreten fabrika, çok büyük arazilerde ekincilik ve meşhur “Juventus” futbol klubü de bu ailenin sponsorluğunu yaptığı kurumlardandır.

Eduardo zengin tabakanın hususileşmiş ailesinde dünyaya gelmiş olsa da para ve eğlenceye çok fazla meyilli değildi. Çocuk yaşlarından ilme olan büyük ilgisi sonra onu Felsefeye yönelmeye sevk etmişti. Felsefede onu kendi derinliklerine çekti. O, daha sonra felsefi ekoller içinde oluşan ideolojik tartışmaları ve bu yollar arasındaki farkları araştırmakla meşgul olur. Eduardo’nun aile içinde en büyük meşguliyeti ise dedesi tarafından 100 yıl önceden gelen “Juventus” maçlarında taraftarlık yapmaktır. Hatta bir müddet kulübün başkanlığını da yaptı. Futbolculara daima ilgi ve beraberlik hissi vererek onlarda azim olmasını sağlar. Yalnız bu durum onun Felsefi araştırmaları için gerekli vaktini aldığını düşünerek başkanlığı bırakır. Hayatının son günlerine kadar dini araştırmalar ve yollar hakkında ilmi görüşlerin tahlili ile meşgul olur. O aynı zamanda insan hakları savunuculuğu sahasında da çalışmalar yapar.

Eduardo Agnelli özel ilişkileri, dostları, onu tanıyanlar şöyle anlatıyor;

Olayı İran’ın İtalya’daki büyükelçisi Muhammed Hasan Kadiri naklediyor; Pazar günü olduğu için elçilik çalışmıyordu. Ben kendi odamdaydım. Aşağıdan aradılar ve birisinin elçilik çalışanlarından biriyle görüşmek istediğini bildirdiler. Ben de elçiliğin pazar günü çalışmadığını ertesi gün müracat etmesini söyledim. Lakin güvenlik, gelen şahsın “Allah bütün kapıları açandır.” dediğini bildirdiğinde merakla aşağı indim.25 yaşında uzun boylu genç kendisini takdim etti: Eduardo Agnelli. Ben onun meşhur aileyle bir akrabalığının olup olmadığını sorduğumda o,Gianni Agnelli’nin tek oğlu olduğunu söyledi. Bu tabi ki beni çok şaşırttı. Çünkü bu aile İtalya’nın siyasi ve iktisadi hayatında büyük rol oynuyordu. Eduardo kendi araştırmalarının karanlık kalan taraflarına cevap almak için elçilikten kendisine yardım etmelerini rica eder. Böylelikle de İran elçiliği ile Eduardo’nun sıkı ilişkileri başlar.

İran İtalya İslam hareketinin üyeleri iki kardeş olan Hüseyin ve Muhammed Abdullahi kardeşlerinin Eduardo arasında olan dostlukları bu hatıralar içinde ilginç gerçekleri ortaya çıkardı. Doktor Hüseyn Abdullahi: O, dinler hakkında geniş araştırmalar yapıyor, enterasan araştırmalar neticesinde bazı tahliller yapıyordu. Bu araştırmalar sonucunda İslam dini Caferi mezhebini seçmişti. Eduardo henüz 20 yaşında iken bir gün üniversite kütüphanesine de kitaplar arasında Kur’an-ı kerim’le karşılaşır. Çok merak ettiği Kur’anın manevi dünyasından zevk alan Eduardo İslam’ın zengin bir din olması düşüncesini kendi içinde bir daha tasdikler. O zaman İran’ının İtalya’daki büyükelçiliğinin kültür şubesi müdürü Salman Seferinin söyledikleri şöyle: ” Onun elçiliğe gelmesine çok şaşırdım. Hristiyan ailenin veliahtı ve İran İslam Cumhuriyeti elçiliği? O, benden bir meseleyi sormak istediğini bildirdi. Ben de bu meselenin ne olduğunu sorduğumda bana şimdi ben Müslüman olduğumu herkese bildirmeli miyim dedi. Bende bunda özgür olduğunu söyledim. O da bunun gizli kalması gerektiğini ve çok önemli olduğunu belirtti.

O en yakın dostları arasında kendisine Eduardo değil Hişam denilmesini istiyordu. Eduardo Agnelli Ayetullah Humeyni ile görüşmesi hakkında Rafsancani kendi kitabında onunla Ayetullah Humeyni arasında İslam dünyasındaki problemlerinden ve gelecekte yapılabilecek olan işler hakkında fikir alışverişi yaptılar diye yazar.

Sonraki dönemlerde Eduardo Ayetullah Humeyni ile yaptığı görüşmenin tüm hayatını değiştirdiğini söylerdi. Belkide bu sebepten de Eduardo,Ayetullah Humeyni’nin öpüp kucakladığı ilk ve tek yabancıydı. Bu konudan haberdar olan İtalya medyası Eduardo’nun Ayetullah Humeyni tarafından büyülendiğini yazdı. Bu yazılarda onun İslam’a geçmesi asla kaydedilmiyordu. Tabi ki bu haber senatör baba Agnelli’yi hiç sevindirmedi. Torino şehri sanki tamamıyla Agnelli ailesine mahsustu. Bu şehirdeki insanların %70-80i Anielli fabrikalarında çalışıyordu. Lakin şaşırtan konu ise bu ailenin tek varisi Eduardo maddi sıkıntılar yaşıyor, baskılarla karşılaşıyor hatta hapsediliyordu. Doktor Hüseyin Abdullahi diyorki: O, hiçbir şey istemiyor, içinde bulunduğu sıkıntılardan şikayetlenmiyordu. Eduardo baskı görüyor, eziliyor, tahkir ediliyordu. Onun her şeyi elinden alınmıştı. Lakin o, inancının hatırına bunlara sabrediyordu. Katolik Hristiyanlığın beşiği sayılan İtalya’da ailenin saygınlığını korumaya çalışanlar başta Gianni Agnelli olmak üzere Eduardo’ya baskı yapıyorlardı. Elindeki maddi her şey elinden alındıktan sonra Eduardo’ya baskılar günbegün artıyordu. O ise bunların hepsini dini uğrunda imtihan olarak adlandırıyordu.

Onun dostlarının dediğine göre Torino şehrinin yukarısında yerleşen Agnelliler bölgesine hiçbir otobüs gidemiyor, sadece özel araçlar oraya gidebiliyordu. Bu açıdan Eduardo çok zorluklar çekiyordu. Kendi arabası olmadığı için eve taksi ile giderken parasını dostları ödüyordu. Lakin o temkinli olmaya çalışıyor, tebessüm ediyor ve Allah yolunda iradeli olmanın önemli bir şart olduğunu söylüyordu. Senator Cavanni Anielli, Eduardo’yu bu şekilde akidesinden çeviremeyeceğini anlayınca onu ruh hastanesine yatırdı. Eduardo yahudilerden ibaret tıp heyetinin elinde bir gün öldürüleceğini söylerdi. O, bu imtahana da dayandı.

Aldığı doğu felsefesinin ilmi inceliği, kabul ettiği İslam dininin manevi tefekkür genişliği ve dostlarının ilişkileri onun tam sağlıklı olmasına delil gösterilerek ruh hastanesinden çıkmasına yardımcı oldu. Hastaneden çıktıktan sonra dostları ona ülkeyi terk ederek İran’a gitmesinin daha uygun olacağını tavsiye ettiler. Lakin çok çalışsalar da Anielli ailesi bunu engelledi. Hatta İran hava yolları dahi Eduardo’nun bu ülkeye gitmesini sağlayamıyor, sebebi ise Cavanni’nin bu işi tam olarak yasaklamasıydı. 1980 li yılların sonunda inanç açısından babasıyla oluşan problemi İtalya’nın etkili çevreleri ve basında duyunca senator Cavanni Agnelli tek oğlu Eduardo Agnelli’yi tek varis olduğu mirasından resmi olarak men etti. Baba buna birkaç sebep söylese de bunun esas nedeni Eduardo’nun müslüman oluşuydu. Aile mirasçı olarak Eduardo’nun halasının oğlunu tayin etti. Eduardo bunu duyunca halasının oğluna bir mektup yazarak onu tebrik edip gelecek işlerinde başarılar diledi.

Eduardo’nun bundan sonraki hayatı dini problemlerin çözümlenmesi aç ve yoksulların hayat tarzının düzeltilmesi doğrultusunda devam eder. O,bir çok şehirler gezer. İran-İtalyan hattıyla yardımlarda bulunur.1990 yılında O, Kenya’ya Hose Marina şehrine gider. Bu şehrin en fakir mahallelerinde yaşayan Müslümanlarla görüşür, onların talihi, yaşayış tarzları hakkında araştırma yapar. Burada kalmak yerli halkla daha yakın ilişki kumaya yardımcı oluyordu. Bir gün o mahalleyi dolaşırken komşularından olan iki Avusturalyalıyı sokakta esrar içerken görür. Onların yanına gelerek Eduardo bunun Allah tarafından beğenilmediğini söyler ve başkalarına da menfi etki yapacağını belirtir. Bu olaydan bir gün sonra ise Agnelli ailesinin kurduğu tezgahla Avusturyalıları yakalayan polis komşusu olan Eduardo’yu da yakalar. Evinde narkotik madde bulamayan polis 300gr maddeyi pencereden bahçeye attı diyerek tutuklar. Kısa bir zaman sonra İtalya basını Eduardo’nun narkotik ile uğraşan ve narkoman olduğunu yazarlar. Oğlunun saygınlığını güya korumaya çalışan Covanni Kenya’ya gelir ve Eduardo’nun İtalya’ya dönmesini bu işi ise avukatlarının takip edeceğini bildirir. Ancak Eduardo bunu kabul etmez. Kendisinin bu işi aydınlaştıracağını ve adını temizleyeceğini söyler. Mahkemede şahitlik yapanlar narkotik maddeyi pencereden attığını iddia ederler. Bu halde Eduardo onu hapsettikleri yere götürmelerini ve şahidlerin olayı olduğu gibi anlatmalarını ister. Bu ricayı kabul eden yetkililer şahidlerle birlikte müttehimi hadise yerine getirirler. O evin sahibi gösterilen pencerenin kaç senedir açılamayacak şekilde kapatıldığını söyler. İnkar edilemeyecek gerçeğin sonucunda Eduardo serbest bırakılır ve Turin’e döner.

1997 yılında varisliğe getirilen halası oğlu ölür. Bundan sonra Covanni Anielli, kızının ikinci kocası olan yahudi kocasından dünyaya gelmiş oğlu Con Elkonan’ı yeni varis tayin eder. Lakin birinci varise ses çıkarmayan Eduardo yeni varis Con’un kökünün yahudi olmasından dolayı varisliğini çok sert karşılar. Varislik hukukunu geri alacağını da bildirir. Paranın hiçbir zaman maksat değil, yalnız vasıta olduğunu diyen 46 yaşındaki felsefeci Eduardo kendi hukuklarını mudafaya kalkar. Gittikçe işin karıştığını gören dostları ona ihtiyatlı olmasını maslahat görürler. O ise babam sağ olduğu müddetçe bana bunlar bir şey yapamazlar diyordu.

O öldürüleceğini biliyordu

Hüseyin Abdullahi: “Onun ölümünden bir hafta önce biz beraberdik. Ben ertesi gün İran’a gideceğimi ona dedim. O da gitmek istiyordu. Bir an düşündü yakın bir zamanda İran’a geleceğini bildirdi. Bu ülkeden siyasi sığınma alacağını dini-ilmi bir merkezde tahsilini devam ettireceğini söylemişti. Lakin onların son görüşünden bir hafta sonra 2000 yılının 15 Kasımında general Franko köprüsünün üzerinde Eduardo’ya ait arabanın kapıları açık olduğu halde durduğunu gören “Fiat” işçilerinden birisi arabasından iner ve Eduardo’nun arabasına yaklaşır. Araçta kimsenin olmadığını görünce heyecanla yakınlardaki araba tamirhanesine gelir. Hiçbir şey öğrenemez ve tekrar geri döner. Etrafı gezer ve 100 metre yükseklikteki köprüden aşağıda çakılların üzerinde yatan Eduardo’yu görünce bağırır. Ölüm haberi süratle yayılır. Eduardo’nun az sayıdaki dostu bu olayın intihar olamayacağını söylediler. Eduardo’nun yakın dostlarından birisinin araştırmaları ve gösterdiği gerçekler çok ilginçdi. Bu gerçekler Eduardo’yu başka yerde öldürüp cesedinin intihar süsü verilip köprüden atıldığını tasdikliyordu. Bu işle uğraşan savcılık işin gidişatını izlemeyi bırakın, hatta bu konu hakkında meraklananları dahi ciddi baskı altına alıyordu. Böylelikle Agnelliler ailesine mahsus büyük mafya, Eduardo’nun ölümünü intihar diye adlandırıp bu işi kapatmış sanıyorlar.

Ruhun Şad Olsun Ey Şehid!

alemdar313.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.