1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. İşte silahlı gruplarla görüşen tek örgüt!
İşte silahlı gruplarla görüşen tek örgüt!

İşte silahlı gruplarla görüşen tek örgüt!

Cenevre Çağrısı Örgütü Ortadoğu Müdürü Mehmet Balcı, temel işlevlerinin, devlet dışı silahlı aktörlerle savaşta sivillerin zarar görmemesi için taahhütname imzalamak olduğunu söyledi.

A+A-

 

Balcı, “Dünyada silahlı gruplarla görüşen tek örgütüz”dedi.

 

Mehmet Balcı ayrıca, Cenevre Çağrısı Örgütü’nün “Savaşçı katil değildir!’ sloganıyla devlet dışı silahlı gruplara çağrıda bulunduğunu dile getirdi.

 

Mehmet Balcı, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı…

 

Cenevre Çağrısı tam olarak nedir?

 

En temel özelliğimiz devlet dışı silahlı aktörlerle, devlet olmayan silahlı guruplarla özel insani konularda anlaşmalar yapmak. Bu anlaşmaların hayata geçmesi için bir yandan denetim yaparken, diğer yandan imzacılarla insani işbirliği yapıyoruz. Ayrıca dünyada devlet dışı silahlı gruplarla insani anlaşma yapan tek kurumuz.

 

17 yılı geride bıraktınız…

 

Evet, örgüt, 1998 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde kuruldu. Amacımız genelde uluslararası savaş hukukunun bilinmesi ve saygı duyulması hakkında çalışmalar gerçekleştirmek.

 

Kimisi savaşta sivilleri korumak için tünel kazar! Bizler de devlet dışı silahlı aktörleri hedef kesim olarak belirledik. IŞİD, El Nusra, Kolombiya’daki FARC ve PKK’nin de aralarında bulunduğu 100’e yakın silahlı grupla diyalog geliştirdik. Bunlardan 50’siyle savaşta anti-personel mayın, çocukların kullanılmaması ve cinsel şiddetin yasaklanması konusunda taahhütnameler imzaladık.

 

Silahlı gruplarla diyalogdan sözettiniz. IŞİD bugün en tehlikeli silahlı gruplar arasında yer alıyor. Onlarla diyalog kurduğunuzu söylediniz?

 

IŞİD’le de görüşmemiz gerekiyorsa, görüşürüz. Henüz direkt görüşebilmiş değiliz. Hedefimiz sivil insanların savaş koşullarında korunmasıdır. Yüzbinlerce insan bir örgütün kontrolünde olan alanlarda yaşıyorsa, bu insanların korunmaya ve yardıma ihtiyaçları varsa, elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor. Taraflar arasında yaşanan savaştan dolayı sivilleri görmezden gelemeyiz!

 

Silahlı grupları denetliyor musunuz?

 

İlgili olduğumuz silahlı grupları ve silahlı çatışmaları çok yakında takip ediyoruz. Ancak basın - yayın kuruluşlarına konuyla ilgili bilgi vermediğimiz gibi, gruplara baskı yapmak gibi bir çalışma tarzımız da sözkonusu değil. Grubun eksiklikleri nelerdir? Nerede hata yapıyorlar? Bunları görüşmelerimizde dile getiriyoruz. Kabul ederlerse o konularda eğitim çalışmaları yapıyoruz. Bir de isterlerse taahhütname imzalanıyor.

 

Taahhütname derken?

 

Uluslararası normlar temelinde inşa edilmiş taahhütnameler imzalanıyor. Bunlar savaşta 18 yaşın altında çocukların kullanılmaması, cinsel şiddetin önüne geçilmesi, anti-personel mayınların yasaklanmasıyla ilgili uluslararası anlaşmaların ilkelerini yansıtan belgelerdir. Bu taahhütnameler;  vakfımız, sözkonusu silahlı grup ve Cenevre Kantonu Hükümeti olmak üzere 3 taraf arasında imzalanıyor. İmzalar genel olarak Cenevre’de ilk savaş hukuku sözleşmesinin imzalandığı tarihi salonda, uluslararsı topluluğun ve medyanın önünde atılıyor.

 

Peki taahhütname, silahlı grup tarafından yerine getirilmezse, nasıl bir girişimde bulunuyorsunuz?

 

Uyulmassa imzamızı geri çekebiliyoruz. Ya da başka mekanizmaları devreye sokmaya çalışıyoruz. Amacımız grupla  çelişmek değil, imza öncesi ve sonrası işbirliği yapmak. Kurumumuzun felsefesinde diyaloğu kesmek yer almıyor. Çünkü bizler uluslararası bir mahkeme değiliz.

 

Uluslararası hukuk sizce bu konuda yeterli mi?

 

Aslında uluslararası hukuk yeterli. Cenevre sözleşmeleri, ek protokoller, kadın ve çocuk hakları sözleşmeleri vs. Çok ayrıntılı cevaplar üretilmiş. Asıl sorun hukukun yerine getirilmemesi. Bu konuda sorumluluk yine en çok sözleşmelere taraf olan devletler ile bu sözleşmelere uyulup uyulmadığını gözetleyen Birleşmiş Milletler’e (BM) aittir. Biz veya bize benzer diğer sivil kurumlar, savaş hukukuna uyulması için destek çalışması yapar.

 

Peki, mevcut yasaların uygulanması için neden hukuki yaptırımlara başvurulmuyor?

 

Savaşlar birbirlerinden farklı nedenlerden çıkıyor. Bir diğer anlamda güçler dengesi üstüne kurulu. Dolayısıyla, savaş hukukunun jandarması kimdir?  BM’dir. BM de devletler arası bir kurumdur. Yani BM demek, Ban Ki-moon demek değildir. Kararları devletler alıyor. Tabii devletler de kendi siyasi çıkarlarını gözetiyor. Dolayısıyla, devletler çıkarları doğrultusunda birbirlerini destekliyor. Destekledikleri gruplar da var. Güçler dengesi üzerine kurulan bir sistem hukukun yaptırımlarını da zayıflatıyor.

 

Ayrıca hukuksal başka yollar da var. Mesela Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi bu sözleşmeler, hukuk dışında örf-adet hukuku var. Savaş halinde uyulması gereken kurallardır. Buna en yakın örnek eski Yugoslavya’daki savaş ihlalleri için kurulan mahkeme gibi. Bizler de gruplarla görüşüyoruz. Sonuç olarak hiç kimse hukuktan üstün değildir.

 

Halk Savunma Birlikleri’yle (YPG) de anlaşma yaptınız. YPG taahhütlere uyuyor mu?

 

YPG, geçen yıl Haziran ve Temmuz aylarında çocuk, mayın ve kadınlar konusunda her üç taahhütnameyi imzaladı. Kadınlarla ve mayınlarlar ilgili sorun yok. Ancak çocuklarla ilgili bazı sorunlar var. Onları da tek tek inceleyip kendileriyle değerlendiriyoruz. YPG çocukların savaşta kullanılmamasını yasaklayan taahütnamemize çekince koyarak imzaladı. Kabul ettiğimiz bu çekince çerçevesinde yerine getirmeye çalışıyor.

 

O şartlar nelerdir?

 

18 yaş altı çocukları savaşçı olarak bulundurmaması gerekiyor. Ancak, 16 -17 yaşındaki gençleri üye olarak kabul edip, siyasi olarak eğitebilir, fakat savaştıramaz. Genel olarak geçen yıla oranla YPG bu konuda daha çok çaba gösteriyor. Örneğin; YPG’nin en az 7 komutanı bu konudaki uyarıları dikkate almadıkları için cezalandırılmış. 18 yaşından küçük 150 genci geçen yıl YPG’den çıkardılar. Ayrıca 2 hafta önce de 18 yaşından küçük 21 genci askeri birliklerden çıkardılar. Bu da YPG’nin bu konuda çabasını gösteriyor.

 

Bize bazı ailelerden şikayetler geldi. Onları bir bir takip ediyoruz. Bu konuda da daha güçlü tedbirlerin alınması için çabalar devam etmektedir.

 

Peşmerge Bakanlığı’yla bir çalışmanız oldu mu?

 

2002 yılında Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile, mayınları yasaklama konusunda kurumumuzla taahütname imzalandı. 2004 yılından sonra Kurdistan Bölgesi, Peşmerge Güçleri resmi güçler konumuna geçince bizim de ortak çalışma koşullarımız ortadan kalkmış oldu. 13 yıldır tüm Kürt grupları ile doğrudan ilişkilerimiz ve diyaloğumuz devam ediyor.

 

Son olarak ne söylemek istersiniz?

 

Bizim şöyle bir sloganımız var: Savaşçı katil degildir!” Yani savaşın da uyulması gereken kuralları ve yasaları vardır. Savaşçıların da bu kurallara uyma zorunluluğu vardır.

 

Kurumumuz hakkında da gereken ayrıntılı bilgiye şu sitelerde ulaşılabilir:

www.genevacall.org ve www.fighternotkiller.org

 

PORTRE / Mehmet BALCI

 

Aslen Konyalı olan Mehmet Balcı, 35 yıldır Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşıyor. Son olarak Fransa’da ikamet eden Mehmet Balcı, Kürtçe’nin dışında Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Yunanca biliyor. Bir dönem gazetecilik yapan ve Kürtler’in Avrupa’daki lobi çalışmalarında aktif olarak yer alan Balcı,15 yıldır Cenevre Çağrısı Örgütü’nün Ortadoğu  Müdürü olarak çalışıyor. Uzun süre Kolombiya ve Güney Kafkasya ülkelerinde de kurumun projelerini yönetti.
 


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.