1. YAZARLAR

  2. Fehim TAŞTEKİN

  3. İsrail'in Şam Harekâtı ve "Ilımlı Hilâl" Düşü
Fehim TAŞTEKİN

Fehim TAŞTEKİN

Fehim TAŞTEKİN
Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail'in Şam Harekâtı ve "Ilımlı Hilâl" Düşü

A+A-

 

     İsrail savaş sebebi olan bir harekâta kalkışırken gayet rahat. Zira Netanyahu 5 günlük Çin seferine çıkmakta beis görmedi. Demek misilleme beklemiyor.

     Güya İsrail’in Suriye’ye hava saldırılarının hedefi Hizbullah’a giden İran yapımı Fetih 110 füzeleri. Ama vurulan yerlere bakıyoruz; iki kışla, araştırma merkezi, hava savunma birliği ve silah deposu. Ortada Lübnan yolunda bir kargo yok. Hizbullah bahanesiyle Suriye’ye ocaktan beri 3. kez saldıran İsrail’in derdi ne? Bir kere şunu kabul edelim: İsrail’in Suriye politikası ‘kasten’ bulanık. İsrail, rejimin işgal altındaki Golan Tepeleri’nde statükoyu muhafaza eden çizgisinden memnun olsa da Suriye’nin Hizbullah’ı besleyen ‘direniş’ ekseninden çıkması hayati. Ama muhaliflere açık destek vermesi de Esad’ın elini güçlendireceğinden Başbakan Benyamin Netanyahu bakanlarının ağzına fermuar çekiyor.

     Esad’ın alternatifini görünceye dek ikircikli davransa da rejimin bu savaştan sağ çıkma ihtimali İsrail için de kâbus senaryoları barındırıyor. Muhaliflere yardım konusunda bölünme yaşayan İsrail, ‘her halükârda asilerin üstün gelmesi en olumlu sonuç’ çizgisine kayıyor. Bu sonucu AFP’nin İsrailli uzmanlarla yaptırdığı değerlendirmeden çıkarıyorum.

     Müdahaleye hazırlık mı?

     Operasyon, dengelerin Esad lehine döndüğü bir sırada eski Savunma Bakanı Binyamin Ben-Eliezer gibi İsraillilerin, Suriye’nin kimyasal silah kullandığı ve bu silahların Hizbullah’ın eline geçmeye başladığına dair iddialarla kamuoyunu iyice yoğurup müdahale istemesinin ardından geldi.Suriye ordusu son haftalarda hiçbir sınır tanımadan silahlı gruplara Humus ve Şam civarlarında çok ağır darbeler indirerek ‘rejimin ömrüne müddet biçenlerin’ öngörülerini yine açığa düşürdü. Fransa ve Britanya’nın muhaliflere silah ambargosunun kaldırılması için AB’ye baskı yapması, Obama yönetiminin de silah desteğini değerlendirmeye alması sahada işlerin tersine döndüğünün işaretiydi. Tam bu kritik dönemeçte İsrail harekete geçti. Bu nedenle şu sorular önemli: ABD kendi eliyle yapamadığını İsrail’e mi yaptırıyor? İsrail’in saldırıları rejimin tepki seviyesini test amacı mı taşıyor? Bu daha büyük bir müdahaleye hazırlık mı?

     Elbette İsrail, oyunu değiştirecek silahların Hizbullah’a gitmesi konusunda ciddiyetini göstermek istiyor. Bu mesajı almayan yok. Ama Hizbullah’ın bir bahane olabileceğini ya da gerekçenin kapsama alanının keyfe keder genişlediğini de görmeliyiz. Nitekim İsrail Savunma Bakanlığı’ndan Amos Gilad, Ben-Eliezer’in aksine Hizbullah’ın kimyasal silah peşinde olmadığını ve silahların Esad’ın kontrolünde olduğunu söyledi. Dahası bu işte İsrail komplosu olabileceği kuşkusu artıyor.Mesela eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın özel kalem müdürü Lawrence Wilkerson’a göre, kimyasal silah kullanımı İsrail’in örtülü operasyonu olabilir.

     İsrail’in elini rahatlatanlar

     ABD’nin yeşil ışığıyla gelen saldırının amacı Suriye’ye sarsıcı bir darbe indirmek değilse o zaman biraz da İsrail’in fırsatçılığı üzerinde durmak gerekiyor. İsrail savaş sebebi olan bir harekâta kalkışırken gayet rahat. Zira Netanyahu 5 günlük Çin seferine çıkmakta beis görmedi. Demek misilleme beklemiyor. Bu rahatlığı 3 şeye borçlu: ABD’nin sarsılmaz güvenlik garantisi, bölgedeki düşmanlarının içinden geçtikleri zor süreçler ve Esad’a düşman kesilen Sünni blokla çıkarlarının örtüşmesi. Bir kere ABD açısından İsrail saldırısıyla yeni bir cephe açılması riski fazla değil. İsrail, Suriye ve Hizbullah’la teknik olarak savaşta ve salvolar önemsizleştirilebiliyor. Geçmiş saldırılara da Şam misilleme yapmadı. Hizbullah’tan bir misilleme gelme olasılığı daha yüksek ama Lübnan’ın seçim sürecinde olması nedeniyle Şii örgütün eli kolu bağlı. 2006’daki gibi Lübnan’ı ateşe atacak bir hamlenin Hizbullah açısından bedeli bu kez ağır olabilir. İsrail’le yeni bir savaş Suriye’nin etkisiyle mezhep çatışmasının nüksettiği Lübnan’ı parçalayabilir. İsrail’in asıl düşmanı İran da haziran seçimleriyle meşgul. İranlıların önceliği 2009’daki gibi bir ‘yeşil dalga’ya kapılmadan gemiyi sağ salim yüzdürmek.

     Sünni blokta yer edinmek!

     Bir diğer rahatlatıcı etken Suriye kriziyle Sünni blokun İsrail’le yolunun kesişmesi. Sunday Times’a konuşan İsrailli bir yetkiliye göre İsrail, İran’a karşı Türkiye, Ürdün, Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği’nin (BAE) yanında ‘ılımlı hilal’e katılmak istiyor. İsrail, Arabistan ve BAE’deki radarlara erişime karşılık savunma sistemlerini paylaşmayı ve Ürdün’ü Arrow ile korumayı öneriyor. Arap Birliği’nin Arap Barış Planı’nı toprak takasını içerecek şekilde değiştirmeyi kabul ettiğini de buna ekleyin. Biraz kışkırtıcı can alıcı soru şu: Suriye’yi halletmenin karşılığında İsrail’e düşlediği ‘Sünni eksen’de yer açılır mı?

     RADİKAL

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.