1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. 'İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı'
'İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı'

'İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı'

Mağdur olarak ifadesi alınan Ürdün uyruklu Amayra, "Sorguda ağzımızdan söz almaya zorladılar. Uluslararası sularda değil, İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı" dedi.

A+A-

Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıya ilişkin davada mağdur olarak ifadesi alınan Ürdün uyruklu Kifah el-Amayra, "Sorguda ağzımızdan söz almaya zorladılar. Uluslararası sularda değil, İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı" dedi. 
 
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada, mağdur olarak ifade veren Endonezya uyruklu Nur Ikhwan Abadi, Endonezya ve Malezyalılarla Mavi Marmara gemisinin 4. katında bulunduğunu ve patlama sesleri duyduktan 1 saat sonra gemiye girildiğini anladığını belirterek, "Bizi arkamızdan plastik kelepçeyle bağlayıp diz üstü duvara doğru döndürdüler. Yanımdakilerden birine, bir askerin plastik kelepçeyle vurduğuna şahit oldum. Ellerimiz bağlı şekilde namaz kılmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.  
 
Sorguda kendilerine gemide şarjör görüp görmedikleri ve Gazze'ye niye gittiklerinin sorulduğunu anlatan Abadi, kendisine vurdukları için önüne konulan kağıda imza atmak zorunda kaldığını söyledi. Abadi, olayda bir aktivistin silahla elinden vurulduğunu gördüğünü ve kendisinden alınan telefonun geri verilmediğini de kaydederek, sorumlulardan şikayetçi olduğunu dile getirdi. 
 
"İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı"
 
Beyanı sorulan mağdurlardan Ürdün uyruklu Kifah el Amayra da Mavi Marmara gemisinde bulunduğunu aktararak, ilk olarak İsrail botları ile uçaklarını fark ettiklerini, sabah namazı saatlerinde ise gemiye saldırının başladığını ifade etti. 
 
Askerlerin önce plastik mermi kullanmaya başladığını ve 15 dakika sonra da gerçek mermi kullandıklarını belirten Amayra, şunları kaydetti: 
 
"Çığlıkları duyduk. Güvertedekiler yaralıların olduğunu söylüyorlardı. Mermi sesleri giderek yoğunlaştı. Şehit ve yaralılar olduğundan emindik. Hareket etmemizi talep ettiler çünkü gemi ele geçirilmişti. Bize çok sert davranıldı. Plastik kelepçe ellerimi yaraladı ve 9 ay tedavi görmek zorunda kaldım. Yaşlı olan aktivistlere ihtiyaç duymalarına rağmen ilaçları verilmedi. İnsani olan yemek ve su ihtiyacımız da karşılanmadı. Akşamında da sorguya alındık. Ağzımızdan söz almaya zorladılar. Uluslararası sularda değil, İsrail sularında olduğumuzu söyletmek istiyorlardı. Bu siyonist yapıdan insani bir uygulama beklenmezdi elbette." 
 
Raporda, mağdur beyanları doğrultusunda öncelikli geminin baskına uğrayan en üst kattaki seyir güvertesi, köprü ve üst güverte ile kaptan köşkü ve burun tabir edilen noktalarının incelendiği belirtilerek, saldırının gerçekleştiği bu kısımların fiziki özellikleri detaylı olarak anlatıldı.
 
"Gemideki birçok bulgu yok edildi"
 
İsrail devleti tarafından 31 Mayıs 2010'da el konulan ve aradan geçen 67 gün sonra 7 Ağustos 2010'da salıverilen geminin teslim alındıktan sonra, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı'nca incelendiği hatırlatılan raporda, "İncelemede anlaşıldığı kadarıyla bu 67 günlük süreçte Mavi Marmara gemisinde çeşitli boya, temizlik ve benzeri işlemler yapılarak gemide bulunulması gereken birçok bulgunun tamamen yok edildiği ya da tahrif edilerek incelenemez hale getirildiği anlaşılmaktadır" görüşüne yer verildi.
 
"Atışlar öldürücü niteliktedir"
 
Raporda, seyir güvertesinin tamamen açık olduğuna dikkati çekilerek, bu alanda bulunan kişilerin, üst bölgeden gelebilecek atışlar için "açık hedef" durumunda olduklarının tespit edildiği vurgulandı.
 
Keşifte hazır bulunan mağdurların beyanları ile dosyadaki belge, bilgiler ışığında yapılan değerlendirmeye göre, İsrail askerlerinin Mavi Marmara gemisini ele geçirmek üzere hareket ettikleri belirtilen raporda, "Askerlerin, bu amaçlarını engellemek isteyen kişileri etkisiz hale getirmek için uzun ve kısa namlulu yiv-setli ateşli silah, av tüfeği ile basınçlı plastik mermi ve boya kapsülü atan silahlar kullandıkları, bazen hedef gözeterek bazen ise hedef gözetmeksizin yapılan atışların öldürücü nitelikte olduğu anlaşılmaktadır" denildi.


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.