1. YAZARLAR

  2. Cevdet IŞIK

  3. İSLAMİ NİTELİKLERİ YAŞAMAK
Cevdet IŞIK

Cevdet IŞIK

Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAMİ NİTELİKLERİ YAŞAMAK

A+A-

 

Müslümanın, varlığını sorgulaması bir gerekliliktir. Müslümanın müslüman olarak  -başka bir şey değil- var olup olmadığı, söylediğine koşut olarak, mütenasip bir görüntü ve bir içerik oluşturup oluşturmadığının hesabının yapılması, sahip olunan birçok sorumluluk içinde en önde gelen bir sorumluluk olmalıdır. Bu zaviyeden günümüz müslümanına baktığımız zaman, bu sorumluluğu taşımak ve bu sorumlulukla yaşamak şurada dursun, bu sorumluluğun farkında bile olunmadığı görülmektedir.

Ne demek müslüman olarak var olmanın sorgulanması ve bir muhasebeye tabi tutulması? Şu demek: Eğer bir kimse müslüman olduğunu söylüyorsa müslüman olmalıdır ve müslüman olmanın içini doldurmalıdır. Müslüman olmanın içini doldurup doldurmadığını, otokontrol yöntemiyle denetlemelidir aynı zamanda. Müslümanın kendisiyle uyum içinde olmasıyla yani kendi âleminde bir barışı tesis etmesiyle çevresine bir örneklik teşkil edebilir.

Nasıl ki, bir elma sahip olduğu doğuştanlık gereği bir armut için örneklik teşkil etmezse, aynı zamanda İslami niteliklerle hayatını tesis etmeyen bir müslümanın da İslam adına arzı endam etmesi mümkün değildir. Böyle bir rolü üstlenmek demek, mizah konulu bir tiyatro oyununda rol almak demektir.

Herkes için geçerli olan kural şudur: Eğer bir yargı ifadesi kullanılıyorsa, bu yargı ifadesinin, tekabül edeceği bir gerçeklik de olmalıdır. Şayet söylenen/sarf edilen bir yargının tekabül ettiği bir gerçeklik yoksa o zaman söz konusu yargının -eğer bir ironi söz konusu değilse-   düpedüz bir yalan olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada insanın tüylerini diken diken eden, müslümanda olmaması gereken bir nitelik geçti: Yalan. Tabi yalan denince, yalanı hayat tarzı haline getiren/dönüştüren münafıkları ister istemez hatırlıyoruz.

Münafıkların durumuna düşmek iki şekilde olmaktadır. Birincisi bilerek ve tasarlayarak, ikincisi bilmeden ve tasarlamadan münafıkların durumuna düşmektir. Her iki durumda da yalan bir ortak olumsuz nitelik olarak karşımıza çıkmaktadır. Samimi bir şekilde bile olsa, ‘ben Müslümanım’ yargısını kullanan bir kimsede olumsuz nitelikler bulunuyorsa, bu demektir ki, önemli bir sorunsal ile karşı karşıyayız. Ya akıl devre dışı bırakılmış ve atalardan miras gelen kültürel yapıya teslim olunmuş, ya da bilinçli bir tercihle şeytanın askeri olmaya niyet edilmiştir. Her durumda karşımızda duranın bir fecaat ve felaket olduğu muhakkaktır.

Müslümanı müslüman yapan nitelikler İslami nitelikler olduğuna göre, bir müslüman olarak var olmanın muhasebesi yapılırken, müslümanda İslami niteliklerin var olup olmadığı dikkate alınmalıdır. Bu doğrultuda değerlendirmeler yapılırsa, o zaman var olmanın gerçekliği de ortaya çıkacaktır. Aksi takdirde insan, elma-armut metaforunda olduğu gibi hem trajik hem de komik tablolarla karşılaşacaktır.

İslami nitelikleri yaşamanın ilk basamağı, İslami nitelikleri bilmektir. İslami niteliklerin nelerden ibaret olduğu bilinmeden, İslami niteliklerin yaşanmasının imkânı olamaz. Öyle ise yapılması gereken ilk uğraş İslami niteliklerle tanışıp hemhal olmaktır. Bu hususta yapılacak en büyük yanlışlık taklit denen zehirli içecekten uzak durmaktır. Zira taklit insanı aşağılayan, küçük düşüren ve öldüren bir eylemlilik halidir.

Taklit etme, insanı insan kılan akletme yeteneğini ortadan kaldırdığı için, dolayısıyla insanı da insan olmaktan çıkarmaktadır. Bu durumda olanlar hangi anlamlarla oluşmuş bir dünyada olduğunu bilemez. Boynunda kimin tasması varsa, o tasmanın çekildiği yönde hareket eder. Bu durum, şüphesiz aşağılayıcı bir durumun ifadesi olmaktadır.

Kur’an, İslami niteliklerin yazılı bulunduğu kitaptır. Peygamber Efendimizin örnekliği ise İslami niteliklerin ete kemiğe bürünmüş halidir. İnsan, Mübin olan Kerim Kitabı okuyup mesajlarını öğrenmek, anlamak ve inanmakla, İslami niteliklere ulaşmış olmaktadır. Peygamberin örnek hayat mücadelesi ise, insanın ayaklarının yere basması ve hataların minimize edilmesi için olmazsa olmaz bir gerekliliktir.

İster müslim ve isterse gayrimüslim olsun fark etmez, bütün insanları kapsayan şu genel kural akıldan çıkarılmamalıdır: İnsan olan tercihte bulunur. Tercih yapmak için de seçenekleri görmek, tanımak ve bilmek gerekir. Yani bilgi sahibi olmak gerekir. Müslüman için bilginin kaynakları bakımından herhangi bir muğlâklık yoktur. İlahi Vahiy, içinde hiçbir şüphenin bulunmadığı, bir hidayet ve kurtuluş rehberidir. Bu hidayet rehberi Allah ve varlık âlemi, insanın yaratılışı ve varlık amacı gibi temel sorunların çözümünü net ve berrak bir şekilde ortaya koymuştur.

Müslümanın varoluşunu fark ettiren en önemli İslami nitelik Allah ile ilgili olan tasavvurda belirginleşmektedir. Allah’ın tek ilah olarak varlığı, O’na olan yakini güven, müslümanın kalitesini oluşturan en önemli motor güçtür. Dikkatli bir araştırma ve soruşturma yapılırsa görülecektir ki, müslümanın almış olduğu eleştirilerin ekseriyeti, bu husustaki zaaftan kaynaklanmaktadır. Örneğin yaşamı bu dünya yaşamıyla sınırlı kabul eden sekülarizm belasının müslümanlar tarafından kabul edilmesinin temelinde Allah tasavvurundaki yanılgı ve yamukluklar yatmaktadır. Bu konuda müslümanın hem Allah’a güvendiğini söylemesi ve hem de bu güveni hiçe sayan bir hayat tarzına sahip olması, zımnen de olsa münafıkça bir tutuma işaret eder. Bu, en iyi değerlendirmeyle azim bir gaflet olarak adlandırılabilir.

İlahi Vahyin buyurduğu ve herkes tarafından itirazsız olarak kabul gören, dillere pelesenk edilmiş birçok niteliğin/buyruğun müslümanın hayatında dikkate alınmamasını nasıl izah edebiliriz? Şüphesiz olarak şu tespite dair zerre kadar bir kuşkuya sahip değilim: Ekseriyetle bilinen basit, anlaşılır ve kolayca uygulanabilir emir ve yasaklar müslümanın gündelik hayatında ifade edildiği zaman, İslami niteliklerin oluşturduğu mükemmel bir zemin de oluşacaktır.

İslami nitelikler hayat buldukça yeni ve daha güzel nitelikleri de beraberinde getirecektir. Böylece müslümanın hayatı, tabir caizse aslında nitelik üreten bir fabrikaya dönecektir. Netice itibariyle Müslüman toplumu nitelik çoğalmasının, nitelik patlamasının yaşandığı bir toplum olacaktır. Niceliğin egemenliğini hedef alan modern/seküler anlayışların tasallutundan kurtulmanın yegâne kurtuluş yolu, İslami niteliklerle yaşamaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.