1. HABERLER

  2. MAKALELER

  3. İslâmî İnşa -1/Arş.Gör. Erkan Baysal
İslâmî İnşa -1/Arş.Gör. Erkan Baysal

İslâmî İnşa -1/Arş.Gör. Erkan Baysal

A+A-

 

İslam’ın birey, topluluk, toplum, millet ve insanlığa yönelik inşa projesinde bazı vazgeçilmez ilkeleri vardır. Bu ilkeler olmaksızın mümin bir birey ve imana dayalı bir toplumun inşası mümkün değildir. Aynı zamanda yedinci yüzyılda insanlığa yeni bir teklif ve proje sunan İslam’ın, modern çağımızda da bir teklif sunabilmesi için sahip olduğu ilkelerin açığa çıkarılması, temellendirilmesi ve en önemlisi de Müslüman toplum tarafından özümsenmesi gerekir.

Mutlak olarak teorik bir din veya düşünceden bahsedilemez. Her zaman teori ile pratik, akide ile amel, soyut ile somut birliktedir. Nazari unsurlar, ameli unsurların temelini teşkil ettiği gibi ameli unsurlar da nazariye dayalı olarak ete kemiğe bürünür. Onların birbirlerinden ayrılması ve bağımsız birer kompartıman olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bunun gibi hiçbir din ve medeniyet, muhatap kitlenin algılama biçimi ve yorumundan bağımsız değildir. İnsanlık tarihinin en kıymetli projesi ve mesajı; tutarsız, hasta, parçacı, radikal, şovenist ve cahil bir toplum tarafından temsil edildiği zaman onun tam olarak anlaşılması neredeyse imkânsızdır. Bunun gibi insanlığa hiçbir katkı değer sağlamayan bir proje, mutedil bir toplum tarafından temsil edildiği zaman kısmen anlaşırlılık ve sempati kazanır. Birçok aklî, naklî, ahlâkî, tarihî ve tecrübî esaslara dayanan İslam medeniyetinin; seküler, materyalist, gayesiz, Allah ile âlem, metafizik ile fizik arasında set çeken, insanı ve âlemi abes kılan birçok düşünce ve ideoloji karşısında işlevsiz kalmasının en temel nedenlerini burada aramak gerekir. 

Arap yarımadasında ortaya çıktıktan kısa bir süre zarfında mamur dünyanın yarısına ulaşan, Cündişapur, Harran ve Nusaybin gibi bütün ilim, kültür ve hikmet merkezlerini bünyesine alan bir mesajın, yüzyıllar sonra kendi anavatanında ciddi bir etki yaratmamasının iki temel nedeni olmalıdır. Birincisi, itikat ile amel, teori ile pratik arasındaki uçurum; ikincisi ise onun tutarsız, hasta, dünya ve ahirette bir davası/misyonu olmayan (Ğâfır, 42) bir toplum tarafından temsil ediliyor olmasıdır.

Yüzyıllarca dünyanın düşünen beynini ve model toplumunu oluşturan dindar bir kitlenin, seküler dünyada insana, insanlığa ve toplumlara vereceği bir mesajı yok mudur? Gerçekten yoksa o zaman daha önceki asırlarda bu kadar etkili olması ve bütün ilim merkezlerini bünyesine alması nasıl mümkün olmuştur? Daha açık bir ifadeyle Bağdat, Şam, Horasan, Harran, Semerkant, Cizre, Endülüs, Basra ve Küffe’de binlerce âlim, düşünür ve filozofu yetiştirmesi imkân dâhilinde miydi? O zaman birey ve toplum açısından bu denli inşa edici olan bir mesajın zatında içkin olan bazı ilkeler mutlaka vardır. Onlar olmaksınız onun bu denli etkili olması asla söz konusu değildi. Çünkü bu ilkeler, İslam ilim, düşünce ve medeniyetinin motive edici unsurları konumundadır.

Gerek İslam medeniyetinin yüzyıllarca ayakta kalmasını sağlayan gerekse onun günümüzde insanlığa bir mesaj sunması ve ufuk açmasına vesile olan İslam’ın inşa edici rolünün idrak edilmesi ve söz konusu inşada manivela görevini yapan ilkelerin çok iyi özümsenmesi gerekir. Aksi takdirde ne İslam medeniyetini inşa eden hususlar idrak edilir ne de yeni bir sıçrama için bir yol haritası belirlenebilir.

Daha sonraki yazılarımızda İslam medeniyetini inşa eden, tarih boyunca Müslüman birey, toplum ve ümmetinin zihin haritasını şekillendiren, günümüzde de onların yeniden ihya edilmesi gereken ilkelere maddeler halinde kısaca temas etmeye çalışacağız. Bu yazılarda ifade edeceğimiz ilkeler, açıkça zikredilmiş olsun veya olmasın İslam ve Kur’an’ın ruhunda mündemiç olan ilkelerdir. Bu konuda farklı düşünceler elbette söz konusudur. Ancak ana hatları ile onların İslâmî ve Kur’ânî ilkeler olduğu rahatlıkla anlaşılabilir.


Bu yazının bir öncesi:  İslam ve İnşa/Arş.Gör. Erkan Baysal

 

           

              

 

             

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.