1. YAZARLAR

  2. Ahmet Meroğlu

  3. İslamcılar'ın Kürt İmtihanı
Ahmet Meroğlu

Ahmet Meroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

İslamcılar'ın Kürt İmtihanı

A+A-

     Bu ülkede özellikle devletin sözde âli menfaatleri söz konusu olduğunda, akan sular duruverir. Dolayısıyla bu minvalde İslamcılar'ın ne denli İslamî ahlâktan ve İslamî duruştan alenî bir şekilde uzaklaştıklarına her defasında tanık olmuşuzdur. Resmî ideolojinin millî telkinleri ile şekil alan İslamcılar'ın bu halleri, ziyadesiyle trajikomiktir.

     İslamî duruştan, İslamî ahlâktan ve İslamî hassasiyetten kopuk olan İslamcılar'ın ya da muhafazakârların ekseriyeti, daha çok milliyetçi, devletçi ve maalesef menfaatçıdırlar. Bu durumda, İslamcılar'da / muhafazakârlarda İslamiyet adına geriye hiçbir şey kalmıyor. Vaziyet böyle olunca da, İslamcılar'ın “terazilerinin dengesi” hak - hukuk mevzularında alabora oluveriyor.

     Hele sözkonusu Kürtler'in temel hakları olunca, İslamî ve insanî, hiçbir teraziyi tanımıyorlar.

     Yani İslamcılar'ın milliyetçi ve devletçi hassasiyetleri maalesef hep “İslamî hassasiyetlerine” baskın geldi.

     Daha doğrusu yer yer milliyetçi hatta ırkçı, yer yer devletçi yani devleti kutsamaları ve yer yer menfaatçı olmaları, Müslümanlar'da, İslamî duruştan ve İslamî ahlâktan maalesef eser bırakmamış.

     İslamcılar'ın bu milliyetçi ve devletçi hassasiyetleri, en çok da Kürt meselesinde kendini dışa vuruyor. Oysa Kürt meselesi en temelde bir hak - hukuk sorunudur.

     İşte devleti kutsayan milliyetçi İslamcılar, Kürtler'in temel haklarını, devlete bir tehdit olarak hep gördüler. Algı böyle olunca da, Kürtler'in haklarını elde etmelerini, adeta İslamiyet’in bir esasıymış gibi, ümmetçiliğe aykırı ve en büyük engel olarak işlediler. Bunu teyit etmenin en kolay yolu da, “ee bakın Kürtler'i savunanlar din düşmanıdır” diyerek kendilerini haklı çıkartma seviyesizliğini gösterdiler.

     Özellikle Türkçülük hassasiyeti ağır basan hatta Türkçülük'ü İslam’la bir tutan İslamcılar, bırakın Kürtler'in temel haklarını, Kürtler'i tanımadılar bile. Hatta İslamcılar'ın birçoğu, Türk - İslam sentezini, ümmetin yetim evlatları Kürtler'e, ümmetçilik olarak pazarladı. Daha doğrusu ümmetçiliği, Kürtler'in kendilerinden ve haklarından vazgeçmeleri yönünde planlı bir şekilde işlediler.

     Oysa İslamî duruş ve İslamî ahlâk, ne olursa olsun İslamî hassasiyet noktasında taviz vermemeyi gerektirir.

     İşte İslamcılar'ın ekseriyeti, Kürt meselesine, İslamî hassasiyet ve perspektiften bakmadıkları için, Kürtler'in temel haklarını, dolayısıyla Kürt realitesini görmezden gelerek ihmal ettiler. Hatta birçok İslamcı, Kürt meselesinde, İslamî hassasiyeti unutup, Türk - İslam sentezi ile refleks gösterdi.

     Dolayısıyla hem devlet, hem de İslamcılar, Kürtler'i asimile etmek için İslam’ı, çok planlı ve etkili kullandılar. Yani kısacası, Kürtler'e, “Sen Müslüman'sın, dolayısıyla İslamî olan ve esas doğru olan veya yapman gereken, temel haklarından vazgeçmendir” telkinlerinde ısrarcı oldular.

     Ayrıca Kürt meselesinde İslam’ı, kendi hizmetine alan devlet ve hatta birçok İslamî cemaat ve İslamcılar, Kürtler'i ve Kürtler'in haklarını İslamî kisve altında yok saydılar.

     Nitekim Ali Şeriatî’nin şöyle çok yerinde haklı bir tespiti var: "Türkler İslamiyet’e hizmet etmediler, İslamiyet’i hizmetlerine aldılar."

     Bu bağlamda birçok sözde İslamî cemaatler de, resmî ideolojinin hassasiyetleri ile faaliyet yürüttüler. Nitekim 30 yıllık bir savaşta dolayısıyla Kürt meselesinde, ne denli kayıtsız ve sorumsuz davrandıkları aşikârdır.

     Ayrıca bu ülkede hiçbir hükümetin ve özellikle AK Parti hükümetinin yaptıkları yanlışlar ve haksızlıklar noktasında, “İslamî cemaatler buna ne der?” şeklinde hükümetlerin somut bir kaygıları olmamıştır. Bu da İslamî cemaatlerin ne denli olaylara seyirci kaldığını çok somut bir şekilde göstermektedir.

     Oysa İslam’da, “her koyun kendi bacağından asılır” sorumsuzluğu zinhar yoktur.

     Dolayısıyla sözde İslamî referanslarla, Kürtler'in haklarını çürütme çabasına giren İslamcılar, Kürt meselesinde sınıfta kaldılar.

     Gelinen noktada ise, Kürdistan’da Kürtler'in HDP’ye teslim olduklarını düşünen İslamcılar'ın, sözde İslamî söylemlerle yakınıp durmaları ziyadesiyle trajikomiktir. Yani Kürtler'in, HDP eliyle sekülerleştiğini yazıp çizmekteler. İşte bu bağlamda İslamcılar'ın ekseriyeti, Kürtler'e ve Kürtler'in haklarına sahip çıkmak yerine, sistematik olarak hep PKK’nin ya da HDP’nin Marksist, Leninist olduğunu vurgulayarak, dolayısıyla "dinsizdir" saikı ile söylem ve eylem geliştirdiklerini unutuyorlar. Hatta son zamanlarda Zerdüştlük'ü işlemeye çalıştılar. HDP’ye salt "dinsizdir" söyleminde ve eyleminde bulunan İslamcılar'ın, Kürtler'in oyları HDP’ye gidince tutuşmaları onları o saplandıkları noktadan kurtarmaz.

     Hele hele Kobanê meselesinde bile, sanırım ''düşmanımın düşmanı dostumdur'' felsefesi ile IŞİD'ı dost görenler var… Doğrudan IŞİD’ci misin diye sorsan "Hayır, ne alaka?" diyecekler. .. Ancak bilerek bilmeyerek, farkında ya da farkında olmadan IŞİD’ci olanlar var…  Gerekçe ya da bahane, "PYD düşmandır, dinsizdir" vb. Yani bu mantığa göre IŞİD dost oluyor. Peki, Kobanê'ye yapılan vahşeti, zulmü nereye koyacaksınız?... "PYD dinsizdir" diyen sözde dindarların bu aşamada Kobanê için bir çözümleri var mı? Ayrıca dinsizin bile, dinsiz olmasından ötürü, haklılığını hiçe saymak ne insanîdir ne de İslamî.

     Kısacası haklının, mazlumun, mağdurun dini, mezhebi sorulmaz, sorulmamalıdır.

     İşte İslamcılar büsbütün IŞİD’e karşı bile bir tepki göstermedikleri gibi, Rojava’daki Kürtler'in kazanımlarını, "PYD dinsiz ve düşmandır" telakkisi ile çürütme gayreti içerisindedirler.

     Kısacası yüzde 99’u Müslüman’dır denilen bir ülkede, özellikle muhafazakâr ve İslamcılar'ın dünya malı sözkonusu olduğunda menfaatçı, Kürt meselesi sözkonusu olduğunda da milliyetçi ve devletçi olmaları ilkesizliği, izaha muhtaçtır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum