1. YAZARLAR

  2. Oral Çalışlar

  3.  'İşkenceye sıfır tolerans'çı Tayyip Bey...
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Radikal
Yazarın Tüm Yazıları >

 'İşkenceye sıfır tolerans'çı Tayyip Bey...

A+A-

Bir kadının kendisine tecavüz edildiğini söyleyebilmesi çok ağır bir durumdur. Bu, büyük bir yükü sırtlanması anlamına gelir. Üstelik kapalı bir mekânda ve polislerin tacizine uğradığını söylüyorsa daha da riskli bir durumdan söz ediyoruz demektir. Çünkü böyle bir iddianın kanıtlanması çok zordur.

Asiye Güzel Zeybek, bu cesareti gösterdi. Acısını mahkeme önüne getirdi, kamuoyuyla paylaştı. O günün felaket koşullarına rağmen Adli Tıp tecavüz raporu verebildi. Mahkemelerin oyalama taktiklerine, polislerin tehditlerine aldırmadan mağdur kadınlar gördükleri işkenceleri, tecavüzü gündeme getirdiler. Bu konuda o dönemde bu konuda yazılar yazanlardan birisi de bendim.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bu insanlık dışı saldırılar nedeniyle mahkûm oldu. Ortada kanıtlanması zor bir iddia olmasına rağmen avukatların, mağdurların, doktorların ve medyanın da gayretiyle suç büyük ölçüde ortaya çıkarıldı.

Günlerdir gazeteler, bu felaket çetesinin suçlarını, mağdurların dilinden, mahkeme dosyalarından aktarıyorlar. Hükümetten çıt çıkmıyor (Bülent Arınç hariç). İdris Naim Şahin’in ne olduğu artık iyice anlaşıldı. Bu nedenle onun şu sözleri söylemiş olması şaşırtıcı değil: “O kadın bir arkadaşı ile bunu tezgâhladı. Daha önce itirafçı idi, sonra iftiracı oldu.”

Bu sözlere ne dense azdır, ne dense yeridir. 1990’lı yıllar, işkence, yargısız infaz ve faili meçhul yıllarıdır. Bunu en çok dile getirenler arasında Başbakan Tayyip Erdoğan ve AK Parti yöneticileri de vardır. Şimdi 1990’ların kepazeliğine, insanlık dışı vahşetlerine sahip çıkmak, o günlerin diliyle konuşmak, o günlerin aktörlerini ödüllendirmek ne acı! Ne büyük çelişki.

AK Partili iki kadın, Ayşe Böhürler ve Ayşenur Bahçekapılı belli ki bir kadın duyarlılığıyla tecavüzden yargılanan, mahkûm edilen polisin terfi ettirilerek Terörle Mücadele Şubesi Müdür Yardımcılığı’na atanmasına tepki gösteriyorlar. Araya Başbakan Tayyip Erdoğan giriyor ve bu tayini savunan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e arka çıkıyor.

“15 yıl sonra gündeme taşınması manidar” diyor. Başbakan, kendisinin de hedef haline geldiği o dönemi unutmuş gibi görünüyor. O sistem o zaman kendisini de suçluyordu, mahkûm ediyordu. 15 yıl önce biz işkencecileri teşhir ediyorduk, Başbakan’ın uğradığı haksızlığa da karşı çıkıyorduk.

İktidar demek ki böyle bir şey. Kendisinin şikâyetçi olduğu, mağdur olduğu bir dönemin kanunsuzluklarına, iktidar koltuğuna oturunca sahip çıkmak başka nasıl izah edilebilir?

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın övündüğü, söylemekten, vurgulamaktan zevk aldığı konulardan birisi de ‘işkenceye sıfır tolerans’ uygulayacakları iddiasıydı. Sedat Selim Ay’ı en yüksek makamlara terfi ettirip sonra da arkasında durmak acaba bu ‘sıfır tolerans’ iddiasının neresine yakışıyor? 

İktidar değiştiriyor

İdris Naim Şahin’in İçişleri Bakanlığı’na gelmesinden bu yana, yeni bir durumla yüz yüze olduğumuzun farkındayız. Başbakan onun arkasında duruyor.

Bakan, henüz soruşturma aşamasında olan davalarda taraf haline geliyor. Suçlayıcı açıklamalar yapıyor, açıkçası yasadışı bir davranış sergiliyor ve Başbakan’dan çıt çıkmıyor. Diğer AK Parti yöneticileri, zaman zaman dayanamayıp onun tersi yönde bir tavır alıyorlar, Başbakan’dan yine ses çıkmıyor.

İdris Naim Şahin tabii ki tek başına bir anlam ifade etmiyor. Onun bu koltukta oturmasını sağlayan otoriter bir devlet tavrından, bir tercihten söz ediyoruz.

Tecavüzcüleri savunacak kadar iktidar boşluğuna düşmek, iktidar histerisine kapılmak tehlikeli ve acı bir durumu ifade ediyor.

Kendisinin mağdur olduğu dönemdeki vahşeti savunacak kadar ileri bir durumdan söz ediyoruz.

Başbakan bu milletten, bir dönemi sona erdirmek vaadiyle oy istemişti.

Şimdi o eski devlet mantığına, her türlü kötülüğü de içine katarak sahip çıkıyor.

Özgürlükçü ve demokratik bir yönetim yaratamamak, her seferinde devletin kapısına çarpmak bu toplumun kaderi mi?
Yazık ki çok yazık...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.