1. YAZARLAR

  2. M. Latif YILDIZ

  3. IŞİD Niçin başardı? Kürdler ne yapmalı?
M. Latif YILDIZ

M. Latif YILDIZ

sorgu / yuksekovahaber
Yazarın Tüm Yazıları >

IŞİD Niçin başardı? Kürdler ne yapmalı?

A+A-

IŞİD örgütü ne oldu da 1; en fazla 1,5 yıl içinde Suriye ve Irak’ta devlet kuracak kadar atak yaptı. IŞİD neden, niçin nasıl oldu bu kadar büyük bir hızla başarılı oldu demek için falcı olmaya gerek yok. Ne derler, Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir; ya da görünen köye kılavuz gerekmez.

IŞID “Kör kör parmağım gözüne” dedirtircesine, çok belli, göze batacak kadar açık bir ilerleme kaydederken Rojava (Suriye) Kürdleri ve PYD bu tehlikeyi dile getirmekle kalmadı karşı koydu. Ama kimse tınmadı. Türkiye, Irak Kürdleri, bir çok devletin gıda, silah, lojistik ambargosuna rağmen sınırlı imkanları ile bu terör örgütüne direndi. Şimdi Türkiye ve dünya Rojava Kürdlerinin bu örgüte karşı ne kadar başarı ile karşı koyduklarını anlayabildi mi?

Başlığımdaki sorulara cevap arayacak olursak olayın perde arkasındaki gerçekler şu:

IŞİD ilk günden girdiği köy, kasaba, şehir ve bölgede radikal yaklaşım ve tarzı ile korku salarak hakimiyet kurdu. Ağırlıklı radikal yabancı militanlardan oluşan gücü insanlık, ilke, savaş kuralı tanımayan vahşi bir tavır takındıklarından başarılı oldu. En önemlisi başta İran ve Suriye olmak üzere Orta Doğuda cirit atan ve bölge üzerinde emelleri bulunan bütün ülkelerin istihbaratlarından fazlası ile destek almış olmalarıydı.

Aldığı bu güce başta Katar, Suudi, Türkiye gibi bazı ülkelerin silah, lojistik desteği ile kısa sürede yükselişe geçti. Bunların yanı sıra Irak merkezi Şii ağırlıklı hükümetinin mezhepçi politikaları sonucu Sünni aşiretlerin desteği ile IŞİD terör örgütü iken bölgede devlet kuracak şekilde kar topu gibi büyüyen dünyanın en güçlü örgüt haline gelmesini sağladı.

IŞİD’in yükselişinde en büyük pay Irak merkezi hükümeti Maliki’nin bunları gördüğü halde Kürd fobisi nedeni ile karşı çıkmaması oldu. Irak, Suriye’de hemen her şehirde yüzlerce hapishanenin boşaltılmasına seyirci kalındı. IŞİD Şii düşmanlığı ve “selefi” oluşumu ile adeta geliyorum dedi. Suriye’de 2013 te var olan örgüt Sünni ilişkiler ağı ile çok hızlı gelişti.

IŞİD’e ezberler üzerinden yorum yapılamaz. IŞİD, Şii düşmanı, ama yüzde 95 Sünni olan Kürdlere de düşman. Çünkü kurmayı hayal ettiği bölgenin önemli bölümü Kürd halkının yaşadığı alandır. Unutmamak lazım IŞİD’İN en başarılı olduğu alan eleman, silah ve lojistik destekten çok “istihbarat” ağıdır. Nitekim bu imkanı sayesinde Suriye ve Irak’ta sokak sokak, mahalle mahalle, semt semt kim, nerede, necidir bildiği için Derrazor, Musul ve Tikrit’i kısa bir süreç içinde ele geçirdi. İstihbarı bilgiler sayesinde El-Kaide içinden çıkan örgüt çok kısa zamanda O’nun üstüne çıkmayı başardı. Yazık ki, Türkiye, ABD, AB, bölge devletleri bunları çok iyi bildikleri halde Esad rejimi ve Kürdlere besledikleri kin ve nefret gözlerini kör etmişti.

Birleşmiş Milletler, ABD, AB, Bölge ülkeleri, İran, Kuveyt, Suud hatta Irak Kürdistan Yönetimi dahi IŞİD’İN büyümesine seyirci kalırken ROJAVA Kürdleri bu vahşi örgüte sınırlı imkanları ile kahramanca karşı koydular. Irak Kürdistanı PYD kahramanlığına maddi manevi destek vereceğine maalesef yanlış politikaları izlediğini biliyoruz.

Bu yanlışlığa rağmen IŞİD olayı üzerine PYD, PKK ve KCK Irak Kürdistan’ına yardım etmeye hazır olduklarını açıkladılar. Kürdler IŞİD ve ABD’nin “Petrol” tepkisinden sonra 4 parçada tek vücut olmaları; yarı bağımsızlık ve Kerkük için adım atma zamanıdır. Kürdler bin yılda bir çıkan böylesi bir fırsatı kimseye payanda olmamalı ve kaçırmamalı.

Zira TC Bakanlar Kurulunda hala “Kürd sorunu için yasal düzenleme düşünmüyoruz” derken KCK Yürütme Kurulu yaptığı son açıklama ile “sürece” inanılmaz büyük bir katkı sundu. Şoven kalemleri “IŞİD Kürdistanı Kuruyor” feryadı boşuna. Konjonktür Kürdistan’ı kurduruyor. Ki olup bitenlere rağmen hala IŞİD Kürd fobisinden dolayı destekleniyor.

Suriye denklemi ile Arap baharının “Cihat” baharına dönüştüğü gün gibi ortada iken, IŞİD’E katılan yabancı savaşçıların sınırdan serbestçe geçmelerine Türkiye izin verdi. Yaralıları Türkiye’de tedavi edildi. Silah, ilaç, lojistik destek verilen o IŞİD Türklerin Misak-i Milli’si “Kızıl Elması” Musul’u ele geçirerek diplomatlarını ve şoförlerini rehin alıyordu.

Rehineler için AKP hükümeti ve TC Devlet’i “ Sabrımızı zorlamayın” rezilliğinden başka hiçbir şey diyebildi mi? Yok çünkü IŞİD vahşetini “ Sünni İsyan” diye algılayan mezhepçi bir hükümetimiz ve Akif Beki gibi vahşet yapanlara ”Sünni Devrimi” diyecek kadar yazarlarımız var. Bu yüzden Suriye ve Irak’ta öldürülen binlerin kanında Türkiye’nin parmağı var. Buna da AKP’nin “ Stratejik Derinlik” safsatası diyorlar. Yazık ki 77 milyon bu rezilliği kös kös izliyor. Meczup çeteye “Sünni cihat” “Sünni isyan” diyen bir zihniyet var.  

Kürdler başarmasın diye kendi elleriyle İstanbul’da besledikleri bir canavar yarattılar. Kürd çocuk ve kadınların başını “Allahuekber” diye kesen canilere “cihat” diyerek destek verdiler. Rus Başkanı Putin, ‘Türkiye cihatçı çetelere destek vermekle cebinde akrep taşıdı; cebinde akrep taşıyan sonuçlarına da katlanır’ demişti. O gün geldi ve Akrep bayrağı indirdi ve diplomatları kaçırarak iğneyi soktu. Sokaklarda “Dicle” bayrağı için nara atanlar nerede?

O IŞİD ki Musul Merkez bankasından 425 milyon dolar ve tonlarca külçe altınlar, petrol kuyuları ve rafinerilerine sahip olarak (ki sınır boyu IŞİD milyon dolarlık akaryakıtı Türk firmalarına sattığı gerçeği de var)  Dünya’nın en zengin çete örgütü yaratıldı.

Bu kaos ile Türkiye baş edebilecek mi? Yukarıda yazdım, tek yol Rojava ile didişmek yerine Kürdlerle anlaşırsa zarar asgariye indirebilir. KCK yaptığı tarihi açıklaması ile Kürd politikasını revize etmeden Türkiye kuyruğunu dik tutamaz. Çünkü bir yandan Ortadoğu konjönktörü Kürdlerin lehine değişiyor; diğer yandan bölgede IŞİD, Maliki, Esad’ın daha başka çarpıcı senaryoları yoldadır. Hedef Türkiye ve Kürdistanı istikrarsızlaştırmak olduğu unutulmamalı. Değilse dünyanın en güçlü istihbaratına sahip ABD, AB, İsrail hiç IŞİD’İN ne yaptığın, ne planladığını hiç izlemiyor olabilirler mi?

79. ÖDÜL ve TEBRİK

79. kere maşallah diyeceğim Batman Çağdaş’ın 79. ödülü için. TBMM çatısı altında geçen hafta Çağdaşın ödül töreninde ben de vardım. Arif Arslan’ın Ankara’dayım telefonu ile Ödül töreni olduğunu öğrendim.

12 Haziran 2012’de köşemde yine Çağdaş için  “71. Değil Türkiye, dünya çapında yerel medyada bu kadar ödülü onur müzesine taşıyan gazete var mı? En azında ben öyle bir gazete tanımıyorum. Haber, makale, yorum, ekonomi, siyaset, aktüalite, röportaj, fotoğraf vb. medya alanında hangi dal aklınıza gelirse gelsin; hangi kurumun yarışması olursa olsun Batman Çağdaş bölgenin özel savaş koşuluna rağmen özgür, tarafsız, demokrat yerel medyanın sesi, gözü, kulağı olarak başarıdan başarıya koşuyor” demiştim.

71. ödülün 2. yıl dönümü yine12 Haziran 2014 günü Batman Çağdaş; Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü 94. kuruluş yıl dönümü için TBMM’İN de gerçekleştirdiği Yerel Medya Özendirme yarışması sonunda Batman Çağdaş Haber dalında “Gözyaşı Değil Çözüm” manşeti ile 79. ödüle layık gördü.

2014 yılının ilk 6. ayına 79. ödülü gazetenin müzesine taşıyan Başta Nedim, Arif kardeşleri ve yeni kuşak Barış ile bütün Batman Çağdaş ailesini candan kutluyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki Batman Çağdaş’ta yazıyorum.

KUTLAMA: Bir insan sevdim vefatının üzerinden 34 yıl geçse de hala canım kadar sevdiğim bir insan. O insan benim babam. Bir avuç toprağa “baba” diye sarılmadan öyle pahallı hediye değil bir gül ile bir gün değil, her gün babanızı sevin ve kucaklayın. Hakkıyla babalık yapan bütün babaların “babalar” günü kutlu olsun. Zira “baba” olmak kolay; zor olan “babalık” yapmaktır.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.