1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. İradi seçim
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

İradi seçim

A+A-

Müfessirlerimiz (Razi, Kurtubi, İbn Kesir), Nisa suresinde çok eşli evliliği düzenleyen ayetin inişinden sonra çok eşliliğin arttığını değil, eşler arasındaki sayıların kademeli bir biçimde azaldığını kaydeder. Elbette buna yol açan sebep, yetimlerin kendileri ve mallarına ilişkin yapılan kesin uyarı ve eşler arasında adaletin gerçekleşmeyeceği yönünde ortaya çıkan kaygıdır. Bu aşamadan sonra mali güçleri yetmeyenler, kalabalık eşlerini ve çok sayıdaki çocuklarını geçindirmek amacıyla koruma sorumluluğunu üstlendikleri yetimlerin mallarına göz dikmekten vazgeçtiler. Yine de bu, bir takım durumlarda çok eşliliğin büsbütün kötü, istenmeyen veya başka kültürlerin –özellikle çağımızda bir Katolik formu ve modern Batı’nın idealize ettiği tek eşli modelin- derin etkisinde aşağılanan bir evlilik olarak algılanmasını gerektirmez. Evliliğin temeli olan nikah akdinde aslolan

1) Aileyi mali bakımdan geçindirebilecek imkanlara sahip olunması,

2) Eşler arasında adaletle davranılması,

3) Her halükarda nikah akdinin icap ve kabule, yani serbet iradeye dayamasıdır. Zor ve baskı altında bir kızın veya kadının nikah altına alınması, babası veya ailesi tarafından istemediği bir evliliğe zorlanması yasaktır, o akit sahih değildir.

Böyle olunca, birinci eş gibi ikinci, üçüncü veya dördüncü eş olma durumunda olan kadının özgür iradesiyle seçimi ve rızası nikah akdinde rol oynamaktadır. Kendisi ikinci, üçüncü veya dördüncü eş olmak isteyen kadın varsa, başkalarının onu bu tercihinden alıkoymaya çalışması, doğası gereği bir özgürlük kullanımı ve hakkının engellenmesi anlamına gelir. Hatta “liberal bakış açıs“ndan, “bireysel özgürlüğün engellenmesi“ demek olur. Kadın istemediği bir evliliğe zorlanıyorsa eğer, kamu otoritesi buna müdahale etmelidir. Yoksa bir kadının özgür iradesiyle kaçıncı eş olacağı konusu kamu otoritesinin yetki konusu değildir. Kadın veya erkek bu konuda tercihini yaparken; dinini, dünya görüşünü  veya toplumsal şartların kendine ilham ettiklerini referans alır. Nasıl Katolik bir Hıristiyan birden fazla evliliğe zorlanmayacaksa, bir Müslüman da adalet şartlarını haiz olduğu takdirde birden fazla evlilikten engellenemez, her iki örnekte dine müdahale olur.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, bir kadın, eşinin kendisinden başka bir kadınla evlenmesini istemiyorsa, nikah akdi sırasında bunu bir şart olarak öne sürer, eşi böyle bir şeye teşebbüs edecek olsa, bunu boşanma sebebi olarak sayar.

Toplumsal hayat daima zaruretler ve sürprizlerle doludur. Ayet, hiçbir şekilde şu veya bu zaruret dolayısıyla çok eşli evliliğe izin vermiş değildir, bu tür evliliğin çok elzem, çok zaruri hallerde başvurulacak bir “ruhsat“ olarak sayılması da mümkün değildir. Ayete göre yegane endişe sebebi “adaletin tesisini zorlaştıran şartlar“dır. Bir kadını hak ettiği şekilde geçindirmek, güvenlik ve sağlığını üstlenmek ve sosyal konumuna göre tutmak mümkün değilse, bu kadına karşı adaletsizliktir, böylesi durumlarda erkeğin değil çok kadınla, tek kadınla evlenmesi dahi tavsiye edilmemiş, ona bir “savaş esiri cariye ile yetinilmesi“ öğütlenmiştir. Bir erkek mali imkansızlıklar dolayısıyla büsbütün kadınsız/eşsiz bir hayata mahkum edilmeyeceğine göre, cariye ile düşük profil bir evlilik yapması son derece rasyonel ve insani görünmektedir. Erkek, bu imkana da sahip olmayacak olsa, haram yollara sapacak, büyük günah işleme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu konu Nisa suresinin 25. ayetinde tekrar ele alınmaktadır.      

ÖNEMLİ NOT: Aldığım çok sayıda e mail ve telefonla benim 1984’ten beri piyasada olan Kur’an mealimin “Kur’an-I Kerim ve Türkçe Anlamı –Meal ve Sözlük-“ çeşitli isimler altında basılıp satıldığını, içinde hem Arapça metin hem Türkçe mealde yanlışlıklar, silinmiş kelimeler olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Her yeni baskısında meali dikkatle gözden geçiriyorum. Şikayetlere konu olan nüshalar iznim ve bilgim olmadan yapılan “korsan baskılar”dır. Okuyucularımdan, kitapçı ve dağıtımcılardan ricam “Çıra Yayınları” dışındaki hiçbir baskıya itibar etmemeleri, kul hakkını ihlal eden ve meal dahi olsa para hırsıyla her günahı işlemekten çekinmeyen kimselerin korsan baskılarını alıp satmamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.