1. YAZARLAR

  2. Mehmet Arı

  3. İnsani Hareket ve Kamilleşme
Mehmet Arı

Mehmet Arı

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsani Hareket ve Kamilleşme

A+A-

rızasıdır.  Bir öğrenci sınava girdiğinde alacağı puanı tahmin olarak ifade eder. Beklediği puanı genelde ben bu kadar bekliyorum diye ifade eder. Çünkü sınavın değerlendirmesi başka biri olan öğretmen tarafından değerlendirilmektedir. Lakin bizler sınava iyi çalışmadığımız halde, üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmediğimiz halde, sınav sonucunu tahminden daha çok kesin ve kati şekilde ifade edebiliyoruz. Bizler islami hareketiz, yaptığım eylem Allah rızası içindir. Halbuki eylemlerimiz daha değerlendirmeye tabi tutulmadan bizler üzerimize düşmediğ halde kesin sonucu ifade edebiliyoruz.


Neden bu kavramı seçtiğim: bir olay islami oldu mu, insanlar onda yanlış yapma olasılığını yok sayıyorlar. Bu durum Allah rızası kavramı içinde kullanılmaktadır. Bir müslümanın Allah rızası  gözetleyerek davranışlarda bulunması davranışlarının geçerli olduğunu göstermez. O davranış onun yanında Allah rızasıdır veya İslami harekettir; lakin onun geçerliliği ve doğruluğu ahiret yurdunda mizana vurulduktan sonra belirlenecektir. Bu yüzden İslami hareket kavramı benim için insani hareket; Allah rızası kavramı ise böyle bir beklenti içine giriyorum olarak değerlendiirilebilir. Bu davranışlar insan kaynaklı olduğu için İslami olması için ahiret yurdunda onay alması lazım. Nasıl ki bir öğretmen, savcı, mimar, hekim sıfatını kazanmak diploma ile kesinleşiyorsa, kimse  de kendi ön yargılarıyla ben İslami Hareketim ben doğrusunu yapıyorum diye davranışlarını temelsiz bir zemine oturtamaz. Bu bize tüm islami hareketlerin aslında bir insani hareket olduğunu göstermektedir. Kaynağı ve menşei her ne kadar kuran ve islam olsa da eylemi yapan insandır.


İnsani hareket olması insan davranışlarının sorgulanması gerketiğini ve insanın noksanlıkla var olduğunu kabullenmemiz gerektiği şartını ortaya koymaktadır.  Durumun en başında bunu kabullenmediniz mi o zaman ilerleyen süreçte yanlışlarınızı göremeden yanlış yapa yapa sona doğru yaklaşırsınız. En başta yaptığınız küçük bir yanlış ya da sapma en sonunda çok büyük felaketlere sebep olabiliyor. Bu yüzden hataları farketme insanın en büyük erdemi olmaktadır. İnsanın ulaşabileceği en üst nokta insan-ı kamildir. Bunu hata yapmayarak değil hataları farkederek elde edebiliriz. Hataları farkedebilmenin ilk şartı hata yapacacığımızı kabullenmektir. İkinci şartı tefekkür ederek hataları bulma süreci geliyor.  Hataları bulabilmenin tek yolu üzerinde tefekkür etmektir. Eğer kişi tefekkür ederek kendi hatalarını bulamıyorsa, bu durum kişinin zayıf bir düşünce yapısına sahip olduğunu gösterir. Çünkü hiç kimse hatadan muaf olamaz. Hatta hatalarını göremeyenler bile ölüm döşeğinde yaptıklarından dolayı insanlardan helallik istemişlerdir. Bunun en iyi örneği Firavn dur. Onun kibri gerçeği görmesini engelledi lakin ölümle yüzleşince o bile hatalarını itiraf etmek zorunda kaldı.


Kusurları kendiden saklanmış kimse insanların en eksik ve temyiz gücü en zayıf olandır. Bu akıl zayıflığı bir insan için; bir kuruluş için musibet olarak yeter. Gelişmek isteyen kurumlar ve akıllı insanın yapabileceği en iyi durum kendi kusur ve ayıplarını azaltmaya çalışmaktır. Zaten hatalarını göremeyen insan, yaptıklarını bir maharet zanneder. Yaptıklarıyla gururlanan insan ise eksik insandır ki bu da yeryüzündeki en büyük ayıptır. İnsanın aklı noksanlaştıkça kendini daha akıllı ve mükemmel zannetmektedir.  Nitekim insanlar arasında hırsızlık, zina, adam öldürme ve cinsi sapıklık gibi durumlarla övünenler vardır. Kendi eksik ve ayıplarını göremeyen yapılar ahmak, aptal ve sosyal olayları okuyamayan temyiz gücü zayıf kuruluşlardır.


Böyle bir rezil durumdan kurtulmak için biran önce hatalarımızın mutlaka var olduğunu kabullenip bunları bulmaya çalışmalıyız. Kamilleşen insan ise, bu bir ömür sürmelidir. Eğer bu bir kurum ise, bunun sonu olmadığını bu yapı olduğu sürece hataların var olacağını düşünmek gerekir. Değişim uzun süreli olduğu için devamlı yapılan hatalar moral bozukluğu yerine bunun bir süreç olduğu kabulü ve önemli olanın hatalar ve eksiklikleri ile beraber bundan vazgeçilmemesidir.


Karekter eğitimi en zor eğitimdir. Eğittiğimiz vahşi canlılardan belli bir süre sonra emin olabilirsiniz. Lakin karekteriniz, mizacınız, nefsiniz siz yaşadığınız sürece sizin açığınızı gözetleyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.