1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. İmha ve eleştiri arasında...
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

İmha ve eleştiri arasında...

A+A-

Siyasetçilerin ve siyasi iktidarın duruşu, toplumsal olaylara bakışı, cari politikaları ve bunlara yönelik ittifaklar dönem dönem değişir.

Bizde de öyle oluyor.

Gezi hadisesinin bu açıdan bir kırılma, en azından bir görünürlülük yarattığına şüphe yok.

Geçen hafta AK Parti'nin etrafındaki ittifakın dağılma, ittifak unsurlarının kendi aralarında çatışma eğilimi taşıdıklarını yazmıştık.

Bu tür gelişmeler gücü değil, gücün mecrasını değiştirirler.

İttifak dağılması, örneğin, AK Parti'nin güç kaybettiğini göstermez, başka bir 'güç pisti'ne geçtiğini gösterir.

Nitekim yapılan kamuoyu araştırmaları AK Parti oyunun arttığı, Gezi olaylarının AK Parti'ye yaradığını yüzde 50'leri aştığını gösteriyor. Bu durum güçlü bir seçmen meşruiyetine, dolayısıyla güçlü demokratik bir meşruiyete işaret ettiği kadar, muhtemel bir kutuplaşmaya, kutuplaşmanın içerdiği gerginliklere, gerginlik ve çatışmaların içerdiği muhtemel 'demokrasi tavizlerine' de gönderme yapar.

Zira kırılma ve kutuplaşma hallerinde, 'toplumsal olay, siyasi gelişme merkezli tavır ve tepkiler'in yerini, adım adım 'iktidara destek ya karşıtlık ikilisi' alır. Arada kalan tüm tercih ve hamlelerin kayıpları, demokratik kayıplara dönüşür ve bu ortamda bunlar iki cepheden de dışarı sızarlar.

'Ya hep ya hiç...'formülü devreye girer.

Bu, iyi bir formül değildir.

Umarız Türkiye bu hatta hızlı ilerlemez.

Bunun önünü alacak, kırılmaları yakınlaştıracak, ayrışmaları tekrar iç içe sokacak somut siyasi adımlardır, siyasetin erdemini (yani çatışma ve kutuplaşma yerine, tartışma ve etkileşimi), demokrasinin gücünü (hem sorun çözme hem kimlik üretme açısından) içerecek hamlelerdir.

Bunun içindir ki, pek çok gözlemci, bu konuda ilk sorumluluğun, mevcut dağınıklığı üreten ve gücü taşıyan AK Parti'de olduğuna işaret ediyor.

Bunun içindir ki, pek çok gözlemci Kürt meselesinin, daha doğrusu barış sürecinin önemine, bu açıdan taşıdığı güce işaret ediyor.

Bunun içindir ki, yine pek çok gözlemci Türkiye'nin Mısır ve Suriye politikalarının kimi aşırı yönlerine (Suriye açısından El Kaide tipi örgütlere aktif politik destek ve askeri müdahalede öncü konum, Mısır açısından ise siyasi iktidarın İhvan'la tam ideolojik bütünleşme görüntüsü vermesi ve Batı karşıtlığı bayrağını kendisine rağmen taşır duruma düşmesi) işaret ediyor.

Haklı ve başarılı olmak siyasette her zaman tek başına yeterli olan durumlar değildir.

Kullanılan araçlar, üretilen siyasi iklim, değerlere ilişkin demokratik meşruiyet ile temsilden doğan toplumsal meşruiyetin ele vermesi, katılım taleplerini asgari düzeyde dikkate alma, toplumsal talepleri asayiş nesnesi haline indirgememek, velhasıl demokratik zihniyet şemsiyesi son derece önemlidir.

Siyasi iktidara yönelen, 'yeminli, öfkeli ve köktenci' olmayan, tersine 'özünde kurucu nitelik taşıyan eleştiriler'in kökü de burada yatmaktadır.

Madalyonun bir yüzü böyle...

Diğer yüzde ise ne yazık ki, iktidara yönelik 'yeminli, öfkeli, köktenci malum tavır'ın siyasi koşullardan istifade ederek 'demokratik ve uyarıcı eleştiriler'e galebe çalması bulunuyor.

Bugünün, siyasi iktidarın kimi eksiklerini ve hatalarını adım adım geriye taşımak, makarayı geri sararken her aşamanın yanlış ve hatalı olduğunu ima etmek, ucuz bir anakronizmle bugünkü sorunlarının dünden kaynakladığını iddia etmek, büyük değişim sürecini ve olumlu girdileri görmezden gelmek de başka büyük siyasi hastalık olarak karşımızda.

Bu hastalık, en az, madalyonun diğer yüzündeki, katılaşma, mutlaklaşma, siyasi iktidar merkezli negatif ya da pozitif aşırı siyasallaşma kadar sıkıntılıdır.

Kimse unutmamalıdır: Bu ülke mevcut siyasi iktidarla ciddi bir sivilleşme süreci yaşadı, Ergenekon davası gibi davalar üzerinden ciddi bir meşru temizlik hamlesi yaptı, İslami ve laik kesim içinde demokratikleşme dalgaları imkan verecek bir meşruiyet ve etkileşim zemini üretti. Temel hak ve özgürlük alanını genişletti. İstikrarlı ekonomi, özgüvenli ekonomi, kendisiyle barışık toplum istikametinde önemli yollar aldı.

Şunu da kimse unutmamalıdır: Geçmiş her zaman geleceği tarif etmez. Çıtanın yükselmesi, dahası düşmemesi siyasi iktidara yönelik en önemli talep ve eleştiri unsurudur ve öyle kalacaktır.

yenişafak

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.