1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. İMAN ETTİK DİYENLER İMAN EDİNİZ!
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

İMAN ETTİK DİYENLER İMAN EDİNİZ!

A+A-


 

İslam coğrafyasında her gün insanın içini paralayan yeni haberler duyuyoruz! İslam coğrafyasının pek çok yerinde Müslüman görünenler, birbirinin boynunu vurmakta, birbirinin kanına acımasızca girmekte, gaddarlığın zirvelerinde tepinip durmaktadırlar! Her yeni güne başlarken, yeni katliamlara, yeni işgallere, yeni vurgunlara, yeni sürgünlere, yeni vahşet ve dehşetlere dair haberler, kara bulutlar gibi tepemizden eksik olmuyor.

Ebu Musa El Eş’ari (r.a.), Efendimizden şöyle rivayet etmektedir: “Müminler, Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, Müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!” (Buhari, Edeb 27; Müslim, Birr 66)

Bu gün ümmetin haline baktığımızda şöyle bir hisse kapılmaktan kendimizi alamıyoruz: Yegâne önderimiz, âlemlere rahmet olan Efendimiz acaba (hâşâ!) mümin olmayı yanlış mı tarif buyurmuş! Hâşâ O, İslam’ı yanlış mı anlamış, yaşamış ve de aktarmış!

Şüphesiz ki O, müminleri tarif buyururken doğru tarif etmiş! O’nun diliyle müminler bir vücut gibiydi. Müminler Allah(c.c.)’ın buyurduğu veçhile ve Efendimizin pak ahlakı üzere kardeş oluvermişlerdi. O’nun etrafında büyük bir aşkla, büyük bir muhabbetle, Allah(c.c.)’a kul olmanın zirve noktalarında, insanlığa emsalsiz bir kardeşlik, safiyet ve samimiyet örnekliği teşkil etmişlerdi.

Ey Âlemlere rahmet olan Efendim! Şu anda sana ümmet olduğumu(zu) ifade etmekten hayâ ediyorum! Şu anda senin sünnetinden, senin ashabından, seninle bizlere gönderilen sonsuz rahmet pınarından, Kevserinden bahsederken kahroluyorum! Ey âlemlere rahmet olan Efendim! Senin dosdoğru dediğin ümmetin bu gün o doğrulardan bihaber bir şekilde dünya istikbarının, siyonizmin elinde evirilip çevrilen bir meta, bir oyuncak olma zilletine düşmüş bulunmaktadır! Senin; “Ayaklarımın altına aldım!” Buyurduğun nice cahiliye adet, fikir, görüş, hal, tavır ve davranışlar, ne hazindir ki hayatımızın ayrılmaz birer parçası, birer gerçeği haline gelmiş bulunmaktadır!

“Ey iman edenler! Allah’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin! Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.” (Nisa, 136)

Ey Müslüman geçinip de; cemaatini, derneğini, dergâhını, vakfını, partisini, meşrebini, mezhebini Nuh (a.s.)’ın gemisi gibi addedip; diğer Müslümanları ‘batıl’ üzere olmakla yaftalayanlar! Ey, İslam; “benim mezhebimdir!”; İslam, “benim meşrebimdir!”; “İslam, benim

vakfımdır, benim derneğimdir, benim partimdir, benim cemaatimdir…” diyen zavallılar! İslam, Allah(cc)’tan, bütün bir insanlığın felahı için vahyolunan yegâne aziz dinin adıdır! İslam; “Lailahe illallah, Muhammedu-r Rasulullah!” diyenlerin tümünü kardeş ilan eder! Bu kardeşler arasında büyük bir muhabbeti, sadakati, samimiyeti, uzleti ve adaleti şart koşar! Ancak bu ve benzeri hal, tutum ve davranışlar sergileyenler sadıklar mümin olabilir ve “muflihun” zümresinde yer alabilirler. Aksi halde “müfsidun” taifesinden olunacağı asla ve kata hafife alınmamalı ve akıldan çıkartılmamalıdır.

Urve bin Zübeyr (r.a.) Anlatır.

Abdullah bin Amr bin As (r.a.)’a: “Müşriklerin Resulullah (s.a.v.) Efendimize yaptığı eziyetlerin en şiddetlisini bana haber verebilir misin? Diye sordum. Bana şunları anlattı: “Resululah (s.a.v.), Kâbe’nin avlusunda namaz kılarken, Ukbe bin Ebu Muayt geldi, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin omzundan tutarak elbisesini boynuna dolayıp şiddetle sıkarak, Efendimizi boğmaya çalıştı! O esnada Ebubekir (r.a.) gelerek omzundan tutup o müşriki Resulullah (s.a.v.) Efendimizin başından defetti ve şöyle seslendi:

Bir kişiyi; “Rabbim Allah’tır” dediği için öldürecek misiniz? Halbu ki O, Rabbimizden size apaçık mucizeler ve deliller getirmiştir! “ (Mümin, 28) dedi.” (Buhari, Tefsir, 40/1)

Ey müminlere karşı bu kadar gaddar davranıp, merhamet ve şefkatten nasipsiz olanlar! Siz sahi hangi din üzeresiniz! Sahi siz, azgın bir müşrik olan Ebu Muayt’ın Efendimize yaptıklarının dahi daha fazlasını Müslümanlara karşı yapmakla, müşriklerden ne gibi bir fark üzeresiniz! “Kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır” (Bakara, 74) Ayeti kerimenin buyurduğu hal üzere olmayı mı yeğliyorsunuz? Heyhat!

Müslümanlar demek ki bu kadar mı duyarsızlaşmışlar! Müslümanlar demek ki bu kadar mı ahmaklaşmışlar! Müslümanlar demek ki bu kadar mı asli benliklerinden uzaklaşmış ve bu kadar mı kendilerine gönderilen dini mübinden fersah fersah uzaklaşmışlar! (İstisnaları tenzih ediyorum)

“Ey iman eden(ettik diyen)ler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.” (Nisa 136)

Ey iman ettik diyenler! Ey ümmetin müşküllerinden bihaber bir şekilde gaflet üzere hayat sürdürenler! Ey Allah(cc)’ın aziz kitabından nasipsiz kalanlar! Ey çil yavrusu misali sağa-sola fütursuzca savrularak ümmet bilinç, şuur şeref ve haysiyetini yitirip; envai cehalet çukurlarına

yuvarlananlar! Ey nice savrulmalara kapılıp istikbar ve zorbalara yem olmaktan öte bir işlevi olmayanlar! Şu nidayı ilahiyi hiç mi duymuyorsunuz?

“Allah'a ve Rasulüne itaat ediniz, (Kurân'ı ve sünneti uygulayınız, tebliğine, teşriine riayet ediniz). Birbirinizle didişmeyiniz, (çekişmeyiniz, hasmane bir mücadeleye girmeyiniz!) Yoksa korkuya kapılır (çekingen ve yılgın hale gelir); devletiniz, gücünüz (şerefiniz, etkiniz, itibarınız kuvvetiniz, liderliğiniz) elden gider. Sabırla mücadele(direnme)ye devam ediniz. (Zira) Allah sabrederek mücadeleye devam edenlerle beraberdir.” (Enfal, 46)

Yine Kur-an’da geçen müminlerin birkaç özelliğine parmak basalım:

1-Allah’a asla şirk koşmazlar. (Furkan, 68)

2-Namuslarını-iffetlerini hassasiyetle muhafaza ederler. (Furkan, 68)

3- Namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. ( Müminun, 2-9)

4-Boş, malayani, lüzumsuz şeylerden yüz çevirirler. (Müminun, 3)

5-Asla (Müslümanlar hakkında) zanda bulunmazlar.(Casiye 34)

6-Asla yalan söylemez ve yalan şahitlikte bulunmazlar. (Müminun, 8, Furkan 72)

7-Sözlerine sadıktırlar ve emanetlere ihanet etmezler. (Bakara, 177)

8-İhtiyaç sahiplerine yardım ederler, infakta bulunurlar. (Fetih, 29)

9-Kâfirlere karşı sert ve kendi aralarında merhametlidirler. (Fetih, 29)

10- Adaletle hükmederler ve haksız yere herhangi bir cana kıymazlar. (Enam.151)

11-Allah’ın ayetlerini az bir para karşılığında satmazlar. (Ali İmran, 199)

12-Ne olursa olsun, hakkı bile bile gizlemezler. (Nisa, 94)

Rabbim, ümmet olarak cümlemize bu ilahi beyanlarını gereği üzere anlamayı, inanmayı ve tam bir teslimiyet üzere yaşamayı müyesser kılsın. Âmin.

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.