1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. İlahi Adalet Mahkemesindeki Tanıklar/Maarif
İlahi Adalet Mahkemesindeki Tanıklar/Maarif

İlahi Adalet Mahkemesindeki Tanıklar/Maarif

A+A-

 

Bu mahkemenin tanıkları da mahkemenin kendisi gibi eşsizdir. Çünkü:

 

a-Herkesten üstün olan bizzat Allah u Taala’nın kendisi en başta bulunmaktadır. Yani hakim ve yargıcın kendisi aynı zamanda tanıktır da. Allah u Taala bu konuda şöyle buyuruyor:

“…seni öldürsek ve sana göstermesek de; sonra da Allah, yaptıklarına tanıktır onların.”(Yunus:46)

Kumeyl duasının bir bölümünde de şöyle deniliyor:

“Allah’ım! Beni affetmeni senden diliyorum. İşlediğim ve kaydetmesi için Kiramul Katibin’i görevlendirdiğin her günahımı affet. Kiramul Katibin, benim işlediğim tüm amellerimin kayıt altına alınması için görevlendirdiğin ve onları benim tüm aza ve organlarım ile birlikte benim amellerime tanık kıldığın kimselerdir ve senin kendin tüm onlardan üstün olarak bana tanıklık etmekte ve sen yaptığım her şeyin şahidisin…”

Duanın bu bölümüyle ilgili olarak iki husus ön plana çıkmaktadır. Birincisi, duada şahit ve tanıkların, Allah u Taala, melekler ve insanın kendi azaları eşkelinde sıralanmış olmasıdır. İkincisi de Alla u Taala’nın şehadet ve

tanıklığının ötekilerin tanıklığından üstün olacağıdır. Onlar için gizli kalan ve bilinmeyen hususları da Hak Taala bilecek ve tanıklık edecektir.

b-Peygamberler de hesap ve ceza gününün tanıklarından olup kendi ümmetlerinin amellerine tanıklık edecekler. Keza yüce İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav) de tüm peygamberlere tanıklık edecek.

“Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.”(Nisa:41)

Aslında bu mesele ilahi resuller için çok kolay ve mümkün bir şeydir ve peygamberlerin engin ruhları kendi ümmetlerini ihata etmektedir. Keza yüce İslam peygamberinin yüce ruhu da tüm peygamberleri ve asırları ve hatta tüm alemi ihata edecek. Zira Hak Taala ile öteki mahluklar arasında tek feyiz kaynağı ve vasıtasıdır.

c-Melekler: Kumeyl duasından aktardığımız bölümde de belirtildiği üzere meleklerin de hesap günü şahitlerden olacakları anlaşılıyor.

“Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.”(Kaf:21)

Hz. Ali (ra) kıyamet günü insanların yanında şahit olarak gelecek olan bu melekler hakkında, “İnsanı kıyamet günü mahşere doğru götüren bir görevli ve onun amellerine tanıklık edecek şahit” tabirini kullanmaktadır.

d-İnsan vücudundaki aza ve organlar: Bu mahkemede normal dışı olan hususlardan biri de insanın kendi organlarının bizzat kendi aleyhinde tanıklık edecek olmalarıdır. Kumeyl duasında bu şahitlere de değinilmektedir. Kur’anı Kerim Nur Suresi 24 ve 25. Ayetlerinde mealen şöyle buyuruyor:

“İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır. O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.”

Suçlu, niçin kendi aleyhine tanıklıkta bulunduğunu belirterek itiraz ettiği zaman ise o şahsın organları, her şeye konuşma kabiliyeti veren Allah u Taala’nın kendilerine de konuşma kabiliyeti verdiğini belirtmektedirler.

“Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?” derler. Derileri de der ki; “Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O’na döndürülüyorsunuz.”(Fussilet:21)

Diğer ayetlerde de bu konuya temas olunmaktadır.

e-Yeryüzü ve gökler: İnsanın işlediği amele tanıklık edeceklerden biri de o ameli işlediği mekandır.

“İşte o gün yeryüzü bütün haberlerini ortaya dökecek. Çünkü Rabbin ona öylece vahyetmiş ve bildirmiştir.”(Zilzal:4-5)

Bu ayetin açıklanmasıyla ilgili olarak Allah Resulü şöyle buyurmuştur:

“Yer yüzünün bütün haberlerini dökecek olmasından maksat, erkek, kadın tüm insanların hangi mekanda ne iş yapmışlarsa o mekanın şehadet edeceğidir. Filanca gün filan işi yaptın diyecek.”

Bir çok hadiste de camilerde muhtelif yerlerde namaz kılınması tavsiye edilmiştir. Zira mekan kıyamet günü tanıklık edecektir. Bir hadiste şöyle buyruluyor: “Camilerde, muhtelif kesimlerde namaz kılınız, zira kıyamet günü o namaz kıldığınız her bir mekan sizin orada namaz kıldığınıza dair tanıklık edecektir.”

Hz. Seccad (ra) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım seni şahid ve tanık kabul ediyorum, senin şahitliğin yeterli olmasına rağmen yine de gök ve yeri de tanık olarak istiyorum.”

f-Zaman: Rivayetlerden bazılarında kıyamet günü tanıklarından birinin de zaman olduğu beyan edilmiştir. Bir rivayette Hz. Ali (ra)ın şöyle buyurduğu aktarılmıştır: İnsanoğlunun geçirdiği her gün; “Ey Adem oğlu, ben yeni bir günüm ve senin tanığınım, bende iyi söz söyle ve iyi amelde bulun ki, kıyamet günü senin yararına tanıklık

edeyim. Çünkü bundan sonra asla bir daha beni görmeyeceksin.”

Burada şöyle bir soruyla karşılaşılabilir: Kıyamet günü bunca şahid ve tanığın var olmasının hikmeti nedir? Çünkü mahkemelerde tanığın bulunması ve şehadette bulunmalarının hikmeti, hakkın aydınlatılması ve hakimin meseleye vakıf olmasıdır. Buradaki hakimin kendisi meseleyi en ince ayrıntılarına kadar biliyor ve bizzat kendisi o amellere şahitlik etmiştir ve onun kendisi alim ve habirdir, ilmi her şeyi ihata etmektedir. Öteki şahitlerden her biri de tek başına yeterliydi ve onların olduğu yerde artık başka bir şahide gerek duyulmuyordu.

Cevap: Şahidin çeşitliliği ve onların şehadet verme metotlarının farklı oluşu, insan terbiyesi ve eğitiminde önemli etki uyandırmaktadır. Aslında bu şahitlerden her biri insanı birkaç açıdan ihata etmiş, tamamen kuşatmıştır ve Allah u Taala da her açıdan insanın gözetleyicisidir. İnsan bu hususu dikkate aldığında kendi amel ve davranışlarında daha dikkatli hareket eder ve günah işlemekten kaçınır.

Hz. Sadık'tan, Allah u Taala’nın her şeyi bilmesine rağmen, insanın iyi ve kötü amellerini kayıt altına almak için meleklerin görevlendirilmesinin hikmetinin ne olduğu sorulduğunda şöyle buyurmuştur:

-“Kullarının, melekleri kendi yanlarında hissetmeleri ile Allah'a itaat meselesine daha fazla özen göstermeleri için Allah u Taala melekleri insanların amellerine tanık ve

kendine yönelik yapılan ibadetleri kayıt altına almakla görevlendirmiştir. Günah işlemeye azmeden birinin, meleklerin kendi yanı başında olmasını hatırlamasıyla o günahtan kaçınabilir ve “Allah’ım beni görüyor ve melekler de amellerimin şahitleridirler” der. Doğrusu insan her ameli işlediği zaman yerin, zamanın, kendi organlarının, Allah’ın gizli görevlilerinin, meleklerin ve bizzat Allah'u Taala’nın kendisinin ameline tanık olduğunu ve orada hazır bulunduklarını ve günün birinde ona karşı tanıklıkta bulunacaklarını idrak ettiğinde ister istemez kendi amellerine daha fazla dikkat eder ve özen gösterir.”

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.