1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. İki mesele: Sünni siyaset ve Kürt sorunu
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

İki mesele: Sünni siyaset ve Kürt sorunu

A+A-

Türkiye'yi de yakından ilgilendiren, önümüzdeki on yıllarda Ortadoğu'ya her anlamda damga vuracak iki büyük bölge meselesi var.

İlki 'Sünni siyaset' meselesidir.

Arap Baharı'yla karşımıza çıkan bu mesele, Kuzey Afrika'dan güney sınırlarımıza uzanan Sünni bir alanda, 'toplum-siyaset ilişkileri'nin yeni bir ivme kazanmasına işaret ediyor. Bu çerçevede bölgede siyasi rejim formatları değişiyor, en azından, sarsılıyor ya da evriliyor. Baskı altında tutulan toplumsal bir enerji açığa çıkarken, bu enerjinin İslami niteliği üzerinden siyaset ve din arasında yeni temaslar yaşanıyor. Bu temaların içerdiği yeni siyasi biçimler, bunlar arasındaki farklılaşma ve çatışmalar ortaya çıkıyor.

Körfez'de hüküm süren mutlakiyetçi rejimler, el Nusra, IŞİD gibi Selefi hareketler, İhvan-Hamas gibi ılımlı ve potansiyel olarak çoğulculuğa dönebilecek diğerleri arasındaki farklılaşma, hatta dolaylı çatışma, bölge dışı güçlerin bu farklılıklar üzerine oynadıkları 'çıkar bahisi' bu gelişmenin somut ifadeleri.

Tüm bunlar bugünden yarına belirleyici olacak bir çizgiye işaret etmektedir.

'Hangi biçim, hangi dengelerle, hangi siyasi format nerede galebe çalacak, bunlar siyasi güç dengelerini, kendi siyasal çevrelerini, İslami hareketleri nasıl etkileyecek' soruları gelecek ve stratejik düşünce için hayatidir.

İkincisi 'Kürt meselesi'dir.

Dört ülkeye bölünmüş Kürtler, hem (İran dışında) bulundukları ülkelerde, hem oluşturdukları uluslararası alanda siyasi açıdan son derece hızlı yol alıyorlar.

Barzani'nin özerk Kürdistan yönetimi bağımsızlık ilan etme aşamasına geldi. Türkiye'de (barış sürecinin yanında) sadece Kürt varlığının değil, Kürt politikasının toplumsal meşruiyeti soluyor. Suriye Kürtleri Rojava'da bugün yaşadıkları sıkıntılara rağmen özerk bir idare oluşturdular.

Kürt grupları (Barzani kaşısında PKK/PYD) arasındaki rekabete rağmen belirleyici olan unsur, bu grupların kontrol ettikleri alanlar arasındaki temas ve buradan yayılan toplumsal ve siyasi enerjidir. IŞİD'in Kobane saldırısının mevcut mesafeleri azaltan, ortak bir bilinç üretmesine yol açan etkisi buna bir örnektir.

'21. Yüzyılın ilk yarısı bir Kürt birliğine mi sahne olacaktır yoksa farklı Kürt grupların ait oldukları yerlerde demokratik sistem içinde özerkleşmelerine mi' sorusunun yanıtını zaman verecek.

Ancak şu açık: Yüzyıl Ortadoğu'da bir Kürt yüzyılı olacaktır.

İyi ve etkin bir dış politika ve strateji bunları görmeyi, hazır olmayı, yönlendirmeyi, hatta bunlara ön almayı gerektirir.

Daha iyi ve etkin bir dış politika bu iki meseleye yaklaşım arasında köprüler kurmayı, bunlara göre hazırlık yapmayı icap ettirir.

Türkiye Arap Baharı ve Sünni politikası konusunda, (kimi taktik hatalara, söylem fazlalıklarına, kestirim eksikliklerine rağmen) bizce tarihi açıdan doğru bir yol tutturmuştur. Çoğulculuk potansiyeli olan ılımlı hareketlere verdiği destek, monolitik ve dayatmacı siyasete aldığı mesafe siyaseten değerli ve önemlidir.

Tarih de umarız bu istikamete doğru akar.

Söz konusu Kürt politikası olduğu zaman, Türkiye attığı tüm olumlu adımlara, yürüttüğü cesur çözüm sürecine rağmen 'uluslararası Kürt alanının oluşumunu engelleme', 'kendi Kürt meselesini soyutlayıp Türkiye içinde buharlaştırmayı umma' politikalarıyla (en azından şimdilik) tarihi bir hata yapmaktadır.

Bu hata iki gün önce söylediğim gibi, 'Rojava'nın PKK'nın eylem sahası ve Türkiye'deki Kürtlerin bir parçası olduğunu bilmesi gereken Türkiye'nin, bu bölgeyi doğal siyasi tampon olarak kullanmak, çözüm sürecine entegre etmek yerine tam tersi bir tutum' izlemesidir.

Çoğulculuk, kapsayıcılık ve demokratik şemsiye bu konuda tarihin akışına uygun olarak Türkiye'nin ana politikası olmalıdır.

Bölgenin iki tarihi meselesi 'siyasi erdem, çoğulculuk ve demokratik siyaset' üçlüsü etrafında ele alınabilirse, ulusal çıkarın ana istikametinin bu olduğu görülürse, Türkiye'de bir 21. Yüzyıl gerçeği olur.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.