1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. İki Kulak Bir Dil
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

İki Kulak Bir Dil

A+A-

 

Sokrates, az yer ve kaba elbiseler giyer. Filozoflardan biri ona bir gün mektup yazar ve mektubunda şöyle der:

“Senin düşüncene göre her canlıya merhamet etmek vaciptir. Sen de bir canlısın; az yiyerek ve kaba elbiseler giyerek kendine acımıyorsun.”

Sokrates ona cevap verir:

“...Beni az yemekle de eleştirmişsin. Ben yaşamak için lazım olan miktarda yiyorum ve sen yemek için yaşıyorsun.”

Filozof tekrar ona yazar ve bu kez de az konuşmaya meyilli olmasının nedenini sorar.

Sokrates tarihi cevabında şöyle der:

“Allah, sana iki kulak bir dil vermiştir. Ta ki, konuştuğunun iki katını dinleyesin, dinlediğinden fazla konuşmayasın.”

İki dinlemek, bir konuşmak. Dinlemek, anlamak demektir. Tabi ki, gerçek anlamıyla dinlemek. Dinlemek işitmekten farklıdır. Kulaktan beyne giden her kelamın anlamı da beyne gitmez, gitse de işlem görmez.

Anlamaya çalışarak iki dinlemek ve düşünerek bir konuşmak, insani ilişkilerde fevkalede yapıcı bir rol oynar. Bu kurala dikkat edilse sosyal, kültürel, ailevi, arkadaşlık ve en gergin alanlardan olan siyaset ve ekonomik ilişkilerde tanık olageldiğimiz seviye kaybına uğramış sayısız gergin iletişimin ve atışmanın yerini ‘insan’ onuruna yaraşır düzeyli diyaloglar alır.

İnsan için ‘konuşan canlı’ denir. Zira insanı diğer canlılardan ayıran temel farktır konuşabilmek. Bazı kelamcılar, konuşma gücünü, ‘idrak-ı külliyat’ olarak tanımlamıştır. Eğer insanlar sürekli idrak ederek, birbirleriyle derk-i mütekabil/empati yaparak, anlamaya matuf dinlemede bulunarak konuşabilseydi, iki konuşup bir dinlemek yerine iki dinleyip bir konuşabilseydi, bireyler arasından devletler arasına kadar olan ilişkiler silsilesinde ihtilaf minimuma inerdi. Çünkü dinlemek ve konuşabilmek, çatışmayı önleyen esaslı bir imkandır.

Meselenin künhüne vakıf insanlar, her zaman önce dinlemeyi, yetmezse soru sorarak tekrar dinlemeyi, anlamayı, sonra düşünmeyi ve sonra da öz bir cevap vermeyi tercih eder.

Dinlemeden konuşan, anlamadan söz söyleyen, çok konuşup az dinleyen, dinlemekten sıkılıp konuşmayı seven insanlar, meseleye de kendilerine de vakıf sayılamazlar.

Konu az konuşmak ise, mevzuyu uzatmak, sükutun faydalarını anlatırken saatlerce konuşmaya benzer.

İki kulak, bir dil. İki dinle bir konuş demek. Fazla söze ihtiyaç var mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.