1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İHD’nin 9 aylık raporunda binlerce hak ihlali
İHD’nin 9 aylık raporunda binlerce hak ihlali

İHD’nin 9 aylık raporunda binlerce hak ihlali

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürdistan’da 2015 yılının ilk 9 aylık İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nda binlerce hak ihlalinin yaşandığı belirtilirken, 63 sivilin katledildiği, 293'ü çocuk 3 bin 564 kişinin gözaltına alındığı ve 41'i çocuk

A+A-

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürdistan’da 2015 yılının ilk 9 aylık İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nda binlerce hak ihlalinin yaşandığı belirtilirken, 63 sivilin katledildiği, 293’ü çocuk 3 bin 564 kişinin gözaltına alındığı ve 41’i çocuk 788 kişinin ise tutuklandığı, 1975 ev baskının gerçekleştiği ve 86 kişinin gözaltında işkenceye maruz kaldığı ifade edildi.

İHD Diyarbakır Şubesi Kürdistan’da yaşanan 9 aylık hak ihlali raporunu açıkladı. 24 Temmuz’dan bu yana süren çatışmalı ortamın sadece birkaç ay içinde sayısı yüzleri bulan masum sivilin, örgüt militanlarının, askerlerin ve polislerin yaşamını yitirdiği belirtilen raporda, son iki ayda yaşanan hak ihlallerinin tavan yaptığı ifade edilerek, “Sivil yargısız infazlar, işkence ve kötü muamele, toplanma ve gösteri hakkına yönelik müdahaleler, askeri operasyonlar nedeniyle meydana gelen ihlaller, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, kadın ve çocuklara yönelik şiddet, ekonomik ve sosyal haklardaki kayıplar gibi pek çok değişik ve kategorik konularda açığa çıkmıştır” denildi.

‘Üç ayda 218 ölü, 298 yaralı’

Çatışmasızlığın sona erdiği son 3 ay içinde yaygınlaşan şiddetli çatışmalarda, onlarca örgüt militanı, güvenlik güçleri mensubu ve siviller yaşamını yitirdiği belirtilen raporda, bölgede ilk 9 ayda 105 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği, 254 güvenlik görevlisinin yaralandığı, 104 örgüt militanının yaşamını yitirdiği ve 4 örgüt militanın ise yaralandığı; yine operasyon sırasında yaşanan çatışmaların ortasında kalan 9 sivilin yaşamını yitirdiği, 40 sivilin yaralandığı, 80 kişinin PKK militanları tarafından alıkonulduğu belirtilerek bu verilerin sadece son üç aylık veriler olduğunun altı çiziliyor.

‘İnsanlık suçları işlendi’

Devam eden askeri operasyonların uluslararası şekilde düzenlenen silahlı çatışma hukukunun tüm insancıl hukuk kaidelerini sistematik biçimde ihlal edildiğine ve ciddi insanlık suçlarının işlendiğine işaret edilen raporda, “Muş’un Varto ilçesi kırsalında çıkan çatışmada yaşamını yitiren Ekin Wan kod isimli HPG militanı Kevsel Altürk’ün cansız ve çıplak bedeninin teşhir edildi. Şırnak kent merkezinde güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu infaz edilen Hacı Lokman Birlik isimli yurttaş zırhlı polis aracının arkasına iple bağlanıp yerlerde sürüklendi. Sokağa çıkma yasağının konulduğu yerlerde başta çocuklar olmak üzere yaşamı yitiren sivillerin yaşam hakkı ihlal edildi. Anneler evlatlarının cansız bedenlerini günlerce derin dondurucularda saklamak zorunda bırakıldı. Öte yandan askeri operasyonlarda kullanılan savaş jetleri örgüt militanlarına ait mezarlıkları bombardımanına tabi tuttu. Bu durum dünyada neredeyse hiçbir çatışmalı ortam ve savaş deneyiminde karşılaşılmış bir durum değil. Yine operasyonlar sırasında ormanlık alanlar yakılarak doğa tahrip edildi” ifadelerine yer veriliyor.

‘ 63 sivil yaşamını yitirdi 93 sivil yaralandı’

Son üç ay içinde yaşanan ihlallerin en önemli boyutlarından birinin sivil yerleşim alanlarının güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonel faaliyetler sırasında, sivillerini yaşam haklarının ihlal edilerek, ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında gerçekleşen operasyonlarda çok sayıda sivilin güvenlik güçleri tarafından kasti, keyfi ve hedef gözetecek şekilde ateşli silah kullanımı sonucunda yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Rapor şöyle devam ediyor: “Öyle ki, operasyonlar sırasında mahallelere tanklarla top atışları yapabilecek kadar pervasızlaşan inanılması güç bir uygulamaya şahit olduk. ‘Kamu Düzeni’ ve ‘Güvenlik’ gerekçesinin ardına sığınılan bu hukuk dışı ve keyfi uygulamaların sürdürüldüğü 9 ayda bölgemizde, 63 sivil yurttaş yaşamını yitirmiş, 93 sivil yurttaş ise yaralanmıştır. Yüzlerce konut ve işyeri tahrip edilmiş, tedaviye erişim, enerji ve iletişim hakları ihlal edilmiştir.”

‘3 bin 564 gözaltı, 41’i çocuk 788 tutuklama, 86 işkence’ 

2015’in ilk 9 ayında bölgede yapılan 74 toplumsal gösteriye müdahale edildiği kaydedilen raporda, şunlara yer veriliyor: “Güvenlik güçleri tarafından gerçekleşen orantısız müdahalelerde, 88 yurttaş çeşitli şekillerde yaralanmıştır. Sabahın köründe çoğunluğu kapıları kırılmak suretiyle bölgemizde 9 ayda, 1975 ev baskını gerçekleştirilmiştir. Baskına maruz kalan evlerde yaşayan yurttaşların kafalarına silah dayatılmış, darp edilmiş, işkence ve kötü muamelede bulunulmuştur. Çoğunluğu bu ev baskınlarında ve toplumsal gösterilerde olmak üzere 293’ü çocuk 3 bin 564 kişi gözaltına alınmıştır. 41’i çocuk 788 kişi ise tutuklanmıştır. Gözaltında ve gözaltı yerleri dışında cinsel saldırıya varan insanlık dışı muameleler gerçekleştirilmiş, bırakın yurttaşlık haklarını insanlık onuru hiçe sayılmıştır. Gözaltında 86 yurttaş işkenceye maruz kalırken, 87 yurttaş da ev baskınları ve sokak ortasında güvenlik güçlerinin şiddeti ile karşı karşıya kalmıştır.”

Hiçbir demokratik hukuk devletinde, denetlenemeyen ve kontrol altında tutulamayan keyfi ve hukuk dışı davranmayı kendinde yasal ve meşru hak gören yine duvarlara ırkçı sloganlar yazan güvenlik birimlerinin olmadığına vurgu yapılan raporda, güvenlik görevlilerine ve mülki yetkililere geniş yetkiler tanınmasına olanak veren güvenlik paketi yasalarının geri çekilmesi talep ediliyor.

’45 kadın, 23 çocuk erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi’

Yaşanan bütün hak ihlallerinin yanında sağlık hakkının da ihlal edildiği belirtilirken, 282’si ağır olmak üzere 721 hasta tutuklunun cezaevlerinde kaderlerine terk edildiğine ve bunun yanında cezaevlerinin doluluk oranları nedeniyle sürgünler, tecrit-izolasyon, haberleşme-iletişim hakları ihlalaleri, işkence ve kötü muamelenin ise hızından hiçbir şey kaybetmeden devam edildiğine işaret ediliyor. Aile içi ve toplumsal alandaki erkek şiddetine de vurgu yapılan raporda; 45 kadının yaşamını yitirdiği, 15’inin yaralandığı, 13’ünün cinsel istismara maruz kaldığı, 23 çocuğun yaşamını yitirdiği, 7 çocuğun şiddet sonucu yaralandığı, 8 çocuğun ise cinsel istismara maruz kaldığı belirtiliyor.

‘Sansür korkunç düzeyde’

Basına yönelik sansürün de 12 Eylül Askeri Darbesini aratmayan uygulamalar olduğu belirtilen raporda, “Özellikle de siyasal iktidarın düşünce dünyası ile uyuşmayan muhalif basına yönelik gözaltı ve tutuklama, soruşturma ve dava açma, işten çıkarma, haber sitelerine erişimi engelleme, işkence ve kötü muamele, haber takibini zorlaştırma gibi uygulamalarıyla basın özgürlüğü üzerinde korkunç bir sansürün ve baskının oluştuğunu ifade etmek istiyoruz” diye yer verildi.

Yine aralarında üniversite öğrencileri ve politikacılarından bulunduğu 766 kişiye politik nedenlerle soruşturmalar açıldığı, açılan soruşturma ve davalarda 357 kişiye çeşitli ve haksız cezalar verildiği, yine ekonomik ve sosyal haklara yönelik ihlallerde ise,  534 kişi işten çıkarıldığı, 15 kişiye ise idari soruşturmalar açıldığı, 26 kişinin sürgün edildiği ve 13 kişinin ise görevinden uzaklaştırıldığı ve son 2 ayda 17 DBP’li Belediye Eş Başkanının ve onlarca belediye meclis üyesinin tutuklandığı belirtiliyor.

KCK’nin ilan ettiği geçici eylemsizlik kararına karşılık askeri operasyonların derhal durdurulmasının istendiği raporda, kalıcı bir çatışmasızlık halinin ve çözüm sürecinin yeniden taraflarca müzakere edilmesi çağrısı yapılıyor.

Kaynak: BasNews

   

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum