1. YAZARLAR

  2. Sena Betül ÇEKER

  3. İÇİMİZDEKİ DÜŞMANA DİKKAT!
Sena Betül ÇEKER

Sena Betül ÇEKER

Yazarın Tüm Yazıları >

İÇİMİZDEKİ DÜŞMANA DİKKAT!

A+A-

 

Bugünlerde sıklıkla gündemde olan, birçoğumuzun iple çektiği normalleşme sürecini, belki şaşıracaksınız ama ben hiç de özlemle beklemiyorum. Normalleşme denilen bu aşamada ilk olarak dikkat ederseniz, kuaförler, berberler ve AVMl’er açıldı.

Bu cidden düşündürücü esasında. Üretim yapan fabrikalar bile normale dönemezken, bu sektörlerin ilk önce faaliyete geçirilmesi şaşırtıcı değil mi sizce de? Modernizmin sunduğu tüketim çılgınlığına katkı sağlamaktan öteye gitmeyen bu normalleşmeye geri dönmek istemiyorum şahsım adına. Neden mi?

Sözüm ona anormal olan bu süreçte, anne- babalar çocuklarını yakından tanıma fırsatı buldu. Evlerinden uzak, babalığı sadece eve yiyecek ekmek getirmek olarak algılayan babalar, çocuklarıyla daha çok vakit geçiriyor, ebeveynler onların sorumluluklarını, okula, öğretmenlerine, aile büyüklerine yüklerken, şimdi normal olan ebeveynliğin sorumluluğunu taşıyor mecburen de olsa. Duygusal anlamda çocuklarını tanımaya fırsat bulamayan ya da kendisi de duygusal anlamda bu güce sahip olmayan ebeveynler psikologlara akın ederken, onların ilacının kendilerinde olduğunu fark etti bu süreçte. Bu yılın modası diye servis edilen, sekülerizmin oyuncağı olmaktan, çoğu zaman başkalarının bizim adımıza kararlar vermesinden hoşlanmazken, moda söz konusu olunca gönüllü köleleştiğimiz bu tuzağa düşmekten bir nebze de olsa kurtuldu insanlık (Bir nebze diyorum çünkü maskenin de modası oluşturuldu maalesef). Tüm bunların yanında virüs hakkında bir sürü komplo teorileri sunuldu. Hangisi doğru, hangisi yanlış bilemem. En doğrusunu Rabbim bilir ama bilinen gerçek şu ki; yıllar önce izlediğimiz filmlerdeki yapay zeka için müthiş bir zemin hazırlanıyor. İnsan iş gücünün neredeyse bittiği, iletişim de dahil olmak üzere her ihtiyacın sanal alemde giderildiği bir zemin atılıyor. Öyle düşünüyorum ki son zamanlarda yaşadıklarımız bir prova adeta.

Bir gazetede okuduğum habere göre, Elon Musk beni dehşete düşüren " İnsanlar artık 5 yıl içinde dil bilmek zorunda kalmayacak" başlığı altında yaptığı açıklamada şu detayları veriyor: " NEURALINK adlı bir cihazı insan beynine bağlayarak, pille çalışan bir çip beyne yerleştirilecek, beyinde bir ara yüz sağlanarak daha iyi görmesi sağlanacak, farklı bir dilde konuşmak istediğinizde bu sorun olmayacak, sadece o dili indirmek yeterli olacak, insanlar konuşmaya bile ihtiyaç duymayacak. "

Gelecek hakkında birileri yıllar öncesinde ciddi bir çalışma başlatıyor ve şimdi meyvelerini yeme aşamasında. Aklımızı başımıza almazsak şayet, normal olarak gördüğümüz şeylerin aslında bizleri ne denli normal olandan uzaklaştırdığını fark edemeyip bizim yerimize geleceği yönlendirenlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Unutmayalım ki bizi yıkacak olan dışarıda aradığımız, bizi tuzağına çekmeye çalışan bu tür düşmanlar değil, içimizdeki düşman. Bizleri hazırlıksız, ne yapacağını bilmez bir halde yakalayan şey her birimizin oluşturduğu düzen. Bağımlılıklarımız, asla vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımız, hayata bakışımız, ideallerimiz… Hayatta var oluş amacımız. Açılır açılmaz, sabahın köründe AVM’lere akın edip, evimizde çaydanlık yokmuş gibi çaydanlık alışverişinde bulunuyorsak araç olması gerekenleri amaç edinmişiz demektir ne yazık ki. Her biri ciddi anlamda muhasebesi yapılıp gözden geçirilmesi gereken, bizi sünnetullaha yönlendirecek bir araç olduğu gibi, ondan uzaklaştıran bir düşmana da dönüşebilir bu şekilde.

Kısacası modanın esiri ve teknolojinin kurbanı olarak, tüketim çılgınlığına kapılıp amaçsız, nerden geldiğini, nereye gideceğini bilmez bir şekilde yaşamak normal ise, ben bu normale dönmek istemiyorum. Ya siz?

Selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.