1. YAZARLAR

  2. Vahdettin İNCE

  3. Hz. Peygamber ve Batı
Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE

Vahdettin İNCE
Yazarın Tüm Yazıları >

Hz. Peygamber ve Batı

A+A-

Çocukluğumda köyümüzün aynı zamanda camisi de olan medresesinde Kur’an’ı hatmettikten sonra önce Melayê Bateyî’nin yazdığı Kürt klasik edebiyatının şaheserlerinden biri olan “Mewlûda Şerîf”i okudum. Şiir sanatının bütün incelikleri kullanılarak Resul-i Erkeme övgüler sunuluyordu bu muhteşem eserde. Etkileyicilikte Süleyman Çelebi’nin mevlidinden geri kalır tarafı yoktur yani. Seydamız hem dersimizi veriyordu hem de bazı yerlerini şerh ediyordu. Mevlitte peygamberimizin (s.a.v) validesi Amine hatunun doğum yapmasının anlatıldığı bölümde “Ay û way û ay û way! hate dewra Ehmedê dewra me çû” şeklinde bir mısra vardı. Seyda : “İblis’in, peygamberimizin (s.a.v) ana rahmine düştüğünü öğrendiğinde adeta çıldırmış vaziyette etrafa koşuşturduğunu, insanlardan ve cinlerden diğer şeytanları bu doğumu engellemek için harekete geçmeye çağırdığını, saltanatları açısından gelmekte olan büyük tehlikeye dikkat çektiğini” anlattı. Ne zaman bu mısrayı okusam Seydamızın bu açıklaması aklıma gelir.

“Ay û way û ay û way! Hate dewra Ehmedê dewra me çû!” (Ah u vah! Ah u vah! Geldi Ahmed’in devri, bizim devrimiz bitti!)

Akademik rivayetlere göre Toynbee daha otuzlu yıllarda batıyı uyarmış: “ideolojilerin dönemi bitiyor, dinlerin dönemi başlıyor. Bu dönemde etkili olabilecek tek donanımlı din İslam’dır. Ona göre hazırlıklarınızı yapın”diyesiymiş hem de ideolojilerin güçlerinin zirvesinde oldukları bir zamanda. Bunu duyduğumda da İblis’in çırpınışları gelmişti aklıma. Ay û way û ay û way! Hate dewra Ehmedê dewra me çû!

İblis bu, uyarısını yapar da yardakçıları emirlerine uymazlar mı? Resul-ı Ekrem’in çocukluğunda insi şeytanların nice tuzağından Allah’ın yardımıyla kurtulduğuna ilişkin bir çok rivayet vardır siyer kitaplarında. Hatta siyer kitaplarında anlatıldığına göre, bir keresinde amcası Ebutalib ile birlikte Şam’a gittiği, yolda bir rahiple karşılaştıkları ve rahibin onun gelecekte görevlendirilecek son peygamber olduğunu anladığı, bu yüzden amcasına eğer onu Şam’a götürürse Yahudilerin onu tanıyabileceğini, dolayısıyla ona zarar verebileceklerini söylediği, bunun üzerine amcasının da apar topar Mekke’ye geri döndüğü anlatılır.

Toynbee’nin dediği gibi gerçekten ideolojilerin devri kapandı, defterleri bir daha açılmamak üzere dürüldü. Şurada burada kıytırık bazı ülkelerde direnmeye çalışan tirancıkları dikkate almamak gerekir. Dinlerin devri başlamış bulunuyor. Ve uyarıyı dikkate aldığı anlaşılan batı da İslam’ın muhteşem dönüşünü engellemek için elinden geleni yapıyor. Peş peşe gelen askeri yenilgilerin, onları takip eden sömürge döneminin, sömürgeciliğe karşı verilen bağımsızlık savaşlarının ve ardından bu çabaların sinsice çalınıp sömürgeciliğin kar hanesine yazıldığının anlaşılmasından sonra hırçınlaşan Müslümanların kontrolsüz çıkışları da bu bağlamda batının namluya sürdüğü öldürücü mermilerden biridir.

Bunca önlem, Müslümanların bunca hatası muhteşem dönüşü engellemeye yetmemiş olacak ki Peygambere (s.a.v) yönelik pespaye saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Önce Danimarka’da peygamberimizi (haşa) tahkir eden karikatür çizildi. Sonra buna benzer saldırılar başka Avrupa ülkelerinde de tekrarlandı. Daha önce şeytanın uyarısına bir cevap gibi “Şeytan Ayetleri” kitabı yazılmıştı. Şimdi de ABD’de Resul-i erkeme, İslam dinine ağır hakaretler içeren bir film çekilmiş. Ve tabi Müslümanlardan büyük tepkiler gecikmedi.

Aslında anlamakta güçlük çektiğim bir durumdur batının bu tarz bel altı vuruşlara tevessül etmesi. İslam alemini kendi elleriyle çizdikleri devletçiklere bölüp hapsetmişler. Alt yapıdan tutun üst yapıya kadar her şeyi kendileri dizayn etmiş. Muhkem rejimler kurmuşlar ve bu rejimlerle aralarında su sızmıyor. Yani bugünden yarına İslam aleminde batıya alternatif olacak onun “dünyaya önderlik etme” rolünü devralacak bir akl-ı kül, bir şuurlu irade ufukta görünmüyor. Kurdukları düzen ufak tefek bazı aksaklıkları saymazsak saat gibi işliyor. Buna rağmen bunca hırçınlık, bunca öfke, hatta bunca korku ve telaş niye? Müslümanların boks maçında kafasına sert bir yumruk yemiş boksörün şuursuzca hedefini bulmayan yumruklarını andıran pejmürde çıkışları mı? ihtimal vermiyorum. Çünkü batının düzeni bunları da kendi çıkarına kullanacak, propagandasına alet edecek iriliktedir. Şu halde ne?! Batı medeniyeti niye “Ay û way û ay û way! Hate dewra Ahmedê dewra meç û!” modundadır. Bizim görmediğimiz, ama onların ileri teknoloji ürünü radarlarının algıladığı bir cisim mi yaklaşıyor gezegenlerine?

Bir hadis hatırlıyorum. “Benim korkum bir aylık yoldan salınır kafirlerin yüreklerine” buyuruyor Peygamber-ı Zişan. Batının fal taşı gibi açılmış gözlerle ufuklara bakıp hançeresini yırtarak korku içinde feryat etmesinin sebebi bu olmasın?!

Bence “ay û way…” etmekte haklılar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum