1. YAZARLAR

  2. Adem ÇINAR

  3. Hüsnü’nün işi zor Ökkeş’in kolay
Adem ÇINAR

Adem ÇINAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Hüsnü’nün işi zor Ökkeş’in kolay

A+A-

 

   16 Nisan’dan önce söylenen bazı nahoş söylemler hatırdan çıkmayınca "iyisiyle kötüsüyle bir referandum bitti" demeye kimsenin dili varmıyor.  Hain ve ihanetçi söylemleriyle başlatılan kampanyalara, fetvalar, uydurma hadisler ile iki tarafın şahinlerinin dozajını ayarlamadığı ağır lafları damga vurdu...

 

    Referanduma son iki hafta kala,  önce CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un "evetçileri denize dökme" çıkışı; ardından Düziçi(Osmaniye) Belediye başkanı Ökkeş Namlı’nın "hayırcıları işten çıkarma ve söylediği diğer ağır lafları" çok konuşuldu...

***

      Referandum bitti, iki iddia sahibi iddialarını yerine getirebilecekler mi?  Zira ikisinin de hararetlerini dindirecek bir sonuç sandıktan çıkmadı.  Radikal vaatlerini gerçekleştirmeleri için uygun zemin de oluşmadı.

 

      İddiası büyük olan Bozkurt’un işi daha zor, seçim ili olan Konya’da %72 evet çıktı.  Evetler, oradan da ülkenin Ege ve Akdeniz kıyısına kadar uzandı. İddiasını gerçekleştirmesi için Konya’da her üç seçmenden birini yanına alıp diğer iki seçmeni de önüne katıp götürmesi gerekir. Kıyıya giden yollarda ise evetçiler fazla, önü tıkalı. Kıyı illerinde yardım edecekler fazla ama kıyılar Bozkurt’a uzak. Bozkurt, ülkenin göbeğinde kalmış. Etrafı evetlerle sarılmış, başkentte hayırlar fazla ama ülkenin oranları gibi kıl payı önde. Oradan gelecek yardımın da kıymeti fazla olmaz.  Doğu ve güneydoğudaki hayırcıların da önünde set gibi duran evetler fazla. Oradaki hayırcıların önünü açmak istese, doğu ve güneydoğudaki evetçileri dökeceği deniz de yok.  Dediği gibi Samsun'dan yola çıkarak, evetçileri denize dökmeye çalışsa bu intihar olur. Karadeniz illeri evetten geçilmiyor.

 

       Bozkurt’un yanındakiler ise hepten perişan, hepten çaresizler. “Ne ettin Hüsnü Vekil” deyip duruyorlar. “Kalk gidelim İzmir’e. Orada işimiz daha kolay, üç kişiden birini dökeriz denize” diyorlar. Hüsnü Vekil desen, referandum biteli bir hafta oldu, sesi soluğu kesik, çıkmıyor meydana... 

            ***

       Namlı’nın ise işi kolay, zira iddiası küçük.  Lafları ağırdı ama iddiası küçüktü. Düziçi’nde 45 bin seçmen var, bunların %44 hayır dedi.  Hayır diyecek olan belediye çalışanları ile İŞKUR kapsamında işe alınan geçici işçileri işten çıkaracağını vaat etmişti.  Bu iki kesimde %44’lük hayırcıların içinde beş yüzlük bir rakamda. Hal böyle olunca başkanın işi çok ama çok kolay gözüküyor.  Yapar mı yapar, adı üzerinde Namlı, namını yerde bırakmaz. Atar birkaç garibanı işten, bir kaçının da hastane kapısında yeşil kartını alır, kimse de sormaz. “Ökkeş Efendi! Yazıktır, fakirdir bunlar, gündelikçinin ekmeğiyle oynama” diyecek din ve iman ehli de Ökkeş Efendi’nin hışmına uğrar, onları hain, terörist diye piyasaya atar.  Ökkeş Efendi, çekinmeden bunu da yapar. Zira ülkenin sistem değişikliğini birkaç gündelikçinin evetlerine bağlamış. Onların hayırlarını savunanları da affetmez.

 

    Unutmadan diyeyim Ökkeş Efendi, hayırcıları birde terörist yapmıştı.  Onun demesiyle oluyorsa, ülkede %48’lik bir terörist var.  Bir ihtimal onları temizlemek için meydan muhaberesine çıksa, komşusu olan ilden hayırlar fazla. Arkası sağlam değildir.  Ön yargılarla doğu ve güneydoğuya yönelse, Başkentten gelecek tepkiyle sarsılır. Tedbirli adam Ökkeş Efendi, sandıktan çıkan sonucu görmeden altından kalkabileceği küçük iddialarda bulundu. Harpa çıkma niyeti de olmaz, bir ihtimal çıkarsa dedik.

      ***

        Kraldan çok kralcı, partili iki şahin: Biri Bozkurt diğeri Namlı. Sandıktan sonuç çıkmadan atıp tuttular. Dilin kemiği olmayınca zihinlerini boşalttılar. Birkaç gün gündemde kaldılar. İki tanesi de kral olmadı. Söyledikleri ise şimdilik yanlarında kar kaldı.  Ne evet kanadında ne de hayır kanadında ikisine ağır söylemlerinden dolayı büyük davalar açılmadı. Seçmen uzak durdu,  sadece CHP'li bir partili dava açtı. Sandıktan çıkacak sonuç tam bilinmeyince diğer partililer de birbirlerinden korktular, dava açmadılar.

 

     Başka zaman olsa Hüsnü Vekile: “Milletin bölünmez bütünlüğü adına, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, galeyana getirmek,  Türk milletini tarihindeki düşmana benzetmek” denilerek; Ökkeş Efendi’ye ise  “Halkın seçme hakkına saygı duymamak, seçim tercihine hakaret etmek, devletin vatandaşlarına verdiği sosyal ve sağlık haklarını engellemek, kar amaçlı kullanmak, tehdit yoluyla seçme hürriyeti üzerinde etki oluşturmak" suçundan binlerce dava açılırdı. Her ikisi için her gün birkaç kişi adliyenin önüne dilekçeleriyle gelerek maddi ve manevi tazminat davasında bulunurdu. Kuruştan TL’ye, özürden istifaya kadar bir çok dava açılırdı. Oysa şimdiye kadar Hüsnü Bozkurt’a Ankara savcılığı, Ökkeş Namlı’ya da CHP’li bir kişi dava açtı. İki dava da sembolik bir değerden öteye geçmedi, gündeme bile getirilmedi…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.