Hilâl Kaplan

Hilâl Kaplan

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

 Hürriye

A+A-

Müslümanlar, Ak Parti iktidarına da Arap Uyanışı sürecine de oldukça hazırlıksız yakalandı. İlmî anlamda cevaplamakta zorlandığımız sorular, fiilî olarak karşımıza çıktı. Siyasî iktidarla imtihanımız başlamıştı. Her ne kadar bazıları iktidarı statü, güç ve ganimetten ibaret görse de Müslümanın bunu ancak bir imtihan olarak görmesi gerektiği malum. Bir oyun hayatı olan dünyaya gönül eğdirmeyenlerin yurdundan üç kişilik bir kafileyle sürülüp on binlerce kişilik bir orduyla geri dönen Hz. Peygamber'i (s.a.v.) hatırlaması lazım. Muzaffer bir komutan edâsıyla değil, omuzlarındaki yük iyice artmış olduğundan başı nerdeyse secdeye varır gibi devesinin boynuna yaklaşmış, elinde tesbih, dilinde duayla Allah'a sığınarak Mekke'ye giren 'kuru et yiyen Kureyşli kadının oğlunu'...

 
Bu vesileyle, hafızamızı, vazifelerimizi ve kusurlarımızı hatırlatmaya matuf bir dergiden sizi haberdar etmek isterim. Bu mübarek Cuma günü yayın hayatına başlayan Sancaktar'ın hayra vesile olması duasıyla, kendilerini takdim metnini paylaşıyorum. Allah yollarını açık etsin.
 
'Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınarak başlayalım,
 
Rahmân Ve Rahîm Allah'ın adıyla:
 
'Atatürkçülük've 'Kemalizm' denilen davaya külliyen karşıyız.
 
Bunların Arap, Fars, Kürt vs. versiyonlarına da karşıyız.
 
'Lailaheillallah'ın gereği olarak putların yıkıldığı, diktatörlüklerin mahvolduğu ve kula kulluk dayatmalarının sona erdiği bir İslam dünyası istiyoruz.
 
Müslim veya gayrimüslim, herkes için hürriyet ve adalet peşindeyiz.
 
Zulme uğrayan herkesin –isterse kendi din kardeşimizin zulmüne uğrayan kâfir olsun- imdadına koşmak gerektiğine inanıyoruz.
 
İttihad-ı İslâm idealine bağlıyız.
 
Federasyon, konfederasyon, Avrupa Birliği ve elbette Osmanlı gibi modellerden ve tecrübelerden istifade ile, günümüz şartlarına uygun birİslâm birliğinin nasıl tesis edilebileceği üzerinde kafa yoruyoruz.
 
Irk, ulus ve mezhep taassubunun ümmet deryasında boğulduğunu görmek için yanıp tutuşuyoruz.
 
Bununla beraber her ırk ve mezhebin kendine münhasır özelliklerle var olmasını, hiçbir baskıya ve kısıtlamaya maruz bırakılmadan varlığını sürdürmesini ümmet için bir zenginlik telakki ediyoruz.
 
Kürt meselesine bakışımız, ortalama Müslüman Kürt'ün bakışıdır. Kardeşlik hukukun ihyasını arzuluyoruz. Ve bunun ancak kibirden arınmak, ulus devlet anlayışının çizdiği psikolojik sınırları aşmak ve Kürt açhasılımı ana dilde eğitim gibi radikal ufuklara taşıma cesaretini göstermekle mümkün olabileceğini düşünüyoruz.
 
Emperyalizme ve Siyonizm'e karşı mücadele azmindeyiz.
 
Anti-emperyalizm kisvesi altında (isterse gerçekten anti-emperyalizm adına olsun) masum insanların incitil mesini ise reddediyoruz.
 
Öte yandan, emperyalistlere haşa ilahi güçler atfedil mesinden nefret ediyor ve onlarla ilgili komplo teorilerinden ziyade kendi projelerimizi konuşup olgunlaştırmamız gerektiğini düşünüyoruz.
 
Hikâyenin merkezine emperyalistleri değil kendimizi yerleştiriyoruz.
 
Türkiye'deki mevcut değişim rüzgârını ve Arap çoğunluklu ülkelerde esen devrim rüzgârlarını emperyalistler üzerinden değil kendi üzerimizden okuyor ve bize bu günleri gösterdiği için Rabbimizeşükrediyoruz.
 
Kendi kendilerini ululayıp duran sahte ilahların aşağılık saltanatlarını yerin dibine batırarak insanlık haysiyet veşerefini ayağa kaldıran Arap, Berberi, Kürt ve Türkmen sokaklarını coşkuyla selamlıyoruz.
 
Kelimenin tam anlamıyla 'Lâ İlâhe İllallah', kula kulluğa son!
 
Şafak söküyor, yepyeni bir gün başlıyor.
 
Bu yeni günün dergisini çıkarmak için yola çıkmış bulunuyoruz.
 
Rabbi yessir ve lâ tuassir Rabbi temmim bi'l hayr.'
Önceki ve Sonraki Yazılar