1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Hüdhüd'den Hükümete Mesaj
Hüdhüd'den Hükümete Mesaj

Hüdhüd'den Hükümete Mesaj

At izinin, it izine karıştığı bir zaman diliminde enbiyanın kutlu izini izlemek, ne ulvi bir görev…

A+A-

Ramazan Kayan

“(Süleyman) bir de kuşları denetledi ve: “Bana ne oluyor, Hüdhüd’ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

Onu mutlaka ağır bir cezaya çarptırırım veya boynunu keserim, ya da bana muhakkak mazeretini gösteren açık, kesin bir gerekçe getirir” dedi.

Derken bekledi, çok geçmeden (Hüdhüd) geldi ve: “Ben senin etraflıca bilmediğin bir eyi öğrendim ve sana Sebe’ den sağlam bir haber getirdim.” dedi.

Çünkü ben, orada onlara hükümdarlık eden, kendisine her şey verilmiş, yüce bir tahtı olan bir kadın buldum.

Onu ve halkını, Allah’a değil, güneşe secde ediyorlar gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını yaldızlamış ve bu şekilde kendilerini yoldan saptırmış da doğru gidemiyorlar.

Göklerde ve yerde gizli olan her şeyi ortaya çıkaran ve sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a secde etmesinler diye.

Allah! O’ndan başka hiçbir ilah yok. O, yüce arşın sahibidir.

(Süleyman) dedi ki: “Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.” (Neml, 20-27)

Bu ayetleri hangi vesile ile hatırladığımı paylaşmak istiyorum…

17 Aralık tarihinde amirlerinin bilgisi dışında gerçekleştirilen operasyon ve sonrasında başlayan süreç, yaşanan siyasi çalkantı, günlerdir süregelen gürültü ve gündem yoğunluğu içinde kendimi bu ayet grubunun kapsam alanında buldum.

Acaba bu ayetleri kalkış noktası olarak alıp Türkiye’deki sıcak gündemi okuyamaz mıyız?

Hz. Süleyman (as)kıssasından seçtiğimiz bu kesit, günceli ve gündemi en güzel okuma biçimini bize sunmaz mı?

Hani hep kıssadan hisse deriz de, bu hisse bize nasip olmaz mı?

 O Hz. Süleyman ki, insanlardan, cinlerden ve kuşlardan orduları olan, iktidar ve ihtişamı tartışılmaz, nebi… Fakat ihtiyatı elden bırakmıyor… Hüdhüd isimli kuş gözden kaybolunca soruşturma başlatıyor… Çünkü Hüdhüd sıradan bir kuş değil, stratejik bir konuma sahip, kilitli bir rol üstlenmiş durumda… Ordunun öncü keşif kolu, karşı istihbarat sorumlusu… Hz. Süleyman(as)ın gözleri sürekli onun üzerinde… Destursuz kayıplara karınca, en ağır cezalar ile tecziye edileceğini ifade ediyor… Ama önce savunma hakkını kullanması gerektiğini hatırlatıyor…

Hz. Süleyman (as) devlette disiplin ve denetimin esas olduğunu haber veriyor… Hiyerarşisi olmayan sistemlerin anarşiye dönüşeceğinin ipuçlarına işaret ediyor… “Paralel devlet” yapılanmasının parçalanmanın başlangıcı olacağına dikkat çekiyor…

Hz. Süleyman (as) bir hayvan olan Hüdhüd’ün yalan söylemeyeceğini bilmesine rağmen hukuki süreci işletiyor, en küçük bir boşluğun oluşmasına fırsat vermiyor… Hüdhüd’ün yetki aşımına müsaade etmiyor… Bunu yaparken gücün hukukunu değil, hukukun gücünü konuşturuyor… Hem de bir hukuk oligarşisine fırsat vermeden…

Kuşlara bile hükmediyor olmak, kuşkusuz hoşa giden bir durum ancak hakikatın tecellisi, adaletin icrası, ahlakın ihyası tüm zamanların olmazsa olmazsı…

Evet, Hz. Süleyman (as)’ın gününden bu güne bakarak son günlerin mahkeme kararlarını, polis soruşturmalarını, savcı iddianamelerini, derin operasyonlarını yeniden okumak bizlere sağlıklı ve soğukkanlı bir bakış açısı sunmaz mı?

At izinin, it izine karıştığı bir zaman diliminde enbiyanın kutlu izini izlemek, ne ulvi bir görev…

İşte o zaman, faiz lobisinin, finans oligarşisinin, Neocan-İsrail ittifakının ümmetin başına örmek istediği komploları basiret ve ferasetle boşa çıkarabiliriz…

Kazılan kuyuların, kime niyet, kime kısmet olacağında görebiliriz…

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.