1. YAZARLAR

  2. Mücahit Bilici

  3. Hıyarizma: Hıyarlığın sosyolojik analizi
Mücahit Bilici

Mücahit Bilici

Yazarın Tüm Yazıları >

Hıyarizma: Hıyarlığın sosyolojik analizi

A+A-

Doğranmış veya doğranacak hıyara salatalık denir. Doğranmayı, çizilmeyi reddettiği sürece hıyar bütündür, çıkıntılık yapar, hizaya gelmez. Mesela, alışveriş filesinde çıkıntılık yapar hıyar. Bu hâliyle erkek tenasül uzvunu çağrıştırır. Asidir, inzibatı gerektirir. Hıyarlığı anlayabilmek için hıyar biçiminde örgütlenmiş olan toplumun yapısını irdelemek gerekir. Hıyarlık toplumda iki şekilde mevcuttur. Bu bir hıyarın iki ucuna tekabül eder. Şimdi hıyar formunda örgütlenmiş toplumun tabakalarını inceleyelim.

ALT-HIYARLIK

Hıyarın kıç kısmıdır. Alt sınıfların görünme şeklidir. Kabalık ve sabalıkla yüklü bir anlam taşır. Görmemişlikle ifade edilir. Eğitimsizliği, bilgi ve görgü eksikliğini yansıtır. Zevkler tartışılmaz ama hıyarın geri kalan kısımlarına kıyasla tadı biraz kabak olandır. Tadı beğenilmez vedişlendiğinde çıkardığı ses “hırt”tır.

Alt-hıyar, medeniyetsiz, görgüsüz olduğu için yaptığı her farklı davranış ve eylem olumsuz bir çıkıntıdır. Akıntıyı bozar, verimi düşürür. Bir hıyarın en son yenen yeridir. Alt-hıyar, orta-hıyara yüktür; fakat bunun farkında değildir. Bu yüzden orta-hıyar onu cahil ve görgüsüz olarak tanımlar. Ondan kaçar. Zira, hijyenik değildir, pis görünür. Yere, toprağa en yakın kısımdır.

ORTA-HIYARLIK

Hıyarın en büyük ve en yekpare kısmıdır. Ortalama bir tadı vardır. Hıyarın en çıkıntısız bölümü olduğu için salatalık olmaya en yatkın kısımdır. Hıyar şeklinde örgütlenmiş olan toplumun ezici çoğunluğu bu bölümde yaşar.

Orta-hıyar, hıyarın en duyarlı yeridir. Görgü ve bilgiye çok önem verir ama ne kadar uğraşsa yine kaba kalır. Üst-hıyarın tat ve standardını yakalayamaz. Üst-hıyarın a(r)tıkları ile beslenir. Fakat beslenmesi hep sağlıksızdır.

Orta-hıyarın en belirgin özelliği hep başkası gibi olmayı istemesidir. Çıkıntılık yapmaktan korkar ve çıkıntılık yapamaz. Hıyarın bu kısmında çıkıntılık yapmak “çok ayıp” ve “uygunsuz” bir şeydir.

Orta-hıyar hem üst hem de alt-hıyarlığın yükünü taşır.Taşıdığı yükün farkında değildir. Fakat kendisinin fazlasıyla farkındadır. Sürekli acaba doğru mu yapıyorum diye sorar. Çokahlaklıdır. Adaba uygun davranmak için çırpınır. Lakin hep eksik kalan bir şey vardır.Peşinden koştuğu treni her seferinde kaçırır. Tek tesellisi aynı durumda olanların çokluğudur. Ne de olsa hıyarın gövdesini bu kalabalık oluşturur.

Orta-hıyarın tadı ne oldurur, ne öldürür. Averaj, vasati, ortalama ve nihayet sıradan bir tattır. Sıkıcıdır. Mideyi doldurur fakat lezzet olarak tatmin etmez. Takdir edilen özelliklerinden biri deen rahat “soyulan” kısım olmasıdır. Mutfak bıçağının hıyar üzerinde en rahat işlediği kısımdır. Düzdür, çabuk teslim olur. İtiraz etmez, direnç göstermez. Hem kalabalıktır, hem tabi olmayı sever. Yani kalabalığa uyar. Orta-hıyar, kendi ucu, merkezi olmadığı için iki uçtan birine uyar. Uyduğu uç (çıkıntı) üst-hıyar hâlini alır. Sırtını döndüğü uç (çıkıntı) işe alt-hıyar olarak kalır.

ÜST-HIYARLIK

Bir hıyarın baş kısmıdır. Hıyarın ilk ısırılan yeridir. Yani hıyarın tadı ve dokusu hakkında bilginin kaynağıdır. Hıyarın en diri kısmıdır. Isırıldığında “kıtır” diye ses çıkarır ve verdiği tat “gıcır gıcır”dır.

Üst-hıyarlık hıyarın başı olduğu için hıyarın geri kalan kısmı üzerinde belirleyicidir. Damaklar onunla ilk tadı aldığından başka bir ifadeyle damak onun tadıyla kirlendiğinden bundan sonraki tüm ısırmalar yani hıyarın geri kalan kısmının tat ve lezzet noktasındaki kaderi üzerinde belirleyicidir. Zaten bu yüzden orta-hıyarlık sürekli üst-hıyarlığın eline bakar. Ordan düşecek, atılacak kırıntılar ve kemiklerle kendisini tatlandırmak, “üst”leştirmek ister.

Ancak orta-hıyarlığın bilmediği şey üst-hıyarlığın üstünlüğünün sebebi tadı veya stili değil çıkıntılığıdır. Orta-hıyarlık hep yukarı baktığı ve sadece üst hıyarlığa yüzünü döndüğü için de bildiği tek “meşru” çıkıntılık üst-hıyarlıktır. Fakat orta-hıyarlık bunun adının çıkıntılık olduğunu bilmez. Bunda üst-hıyarlığın kendisine verdiği eğitimin büyük rolü vardır. Hıyarın ortasından bakan için üst-hıyarın ucu gittikçe uzaklaşan, görünmez hâle gelen bir şeydir. İnsanda tırmanma, ulaşma, yetişme duygusu uyandırır. Yani hıyarın ortasından bakan için üst-hıyarlığın “çıkıntılığı” perdelenmiştir. Tek algılanma şekli “yukarıdalık” ve üstünlüktür.

Üst-hıyarda varlığına başlayan hıyar orta-hıyarda iyice yavanlaşır. Üst-hıyarlık aşağı baktığında orta-hıyarlığı görür. Orta-hıyarlık kendisinden çok daha büyüktür. Fakat sürü olarak görünür. Esasen, üst-hıyarlık orta-hıyarlığın tam tepesindedir. Bütün ağırlığını ona taşıtır. Kırıntı ve kemiklerle dolmuş çöpünü bekleşmekte olan bu kalabalık orta-hıyarlığın üstüne boşaltır.

Orta-hıyarlık üst-hıyarlığın bulandırdığı, en az bir kere kullandığı suyu kullanır.Çünkü suyun doğal hâlinin bu olduğuna inanmıştır. Üst-hıyarlık orta-hıyarlığı kontrol etmekte fazla zorluk çekmez. Arada küçük rüşvetler verir. Makam ve mevkiden tadımlık da olsa verir.

Üst-hıyarlığın asıl korktuğu şey alt-hıyarlıktır.Çünkü yukarıdan bakılınca hıyarın hiç görünmeyen kısmıdır. Arada orta-hıyarlık olmasa çıkıntılı bu iki kısım aslında birbirine girecektir. Ancak orta-hıyarlık arada tampon vazifesi görür, üst-hıyarlığa ihtiyaç duyduğu sayısal desteği sağlar. Bunun karşılığında üst-hıyarlık orta-hıyarlıktan model olacak bir gruba öğretmenlik ve memurluk gibi imtiyazlar sunar. Ümitlerini diri tutmaya çalışır.

Hıyarın tepesinde “keyif”, ortasında “ümit”, dibinde ise “öfke” vardır. Orta-hıyarlık, ümit içinde kendisine düşecek kemik ve kırıntılar için sakin ve itaatkâr bir şekilde beklerken ses çıkaran, dikkat çeken hep hıyarın çıkıntılı kısımlarıdır.

ÇIK-ARKEN: ÇIKINTILIK ÜSTÜNE

Çıkıntılığın kaderi ikidir. Ya üste çıkar ya dibe düşer.Çıkıntılığın yol açtığı dalgalanma ve cazibeye hıyarizma denir. Hıyarizma hıyarın doğal hâlidir. Yani balta-bıçak girmemiş hıyarın sahip olduğu kuvvet ve cazibeye verilen isimdir. Bıçak girmiş hıyar ve çizilmiş hıyarizma artık salatalığa dönüşür. Doğallını kaybeder. Tuzla ve diğer salata malzemeleriyle terbiye edilir. Katıldığı salatanın içinde kaybolur.

Salatalıklaşmış hıyar kendi başına varolamadığı gibi sadece dişlendiğinde yani iğdiş edildiğinde fark edilir. Bu İvan İlyich’in ölüm ânına karşılık gelir. Varlığını sadece yokolurken hissettirir. Ancak çok geçtir.

Nasıl oldu da hıyarın iki çıkıntısından biri üst (hıyar), diğeri de (alt) hıyar oldu. Yani birinin hıyarlığı tesettür edip gizlenirken üst’lüğü müstehcen bir tarzda açığa çıktıDiğerinin ise alt-lığına ilişkin gerçek tesettür ederken hıyar’lığı bütün açıklığı ile ortaya çıktı. Aralarında hiçbir fark olmayan iki hıyarizma’dan (çıkıntılıktan) biri neden yaratıcı, farklı ve özel olarak görünürken diğeri bozucu, dikenli ve kaba-saba oldu? İşte soru budur.

mucahitbilici@gmail.com

Twitter: @mucahitbilici

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.