1. YAZARLAR

  2. Roni MARGULİES

  3. Her Şey Kâr İçin A.Ş.
Roni MARGULİES

Roni MARGULİES

Roni MARGULİES
Yazarın Tüm Yazıları >

Her Şey Kâr İçin A.Ş.

A+A-

Patron ölümlerine çok üzülüyorum. Sapır sapır dökülüyorlar, kimsenin taktığı yok. Haber bile olmuyor.

Örneğin, Kemer Country News adlı yerel gazetedeki şu haber medyanın geri kalanında hiç yer bulmadı:
 
“Beldemizde bulunan Her Şey Kâr İçin A.Ş. fabrikasında kollarını makineye kaptıran üç fabrika sahibi hastaneye geç götürüldüğü için kan kaybından öldü. Yapılan incelemede, makine siperlerinin patronlar daha verimli çalışabilsin diye sökülmüş olduğu anlaşıldı.”
 
Veya Boğaziçi Today gazetesinin şu haberi:
 
“İstanbul Sanayi Odası 500 Büyük Şirket listesinde üç işletmenin sahibi olan TÜSİAD İstişare Kurulu üyesi Muktedir Babadanzengin, İstinye’deki yalısının yanına inşa ettirmekte olduğu ek binanın elektrik tesisatını yaparken çarpılarak öldü. Babadanzengin’in gerekli koruyucu önlemleri tasarruf amacıyla almamış olduğu ortaya çıktı. Eşi Makbule Babadanzengin, ‘Nasıl geçineceğimizi bilemiyorum, fabrikalarımızdan birini satmak zorunda kalabilirim’ dedi.”
 
Bu haberler ve benzerleri gözünüzden kaçıyor olabilir, çünkü böyle bir şey olmuyor.
 
Öte yandan, bugünkü gazetelerde şöyle bir haber var ve bu tür haberleri sık sık okuyoruz:
 
 
“Mersin’de bir fabrikada meydana gelen patlamada bir işçi hayatını kaybetti, dört kişi yaralandı.
 
 
Bir fabrikanın mekanik kısmında yapılan çalışmalar sırasında kazan bölümünde patlama meydana geldiği, olayda yaralanan işçilerden 29 yaşındaki Şükrü Şenkaya’nın Mersin Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.”
 
Kazan bölümünde niye patlama olur? Allah’ın emri midir? Kazan çok karmaşık ve kontrol edilmesi zor bir alet midir?
 
Yoo. Ama düzenli bakım yapmak, etkili güvenlik önlemleri almak maliyetleri yükseltir, kârları azaltır. Dolayısıyla, ne bakım yapılır, ne önlem alınır.
 
Dünkü gazetelerde ise şu vardı:
 
 
“Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun Kozlu Müessesesi'ne ait kömür ocağında sekiz işçinin ölümüne yol açan göçüğün altındaki üç işçiyi arama çalışmaları devam ederken, Gelik'te bir özel şirkete ait maden ocağında meydana gelen göçük sonucu bir işçi öldü, bir işçi de yaralı olarak kurtarıldı. Arkadaşlarını kurtarmak için ocağa giren üç işçi de gazdan zehirlendi.”
 
Üç gün önce de şu:
 
 
“TTK Kozlu’da metan gazı püskürmesinin yol açtığı göçük sonucu sekiz işçi öldü.”
 
Ocaklarda metan gazı patlaması ve göçük tehlikesi olduğu yeni mi keşfedilmiştir? Nasıl engelleneceği bilinmemekte midir?
 
Yoo. Tehlikeler yüz küsur yıldır biliniyor. Eskiden madenciler ocaklara inerken yanlarında bir kafes içinde kanarya götürürmüş, gaz kaçağı olduğunu anlayabilmek için. Anlaşılan bizde bu yöntem bile uygulanmıyor.
 
Niye uygulanmıyor?
 
Kâr oranları işçilerin yaşamından ve sağlığından daha önemli olduğu için.
 
Bu, dünyanın her yerinde böyle. Kapitalizmin doğası gereği.
 
Ama Türk işvereni, hem kamuda hem özel sektörde, kapitalizmin “kâr uğruna can” şiarını hayata geçirmekte iyice usta, iyice gaddar. İş kazalarında ve işçi ölümlerinde Türk patronları El Salvador ve Cezayirli patronların arkasından dünyada üçüncü!
 
Cennet vatanımızda geçtiğimiz iki yılda 12.686 işçi işyerinde hayatını kaybetmiş. Patronlar cenneti!
 
Eldeki verilere göre, günde 172 kaza oluyor, ortalama üç işçi ölüyor, beş işçi sakat kalıyor.
 
Kapitalizm konusuna biraz kafa yormuş olan Karl Marx, “Ve onların mülksüzleştirilmesinin öyküsü, insanlık tarihine kandan ve ateşten harflerle yazılmıştır” der. Mülksüzlerin çalıştırılmasının tarihi de farklı değil.
 
Ve mülksüzler, yaşamak için emeğinden başka hiçbir şeyi olmayanlar, tarih boyunca tek bir çare bulabilmişlerdir bu sömürü ve cinayet düzenine karşı:
 
 
“Yas tutma, örgütlen.”
 
 
ronmargulies@btinternet.com
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.