1. YAZARLAR

  2. Nihat EKİNCİ

  3. Hayri Kozakçıoğlu'nun İntiharı Sıradan Bir Gelişme Değil
Nihat EKİNCİ

Nihat EKİNCİ

hurbakis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayri Kozakçıoğlu'nun İntiharı Sıradan Bir Gelişme Değil

A+A-

     Geçen hafta kamuoyunun dikkatini çeken ancak normal bir olaymış gibi üzerinde durulmayan önemli bir gelişme yaşandı ülkemizde. Bir dönemin parmakla gösterilen yöneticilerinden Valilik, Olağanüstü hal valiliği ve Milletvekilliği yapan Hayrı Kozakçıoğlu evinde, yatak odasında, kendi silahı ile intihar etti!

     1980 sonrasında Kürt meselesinde aktif görev alan insanların sonradan intihar etmeleri, suikasta uğramaları, intihar etmişler gibi gösterilmeleri ve dosyaların kapatılması ülkemiz gündeminde yabancısı olduğumuz konular değil.

     Bu insanların bir çoğununu silahlı mücadele içerisinde yer almış ve önemli mevkilerde görev almış insanlar olması elbette tesadüfî bir mesele değildir.

     Emirlerinde binlerce insan bulunan, yaptıkları yaptık, ettikleri ettik, kestikleri kestik olan ve sorgulamayan güçlere sahip olan bu insanların daha sonra böylesi hazin bir sonla karşı karşıya kalmalarını nasıl yorumlamamız gerektiği konusunda kafa yormamız gerektiğini düşünüyoruz.

     Örneğin intihar ettiği söylenen Tunceli askeri komutanının oğlunun söylemlerinden sonra mezarının açılması meselesi de enteresan olaylardan birisi olmuştu. Sadece bu değil bu ülkenin cumhurbaşkanının bile suikasta (zehirlendiği) uğradığı gerekçesi ile mezarının açılmış olması olayın vahametini ve büyüklüğünü göstermektedir.

     1990’lı süreçte yer alan Eşref Bitlis ve ekibinin birçok üyesinin bir şekilde hayatlarını kaybetmeleri- ki bu kayıpların hiçbiri normal yolla olmadı- kafalarda soru işaretleri yaratan gelişmelerdir. Sadece askeri kanatta değil polis ve idari mekanizma içerisinde yer alan kişilerde de benzer gelişmelerin varlığı dikkat çekici unsur olarak göze çarpmaktadır. Her ne kadar bazı üst düzey yöneticiler şimdilik aldıkları sembolik hapis cezaları ile süreci atlatmış oldukları gibi gözlemlense de sorunun üzerinde durulmaya değer olduğunu vurgulamak gerekir.

     Güneydoğu'da Kürtler'le süren mücadelede bölgeyi idare eden, "Olağanüstü Hal Valisi" olarak olağanüstü yetkilerle donatılan Hayri Kozakçıoğlu’nun intiharı sıradan bir gelişme olarak görülmemeli ve bir zincirin halkaları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hayrı Kozakçıoğlu, Süleyman Demirel tarafından kollanan şahsiyetler arasında sayılmaktaydı. Özellikle hakkında soruşturmalar ve kovuşturmalar yapılan dönemlerde yapılan sahiplenmeler hatıralardan silinmiş değildir. Bölge valiliği paralarını kendi hesabına aktarması ve ardından olayın açığa çıkması üzerine yaşanan gelişmelerde bu sahiplenme en tepe noktadan cumhurbaşkanlığı katından gösterilmiş ve olay kapanmıştı. Hayri Kozakçıoğlu satın aldığı villa ile de gündeme gelmiş ancak olay daha sonra kapanmıştı.

     Herşey yoluna girmiş ve düzgün yürümekteyken bir gece ansızın yaşanan bu sıradışı intiharı nasıl değerlendirmeli? İlahi takdir deyip bir kenara mı koymalıyız yoksa olayı farklı yönleri ile mi değerlendirmeliyiz?

     Ülkemizde ve toplumlarımızda gelenektir. Ölünün ardından kötü konuşulmaz denilir. Bu nedenle kendisinden ziyade yaşanan olay üzerinde durmaktan yanayız. Bu kadar güçlü bir adam nasıl olur kendi beylik tabancası ile intihar eder? O'nu bu kadar çaresiz kılan gelişme veya rahatsız eden gelişme neydi? O'nu ölüme götürecek kadar rahatsız eden hangi olay veya olaylar yaşandı da böyle oldu?

     Olayı duyduğu vicdan azabına mı bağlamalıyız?

     Yoksa son gelişmeler karşısında bunca yıl yaptıklarından sonra gelinen noktadan duyduğu rahatsızlığa mı?

     Ya da son gelişmeler karşısında ortaya çıkabilecek bazı bilgilerden duyulan rahatsızlık mı ölüm yolunu gösterdi?

     Bunu bilemeyiz. Ancak aile içerisinde herhangi bir tartışma olmadığına göre olayın dış sebeplerinin olduğunu düşünmeden de edemeyiz.

     Değerlendirilmesi gereken diğer bir konu ise "İlahî takdir meselesidir" deyip aradan sıyrılmadan önce bunca intiharı sıradan görmemektir.

     HÜR BAKIŞ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.