1. YAZARLAR

  2. Davut Hoca

  3. HAY ALLAH!
Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

HAY ALLAH!

A+A-


Hay olan Allah, hayatın tek sahibidir. Devam eden hayatın her anı ondan bigâne değildir. Son zamanlarda inanç ve itikatta olan zaafların baş göstermesi nedeniyle bu konuda düşülen gafletin tam aksine Rabbilalemin, her şeyi en iyi görendir, en iyi bilendir. Hayatın sahibi olan Rabbi rahim, hayatın merkezindedir.

Allah (O’dur ki) O'ndan başka ilah yoktur. Gerçek hayat sahibidir (her şeye hayat verendir) ve Zatıyla Kâim olup bütün mahlûkatını varlıkta tutan ve yönetendir.(Al-i İmran/3) O, en iyi ve en güzel gözetleyendir, yeri ve zamanı geldiğinde, her şeyde olduğu gibi hayatın akışında, zamanın geçmesinde, dünyanın dönmesinde O’nun izni ve takdiri vardır. Tüm bunları bir hikmetle yapar. “Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.” (Hicr/25)

İnsan, tabi ki başıboş değildir. Hayat da tabi ki gelişigüzel yaratılmamıştır. Her şey bir nizam ve intizam ile var edilmiştir. Şu hayatın başrolündeki insan, hayatında başıboş, serseri, sahipsiz değildir. Yaradan ona hayatı, altın tepsi içinde, sırf o eğlensin, gezip oynasın diye vermemiştir. ‘İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.’(Kıyamet/36) Şu an yeryüzünde yaşananlar bunun delili değil midir? Şimdi bu hususta hâlihazırda yaşanan gelişmelere bir göz atalım.

Avusturalya kıtasında develerin öldürülmesi ve ardından yaşanan şu ibretlik yangın. "Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah'ın devesidir. Bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız" (Hud/64). “Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı. Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı. Allah’ın Resulü de onlara şöyle demişti: “Allah’ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun. Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.” (Şems/13-14).

Çinin Müslümanlara olan zulmünün artması ve sonrasında Çin’de meydana gelen virüs salgını. Azgınlaşıp haddi aşan kavim ya da topluluklar, zaman zaman toplu şekilde cezalandırılmışlardır. Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarına karşı gelen, küfür ve şirkte, zulüm ve azgınlıkta ısrar eden toplumların sonunun, önceki milletlerin akıbetinden farklı olmayacağı ortadadır. “De ki: Allah’ın size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeye ya da birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter.” (En’âm /65) “Biz zulmetmekte olan nice memleket halkını kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka toplumlar meydana getirdik.” (Enbiya/11).

Artan depremler, bizlerin uyarılması noktasında ilahi bir mesajdır. “Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman, O gün yer, bütün haberlerini anlatır, Çünkü Rabbin ona vahy etmiştir, O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır, Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.(Zilzal/1-8) Dünyayı cehenneme çevirip ateş yerine döndüren insanoğlu, bu ateşte kendisinin yanacağını hiç düşünmedi mi? Kazdığı kuyuya kendisinin düşeceğini hiç akletmedi mi?

Bir de şu İslam ümmetinin haline bakalım. Bir tarafta kan gölüne çevrilen Müslüman coğrafyalar, bir tarafta buna ses çıkarmak bir tarafa bu zulme ortak olan hatta ve hatta ön ayak olan, bu katliamlara sponsor olan Müslüman görünümlü münafıkların haline bakın. Onlara çok kötü bir haberimiz var, bakın Yaradan, Yüce Kelamında bu alçaklara nasıl hitap ediyor; ‘Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.’ (Hud/113). Bunlar; zalimlere (sevgi beslemek, yağcılık yapmak veya yaptıkları işlere rıza göstermek suretiyle) meyledenler; sonra kendilerine ateş dokunur (Cehennemlik olurlar). Allah’tan başka yardımcıları olmayacağını düşünmezler; en nihayetinde Yaradan’ın azabından kurtarılamayacaklarını akıllarına getirmezler.

Yahudiler yine, tarihi, dünyada fitne ve kaos oluşturma alışkanlıkları icabı tekrar Kudüs üzerinde çirkin oyunlar oynama peşinde. Müslümanların gaflet uykusu çok ağır, derin bir uykudalar. Böyle olunca, bunların Kudüs üzerinde çeşitli oyunlar oynamaya cüretleri daha çok artmakta.

Siyonist Yahudi zihniyeti her an havayı koklamakta, ne zaman (ki genelde çoğu zaman öyledirler) Müslümanları birbirlerine girmiş, birbirlerinin kanını emdiklerini görseler, işte o zaman yeni bir fitne planlarını devreye sokarlar. Kudüs üzerindeki oyunları, bitmek tükenmek bilmeyen İslam düşmanlıkları, hiç dinmeyen kinleri, ümmetin gafletiyle taçlanmakta. Ümmetin kalesi Kudüs davası uğrunda canlarını Rablerine sunanlar, ümmetin suskunluğunu Rablerine şikâyet etmekten başka bir çare bulamamaktalar. “Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça, kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah’ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkûm edilmişlerdir.

Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır. Hepsi bir değildir; Ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah’ın ayetlerini okurlar.” (Al-i İmran, 3/112-113)

Ve hayat yine bildiğiniz gibi. Kişiler, olaylar ve mekânlar değişse de aslında mücadele hep aynı mücadele, dava hep aynı dava. Kişi, toplum ve yer isimleri değişse de aslında olan biten hep aynı şey. Zaman ve zemin evrilip durdukça hayat denilen süreç son perdesini oynayıncaya kadar sürüp gitmekte. Her şey nihayet bulduktan sonra o büyük hesap günü; yapılanlar, yapılmayanlar ve yapılamayanlar ortaya serildiğinde, kimin rol ve misyonunu ne şekilde yerine getirdiği açıklandığında, iyiler ile aktif iyilerin, kötüler ile aktif kötülerin birbirlerinden ayrıştırıldığında, artık Yaradan hükmünü vermiş olacaktır. “…Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

                 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.