1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Haşim Kılıç barajı savunmuştu
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Haşim Kılıç barajı savunmuştu

A+A-

Askeri vesayet sırtını yargı vesayetine dayamıştı.

Öyle ki askerler bir partinin kapatılmasına karar mı verdi. Hemen yüksek yargı harekete geçerdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Genelkurmay Adli Müşaviri ile birkaç gün süren bir çalışma yaptıktan sonra kapatma davasını açardı.

Vural Savaş’ın, Refah Partisi'yle ilgili kapatma davasını açmadan önce Genelkurmay Karargahı'nda bir hafta çalıştığı iddia edilmişti.

AK Parti hakkında kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya’nın önüne ise dosyanın hazır halde geldiği söylenmişti. Yalçınkaya ile görüşen bir meslektaş o gün benimle, ”Eli ayağı titriyor. Kapatma davası açtığı dosyanın içeriğinden haberi yok” bilgisini paylaşmıştı.

Askeri vesayetle birlikte yargı vesayeti de geriletildi. Ya da biz öyle zannettik. Yanılmışız. HSYK vesayeti, Yargıtay vesayeti ve nihayet Anayasa Mahkemesi vesayeti hortladı. HSYK vesayetini savuşturmak için verilen mücadele ortada. Bu vesile ile HSYK konusundaki çetin mücadelesinden sonra şimdi işsiz kalan Elif Çakır’ı anmadan olmaz. 

Önceden Yargıtay başkanları Adli Yıl açılışlarında konuşurlardı. Şimdi Yargıtay Başkanı her gün konuşuyor. Yargıtay Kanunu’yla ilgili kendisinden görüş soruluyor. 63 sayfalık görüş bildiriyor. Adalet Komisyonu’ndaki ve alt komisyondaki çalışmalara Yargıtay’ı temsilen üyeler katılıyor. Adalet Komisyonu'nun resmi tutanağında yer alan bu duruma rağmen Yargıtay Başkanı Ali Alkan ,”Bize görüş sorulmadı” diyor.

Anayasa Mahkemesi ise bir süredir, ”Ana Muhalefet Partisi” gibi çalışıyor. Bir tek parti tabelası takıp, seçim pusulasında yerlerini almadıkları kaldı.

Parti kapatmalar konusundaki duruşu nedeniyle hakkındaki ifadeleri seçerek kullanmaya çalıştığım Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç şimdiye kadar, iktidarın açığa düştüğünü düşündüğü anlarda çıkardığı, ”zaman ayarlı” kararlarla yürütmüştü bu mücadelesini. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümü töreninde, ”Gömlek değiştirme” polemiğini saymazsak. Ancak o dahi yeterli olmamış ki,  henüz çıkmamış kararlarla  direnişini sürdürüyor.

Son marifeti seçim barajı oldu. Mahkemeler kararlarıyla konuşur diye bir kural vardı. Bu kuralı artık, “Mahkemeler çıkacak kararlarıyla konuşur” diye değiştirmek gerekiyor. Seçim barajıyla ilgili konu henüz görüşülmeye başlamamış. Nasıl bir karar çıkacağı belli. Değil. Ya da demek ki belli. Demek ki Anayasa Mahkemesi’nde kararlar böyle alınıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı karar alınmış gibi konuşuyor. Bu 'ihsas-ı rey’e girmiyor mu? Eğer seçim barajı gibi kritik bir kararla ilgili henüz görüşme yapılmadan mahkemenin kararı açıklanıyorsa, biz bu mahkemenin verdiği ve bu tarihten sonra vereceği kararlarla ilgili nasıl emin olabiliriz? Başörtüsüyle ilgili kararlarında her zaman,” Anayasa Mahkemesi yerindelik incelemesi yapamaz” diye itiraz ettik. Şimdi bırakın yerindelik kararını. Düpedüz siyasi mühendislik yapıyorlar. O zaman Anayasa Mahkemesi tabelasını indirip, Haşim Kılıç Mahkemesi yazalım.

Ben Anayasa Mahkemesini ilk olarak Başkan Ahmet Boyacıoğlu zamanında izlemeye başladım. İsmail Özdağlar’ın Yüce Divan’da yargılandığı dönemlerde. O günden bu yana Yekta Güngör Özden dışında hiçbir başkanın bu tür açıklamalar yaptığına tanık olmadım.

Görev süresi önümüzdeki yılın Şubat ayında dolacak olan Anayasa Mahkemesi Başkanı bombanın fitilini çekip, iktidar partisinin kapısına bırakacak. Şimdiye kadar parti kapatmalara, başörtüsü yasaklarına karşı onurlu bir duruş sergileyen bu nedenle de kalbimizde ayrı bir yeri olan Haşim Kılıç’ın finali böyle olmamalı.

Çünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı da çok iyi biliyor ki, bireysel başvuru hakkını düzenleyen Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu'nun 45.Maddesi’ndeki hüküm olduğu sürece, seçim barajı konusunda bireysel başvuru kapsamında inceleme yapamaz.

Buna rağmen bir iptal kararı verse, Anayasa’nın 67.Maddesi’ndeki ”Seçimlere 1 yıl kala yapılan değişiklikler uygulanamaz” hükmü olduğu müddetçe, Anayasa değişmeden bu karar uygulanamaz.

AK Parti’ye çelme atma adına yaptığı bu çıkışla Haşim Kılıç, Anayasaya hakimiyetini tartışma konusu yaptırdı. 

Yine çok iyi biliyorlar ki, bu konu AHİM’e gitti. Ve AHİM bunu reddetti. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Şırnak’tan milletvekili adayı Mehmet Yumak ve Resul Sadak’ın, başvurusu üzerine 8 Temmuz 2008 tarihinde verdiği kararda dörde karşı on üç oyla, ” ihlal edilmemiştir” kararı vermiştir.

AHİM bu kararında Anayasa Mahkemesi’nin seçim barajını onaylayan kararlarına da gerekçede yer vermiştir.

Şimdi gelelim Anayasa Mahkemesi kararlarına.

Anayasa Mahkemesi’nin 1961 Anayasası'yla ilgili iki kararı var.

Biri Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu Grubu'nun başvurusu üzerine alınan 13.1.1966 tarihli karar. İkincisi ise Türkiye İşçi Partisi’nin müracaatı üzerine alınan 6 Mayıs 1968 tarihli karar.

1982 Anayasası'na göre alınan karar sayısı ise üç.

1.3.1984 tarihli karar Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp’in, 18.11.1995 tarihli karar Mümtaz Soysal ve Bülent Ecevit’in,  1.12.1995 tarihli karar ise Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başvurusu üzerine alınmış.

Ecevit ile Soysal başvurusunda, Türkiye milletvekilliği olarak bilinen ve 100 milletvekili olarak öngörülen düzenlemenin ve bölge barajının iptalini talep ediyorlar. Mahkeme başvuruyu yerinde bulup, iptal kararı veriyor. Haşim Kılıç ise iptal kararına karşı çıkıyor.

Karşı oy yazısında istikrarı savunuyor.

“Bu nedenle yasa koyucunun istikrar unsuru yönünde takdir ettiği seçim bölgesi barajlarının Anayasa’ya aykırı olmadığı düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadım” diye yazıyor.

Süleyman Demirel’in yüzde 10’luk seçim barajıyla ilgili başvurusu üzerine Sacit Adalı ve Haşim Kılıç yazdıkları karşı oy yazısında da istikrarı ve barajları savunuyorlar.

O gün bırakın yüzde 10 ülke barajını, bölge barajının dahi iptaline karşı çıkan Haşim kılıç bugün ise yüzde 10 barajına karşı çıkan özgürlük savaşçısı Haşim Kılıç...

Yüzde 10 barajına başından beri karşı çıkan biri olarak sormak hakkım olsa gerek. Hangi Haşim Kılıç gerçek Haşim Kılıç...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.