1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAŞGETİREN

  3. Hani DTP’nin zemini?
Ahmet TAŞGETİREN

Ahmet TAŞGETİREN

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Hani DTP’nin zemini?

A+A-

Araştırmanın, Doç. Dr. Ferhat Kentel ve Ali Bulaç'ın danışmanlığında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde 3.782 kişi ile yüz yüze anket, 341 kişi ile derinlemesine görüşme ve 42 kişi ile odak grup çalışmaları yapılarak hazırlandığı belirtildi. Ali Bulaç'ın araştırmayı değerlendirirken yaptığı tespit önemli:

"Bu, ezber bozan bir çalışmadır.

Konu bilim adamları ve akademisyenler tarafından dikkatli şekilde ele alınırsa Güneydoğu veya Kürt sorunu ile ilgili perspektiflerimizi değiştirmemiz icap eder. Güneydoğu'da yaşayan insanlar ve Batı'ya göç edenlerin ayrılıkçı talepleri yoktur. Entegrasyon meydana gelmektedir."

Raporda yer alan tespit ve çözüm önerileri özetle şöyle sıralanıyor: -Bölge halkı sorunların kaynağını birinci derecede ekonomik faktörlerle tanımlamaktadır. Bunlar içinde de işsizlik başı çekmektedir. (yüzde 55) Ardından yoksulluk gelmekte (yüzde 23.6), onu eğitimsizlik takip etmekte (yüzde 9.7) ve etnik ayrımcılık yer almaktadır. (Yüzde 1.9) -Bölge halkı için ikinci sırada yer alan sorun, "Kürt sorunu" tanımlamasıdır.

Kürt sorununun tanımlanması, resmî politika olarak "Kürt kimliğinin tanınması" ve "Kürtçe'nin serbestleştirilmesi" olarak yapılmaktadır. Bu yapılırken, ülke bütünlüğünün korunmasına da özellikle vurgu yapılmaktadır. -Resmî dil Türkçe olmak üzere, isteğe bağlı ana dil veya ana dilde eğitim yapma imkânları Kürtçe veya başka dil konuşan gruplar için tanınmalıdır.

Ayrıca Kürtçe seçmeli ders olarak okutulabilir. İleri bir adım olarak üniversitelerimizden birinde Kürdoloji enstitüsü kurulabilir. TRT'de Kürtçe yayın yapan kanal faaliyete geçmeli, özel televizyon yayınlarına izin verilmelidir.

-Terörün kaynaklarına inilerek sahici ve kalıcı çözümler bulunup hayata geçirilmesi ve sorunun sosyolojik temellerinin belirlenmesi zorunludur. Fiilen kan dökmemiş olup dağa çıkmış herkes için kapsamlı bir af çıkarılmalıdır.

-Güneydoğu'da PKK'nın varlığı, ülkeyi güvenlik eksenli politikalara mahkûm etmekte, bu da uzun vadede tüm ülkenin demokratikleşmesinin önünde bir engel teşkil etmektedir.

-Katı, modernleştirici ulus devlet bakışı, yerini, yine üniter ama daha esnek, yapıcı, paylaşımcı, yereli ve bireyi önemseyen bir modele bırakmalıdır.

-Halkın genelinde ortak payda olan dinin adil, birleştirici ve bütünleştirici gücünden yararlanılmalı; kardeşlik ve iş birliği ruhu güçlendirilmeli; birlik ve beraberliğin bölünme ve parçalanmadan daha yararlı ve hayırlı olduğu fikri anlatılmalı, bu bir eğitim politikası olarak alınmalıdır.

-Bölge insanına göre dördüncü sırada yer alan sorun, "demokratik olup olmama sorunu"dur. Devletin üst bakışında, Kürtleri bir sorun olarak görme ön yargısı vardır. Bu ön yargı terk edilmelidir. -İnsan haklarına tam riayet edilmelidir. Her türlü etnik ve bölgesel ayrıma son verilmelidir. Baskı, işkence, hukuk ihlalleri ve özel uygulamalara son verilmeli, faili meçhuller aydınlatılmalıdır.

-Bölgenin en öncelikli sorunlarından biri eğitim sorunudur. Bölgede okullaşma oranı yükseltilmeli ve okullara ulaşım imkânları geliştirilmelidir. Bu çerçevede, dinî eğitimin birleştirici olma özelliği göz önünde bulundurulmalıdır.

-Türk ve Kürt halkları arasında derin ve kalıcı husumetlere yol açabilecek davranışlardan kaçınılmalı, kışkırtıcı yayın yapan medya üzerinde sivil baskılar arttırılmalıdır.

-Kimi medya kuruluşlarının yansıttığı ve zihinlerde oluşturduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile gerçek Doğu ve Güneydoğu Anadolu birbirinden çok farklı olabilmektedir. Elli kişi tarafından gerçekleştirilen bir gösterinin, bütün bölgede yapılıyormuş gibi algılanmasına sebep olacak şekilde sunulması, bölge insanına bakışta derin ve sarsıcı etkiler oluşturmaktadır. Araştırma ayrıca bölgede siyasetin de nabzını tutuyor.

Alınan sonuçlara göre siyasi temsilde kim önde sorusuna yüzde 45.2'lik bir toplum kesimi "Hiç kimse" cevabını veriyor. Onu AK Parti yüzde 24.1'le takip ediyor, ardından Tayyip Erdoğan (yüzde 7.8) geliyor, DTP milletvekillerinin temsil oranı sadece yüzde 7.5, bölge milletvekillerininki yüzde 5.2, CHP'ninki ise sadece yüzde 1.7. Buna göre, bölgede ciddi bir siyasi temsil sorunu var. Ancak yine de Ak Parti ve Tayyip Erdoğan, birlikte yüzde 30'larda bir temsile ulaşıyor.

DTP'nin temsil gücünün, çok sınırlı kalması çok ilginç bir durum. Bu araştırmanın bana göre verdiği mesaj, bölge insanının, DTP - PKK çizgisine itibar etmediği, şu anda en yakın çözüm imkanı olarak, sosyal , ekonomik çalışmalar yanında kimlik sorununu da önemseyen bir AK Parti hamlesi beklediğidir. Araştırma, DTP - PKK hareketinin, garip biçimde bölge insanının asli iradesini gölgelediğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla "Hani DTP'nin zemini?" sorusu bu araştırmanın ürettiği görmezden gelinemez sorudur

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.