1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. Halk Olarak Kürd, Millet Olarak Müslüma
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

Halk Olarak Kürd, Millet Olarak Müslüma

A+A-

Kürt halkı, umumiyet itibarı ile Müslüman’dır. İslam bizim için her şeyden önce bir inanç sistemi ve bir ideolojidir. Şu kadar var ki, yeni ortaya çıkmış bir ideoloji ile veya bir ulusun yeni benimsediği bir düşünce sistemi ile bir ulusun yüzyıllar önce seçtiği ve tarihsel olarak etkilendiği ideolojinin, o ulus üzerinde bıraktığı iz çok farklıdır. Bu açıdan bakıldığında İslam, Kürtler için aynı zamanda bir tarihtir, bir dildir, bir kültür, zihniyet, ahlak ve sosyal ilişkiler sistemi, duygu, dünya görüşü ve hayatımıza yön veren bir dindir. Böyle olduğu halde, İslam yanlış aktarılarak kültürümüzün, öz benliğimizin, toplumsallaşmış vicdanımızın ve sosyal ilişkilerimizin dışında, bir din olarak tanıtılmaya çalışılmıştır.

İslam’ı gerçek niteliğinden uzaklaştırıp İslam diye sundukları, işte İslam budur, diye yutturmaya kalkanlar, aydın, entelektüel, mektepli ve siyasetçilerimizin akıllarını da perdelemeyi başarmışlardır. Eğer Kürt halkı hiç gecikmeden dinimizin gerçek gücünü toplumumuzda, kültürümüzde, sanatımızda ve tarihimizde kanıtlamazsa; İslam tarihsel, toplumsal ve kültürel bir gerçek olmaktan çıkarak, salt bir metafiziksel düşünce ve bir üst yapı kurumu olarak kalacaktır. İslam bizim için bir ideoloji olmakla birlikte, tarihte biçimlenmiş bir ruh, kültür, hayat felsefesi, sosyal hareket, toplumsal vicdan, kısaca öz dünya algımız, yaradılış ile ilişkimiz ve tarihsel derinliğimizde oluşmuş tüm insani değerler toplamıdır. O eskidiği zaman çıkarılıp atılan yerine moda olmuş biçimleri giyilen bir elbise değildir.

Dar ve dünyacı bir çerçeve içerisinde kilitlenip kalan, mekanik bir değişime inanan ve üretim ilişkileri, dağıtım türü veya aldığı Batı kültürü sonucu tüketime öncelik tanıyan aydın etiketliler, bu nezih dini kuşkusuz anlamaktan uzak  kalacaklardır. Çünkü bu gerçeklik, tarihin derinliklerinden gelen ve düşüncenin yüksekliklerinden akan bir devrimdir. İslam zihinleri ve ruhları değiştiren, insanı beşer zemininden insan doruğuna yükselten, insanı başka bir insan yapan peygamberce bir sorumluluğa sarılmaya sevk eden bir devrim…

Müslüman  toplumların ve Kürt halkının İslam’dan koparılmaya çalışılması büyük bir faciadır; öyle bir facia ki, kök salmış kültürleri ile ün yapmış uluslardan, köksüz, maneviyatsız ve kültürsüz bir ulus çıkıyor ortaya. Başkalarını taklit etme aşağılına kapılmış, zengin ve asil bir tarihe ve anlamlı bir kültüre sahip bir ulustan, zavallı, perişan ve yoksul bir toplum doğuyor. İnsanca bir yaşamdan alıkonulmuş ruhsal zenginliklerinden yoksun bırakılmış ve tarihinden koparılmış, kitlelerin içine düştükleri boşluğu doldurabilecek hiçbir düşünce, ideoloji ve dünya görüşü olmayan bir toplum.

Sorumluluk duymayan bir düşünür, imanını hiçe sayan bir düşünüre dönüşür. Eğer üzerinde Müslümanlık sıfatını taşıyorsa, o bu tür Müslümanlığı bir yana itme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Halkının karşısında sorumluluk duyan ve onları uyanışa ve örgütlenmeye götürecek bir aydın, halkının sosyal ve psikolojik yapısını, tarihsel ve kültürel bağlarını, dilini, tarzını bilmek zorundadır. Bundan sonra ihlas, doğruluk ve içtenlikle işe koyulduğu zaman, kendisinin de halktan biri olduğunu ve köklü bir ağacın dalları ve yaprakları gibi halkı ile aynı nefesi alıp verdiğini görecektir.

Kürt halkı olarak Müslüman olduğumuzun bilincinde olmak, bizim diğer ideolojiler karşısındaki tutumumuzu, tarihimizi ve kültürümüzü belirleyecek ve tarih boyunca süregelen alın yazımızdaki sosyal ve insancıl geçmişimizi tayin edecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.