1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Hain projektörler ve çözüm önerileri
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Hain projektörler ve çözüm önerileri

A+A-

Bir süredir yazmak istiyor, ama kendimi tutuyordum.

Son zamanlarda egolarına ve öfkelerine yenilen ve köşelerinden yakın dostlarına dahi 'cici', 'dalkavuk', 'kişiliksiz' yaftası yapıştıran yazarlara gerçekten şaşırıyorum.

Bir zamanlar kendileri için kullanıldığında tepkiyle karşıladıkları 'yandaş' kelimesini şimdi başkaları için ne rahat kullandıklarını görmek hüzünlü, yazdıklarını, söylediklerini unutmuş olmaları ise vahim...

Ama bunların belki de pek bir önemi yok.

Önemli olan yeni tarz ve üsluplarıyla farklı bir düşünceyi, farklı bir bakışı, bir muhalif duruşu değil, özellikle başbakan söz konusu olunca aşağıya çevrilmiş Neronvari baş parmaklarıyla keskin bir öfkeyi, adeta bir iç savaş ruh halini temsil ediyor olmaları.

Evet, mesele AK Parti yandaşlığı veya karşıtlığında değil.

Aşırı uçlar, baskın aktivist tutumlar, ideolojik keskinlikler dışında böyle bir posizyon zaten yok.

Daha çok doğruları ağır basan AK Parti analizleri ile yanlışları ağır basan AK Parti analizleri var. Bir yanda demokratikleşmenin sosyal, kültürel, ekonomik boyutlarına daha fazla vurgu yapanlar, Türkiye'deki sınıfsal ve sembolik yer değiştirmelerin, askeri vesayetin yıkılmasına daha çok önem verenler var. Öte yanda ise AK Parti'nin ve başbakanın siyasi tarzına, siyasi iktidarın kişileşmesine, otoriter söylemin öne çıkmasına işaret edip, bunun belirleyici olduğunu söyleyenler...

Her iki grup da aslında AK Parti'ye ilişkin siyasi gerçeğin bu iki yakadan oluştuğunu biliyor ve siyasi akıl yürütmelerini farklı vurgularla bu çerçevede yürütüyor.

Nitekim kimi zaman geliyor Gezi olaylarında, Soma'daki tekme görüntüsünde olduğu gibi ikinci boyut dayanılmaz hale geliyor, kimi zaman da ilk boyutun yeminli muhalifler tarafından siyasi imhaya tabi tutulması dayanılmaz bir hal alıyor.

Yukarıda zikrettiğimiz yazarların ise bu iki gruba da girmedikleri açık.

Neden?

Yanıtı bu konuda muhteşem bir yazı kaleme alan Etyen Mahçupyan'ın satırlarında arayalım.

Şöyle diyor:

Aydınlar bu ülkede daima dar bir cemaatin parçası olarak kendilerine yer buldular (...) Gazeteciliğe herhangi bir yerinden bulaşmış olanlar (...) orada kendilerini bir elit dünyada, bir kurtarılmış bölgede, tanrıların katında hissettiler. Her şeyi bilen ama topluma bildiklerinin ancak bir kısmını söyleyen, görünen gerçekliğin arka planına vâkıf insanlardı (...) Merkeze kapağı atmış olmanın imtiyazını kullanıyor, birbirleri hakkındaki bilgi ve kurdukları ilişki sayesinde kendilerini vazgeçilmez kılıyorlardı(...) Ama herkes bu cemaatin yapaylığını, sahteliğini, arkadan vurma ve kenara terk etme özelliğini biliyordu. Görünürde sosyalleşme yoğunluğu içinde kendini kaybeden, her toplantının aranan insanı olan bu aydınlar, aslında manevi bir yalnızlık yaşadılar ve halen yaşamaya devam ediyorlar. Gerçek arkadaşları olmadı... Hiçbir muhtemel arkadaşlığa itina göstermeyi bilemediler (...)

Son dönemde etrafındaki başka yazarlara saldıran, fikirleri tartışmaktansa pozisyon kavgası yapan eski kuşak gazeteci aydınların esas meselesi bu manevi yalnızlık halinden çıkamamaları. Aslında nicelik açısından etraflarının epeyce dolu olduğunu tahmin edebiliriz. Ama bu durum iç dünyalarındaki akut rahatsızlığı gidermiyor. (...)

Kendileri de farkında ki bu aydın tavrı bir tür bataklıktan farksız. Nedeni ise üstlendikleri pozisyonun entelektüel hareket alanını son derece kısıtlıyor olması. ...

Başbakan'ın üslubuna takılmaktansa, toplumda neler olup bittiğini anlamaya çalışabilirlerdi. Anlayabilirler miydi bilemeyiz, ama hiç olmazsa saygınlığı olan bir çaba çıkartmış olurlar ve o zaman Başbakan eleştirileri de toplum nezdinde daha kıymetli olabilirdi.

Araları ve gerisini Etyen'in köşesinden okursunuz...

Ama bu da bir öykü işte...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.