1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Güney'in sıra dışı portresi
Güney'in sıra dışı portresi

Güney'in sıra dışı portresi

A+A-
"Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim?

Memleket Tuncay Güney ile yatıp Tuncay Güney ile kalkıyor ama kimse onun kim olduğunu bilmiyor. Bilenler de konuşmuyor. Tuncay da bu ortamda herkesle dalgasını geçiyor.

Bizde biraz Tuncay Güney çalıştık. İşte o veriler:

Çorumlu. Kargı ilçesinin Gölet köyünde doğmuş. Nüfusunda din hanesinde Müslüman yazıyor. Ayşe ile Ali'nin oğlu. Lise 1 terk. İngilizce bilmiyor. Okumaya meraklı. Neşeli, misafir ağırlamayı seven biri. Kolay ilişki kurabiliyor. Her yere girip çıkabiliyor.

Oldukça fakirdiler. Çoğu zaman çorba bile kaynatamıyorlardı.

Tuncay 12'sinde Mithat Ulusoy adlı bir tanıdıkları vasıtasıyla Ayazağa'daki yatılı bir Kuran kursuna verildi. İmam Hatip'e falan gitmedi. Bu yurtta biraz Arapça, oldukça da düzgün Kuran okumayı öğrendi.

1986 da babası öldükten sonra annesi onu okuldan aldı ve bir demir doğrama atölyesine çırak olarak verdi.

Ezikti. Geceleri sessiz sessiz ağlarken "Bir gün bu zalim dünyadan intikamımı alacağım" diye yemin ediyordu.

Sabetaycı olduğunun doğru olduğu düşünülmüyor. Gizemli bir adam olarak görünmeyi seviyor. Bunun için yalan da söylüyor. Annesinin geceleri gizli gizli Tevrat okuduğu yalan. Kadıncağız beş vakit namazlı başı örtülü biri. Hatta mahalleli çocuklara hâlâ Kuran öğrettiği söyleniyor.

Matematik öğretmeni Ali Kuru, Tuncay'ı lise birdeyken kendisine iş vermesi için Sabah Gazetesi'nde Spor ve Magazin Müdürü Tevfik Yener'e gönderdi. O yıllar Sabah ve Milliyet'te ofisboyluk yaptı. 19 yaşındayken Sabah Gazetesi'nden eline geçen kazanç 1 milyon 100 bin lira. Bu rakam o yılların asgari ücretinin beş katı kadar. Milliyet'te de çalıştı. Milliyet'ten sonra 1994'te kuruluş aşamasında olan Samanyolu TV'ye geçti. Burada altı ay "Doruktakiler" adlı bir program hazırladı. Daha 22 yaşındaydı. Burada kendisini çok önemli bir kişi gibi takdim ediyor.

STV'de çalışırken İşçi Partisi ile ilişki kurdu. MİT onu bu ilişkisi sırasında keşfetti.

Bir harp okulu öğrencisi onu emekli Albay Necabettin Ergenekon ile Ergenekon da onu Veli Küçük ile tanıştırdı. Bu Güney'in iddiası, ama Necabettin Ergenekon Güney'i hiç tanımadığını söylüyor.

Ama Veli Küçük ile tanışması STV'de çalıştığı yıllara dayanıyor. STV'de çalışırken Ayşe Önal'ı Veli Küçük ile tanıştırıyor.

Hakkında MİT'ci JİTEMci gibi iddialar yüzünden STV'den ayrılıyor.

Veli Küçük Tuncay Güney'i Tercüman Gazetesi'ne yerleştiriyor. Buradaki çalışma şartlarını beğenmeyen Güney yeniden Veli Küçük'e gidiyor. O da onu HBB televizyonuna gönderiyor. Burada Behiç Kılıç ile tanışıyor. Sonra da Akşam Gazetesi... Güney, Akşam Gazetesi Sahibi Mehmet Ali Ilıcak'ın tamamen Veli Küçük tarafından yönlendirildiği iddiasında.

Güney'in ABD'ye kaçırıldıktan sonra orada kimin yanında kaldığının da öğrenilmesi gerekiyor!

Tuncay Güney Akşam'da çalışırken arşivden aldığı birtakım fotoğraflarla dönemin başbakanı Mesut Yılmaz'ı Abdullah Çatlı ile birlikte gösteren bir fotomontaj olayına karıştı. Bu fotoğrafı Yılmaz'ın muhalif milletvekillerine 5 bin dolara sattı.

O dönemde Güney'in yazıişleri müdürü olan Arslan Bulut "O dönemde hem Veli Küçük, hem Mehmet Eymür ile bağlantılıydı" diyor. "
Kaynak:
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.