1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Güney Kürdleri İbadet Ederken Gözlerini Kapatmasınlar
Güney Kürdleri İbadet Ederken Gözlerini Kapatmasınlar

Güney Kürdleri İbadet Ederken Gözlerini Kapatmasınlar

A+A-

Güney Kürdleri İbadet Ederken Gözlerini Kapatmasınlar

Modern Kenya’nın kurucusu, devleti 1963'te kuruluşundan vefatına kadar Kenya’yı yöneten Jomo Kenyatta’nın (1893 –1978) meşhur bir sözü vardır: “Misyonerler geldiğinde ellerinde İncilleri vardı, Afrikalılar’ın ise toprakları. Bize, gözümüzü kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda, bizim ellerimizde İncil, onlarınkinde topraklarımız vardı!” (http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Jomo_Kenyatta).

Bu hatırlatmayı şunun için yaptım… Bir dostumum hatırlatmasıyla, Bill Berkowitz’in, Evangelist Hıristiyanların Güney Kürdistan’daki faaliyetleri hakkında kaleme aldığı bir makalesini okudum (http://www.smirkingchimp.com/thread/20401). Makalenin aktardığına göre, başını Franklin Graham’ın “Samaritan's Purse” adlı organizasyonunun çektiği Evangelistler, Irak’ın işgalinden birkaç ay sonra, ülkenin inşaası için harekete geçeceklerini söylemişler!

Neokoncu Evangelistlerdeki ahlaksızlığı görüyorsunuz, değil mi? Bir taraftan Irak’ı yakıp yıkmak için olmadık sahtekarlıklar yaptılar, entrikalar çevirdiler, Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna dair sahte belge düzenleyerek Amerikan ordusunu Irak’a soktular; diğer taraftan da ülkeyi inşaa etmek için harekete geçmişler! Yıkarken Neokoncu silah tüccarlarını, güvenlik şirketlerini ihya ettiler; yaparken de aynı zihniyetten olan inşaat sektörüne ve envai çeşit şirketlere rant sağladılar. Rant bölüşümünde kendi Evangelist kiliselerini de unutmamıslar.

Irak’i inşaa etmek için (!) acele eden Franklin Graham, “Çok şeytani ve aşağılık bir din” sözüyle İslam Dini’ne hakaret ederek Müslümanları rencide eden Evangelist lider Billy Graham’ın oğludur. Billy Graham, George W. Bush’un ve fikir babalarından ve Beyaz Saray’da misafir edilecek kadar yakın dostu; Irak Savaşı’nın çok hararetli savunucusu ve teşfikçisidir.

Makale, Evangelistlerin Kürdlerle ilk temasının 1988’deki Halepçe Katliamı’ndan sonra başladığını yazıyor. Katliamdan sonra yaklaşık 14 bin Kürd, Amerika’nın Tennessee Eyaleti’nin Nashville şehrine yerleştirilmişler. Evangelistler ile Kürdlerin teması orada başlamış; bu tanışmadan 4 sene sonra da bir grup Evangelist Güney Kürdistan’a giderek tezgahlarını kurmuşlar.

Neokonların Irak’a soktuğu Amerikan askerleri başlarına yağdırdıkları bombalarla Iraklılara “demokrasi” götürmeye (!) başladıkları Mart 2003’ten yaklaşık 6 ay sonra (yani Eylül 2003’te), önde gelen yaklaşık 350 Evangelist din adamı Kürdlere “yeni din” götürmek için sırtladıkları İncillerle Kerkük’ün yolunu tutmuşlar.

Makaleye göre Evangelistler “10/40 Penceresi” dedikleri Kuzey kürenin 10 ile 40nci enlemleri arasında kalan, Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’yu kesen, Hindistan’dan geçip Endonezya’da sona eren bölgeyi kendileri için bir harekat alanı (daha doğrusu “savaş alanı”) olarak seçmişler. Servant Group International adındaki organizasyon öncülüğünde Türkiye sınırı ile İran arasına yerleşen Evangelistler, daha sonra Türkiye, Liberya, Endonezya, Almanya ve Norveç’te kurdukları merkezlerle faaliyetlerine devam ediyorlar.

Servant Group International’ın birince dereceden görevi “Evangelizm’in askeri kanadı”nı oluşturmakmış. Bu askeri kanadın görevleri arasında gizli eylemlere (buna siyasi suikastler, faili meçhul cinayetler, toplumsal olaylar gibi eylemler de giriyordur mutlaka) dair taktik geliştirmek, ajanlık yoluyla bilgi toplamak da varmış. Yeminli birer İslam ve Müslüman düşmanı olan Evangelistlerin bu planlarından haberdar olunca, faal oldukları Müslüman ülkelerdeki, özellikle Irak’daki canlı bombalarla irtibatları olabileceğini düşündüm. Türkiye’de Ergenekoncularla ve Güney Kürdistan’daki derin-PKK ile irtibatlarını da merak etmeye başladim. Beyinleri insan öldürmeye kilitlenmiş dinli ve dinsiz örgütlerin bunlar tarafından kontrol edildiğinden şüphelenmeye başladim. Birkaç kuruş para için ülke işgal edip milyonlarca insanı katledenlerden herşey beklenir.

Kürdlerin Hıristiyanlaşması ile ilgili internete göz atarken, 23 Mayıs 2006’da The Washington Times’da (Neokonlara ait bir gazete… Washington Post ile karıştırılmamalıdır) çıkan “Irak’ın Kuzeyi’nden Güzel Haber” başlıklı bir makale dikkatimi çekti (http://www.washingtontimes.com/news/2006/may/23/20060523-124029-4936r/). Haber, Irak’ın Süryanilerinden, Saddam döneminde orduda askeri pilot olarak çalışan General Georges Sada’nın ifadelerine dayanarak yazılmış. Sada’nın iddiasına göre Güney Kürdistan’da “yüzlerce Kürd” Hıristiyan oluyormuş; Neçirvan Barzani, Evangelist Hıristiyanların Güney Kürdistan’daki faaliyetlerinden gayet derecede memnunmuş!

Kaç Müslüman Kürdün Evangelist Hıristiyan olduğu, Neçirvan Barzani’nin Evangelist Hıristiyanlar ile olan ilişkisi ile ilgili iddiaların doğruluğu hakkında detaylı bir bilgim yok ama Sada’nın Evangelist olduğunu; Irak Savaşı’nın Evangelist Neokonlar tarafından tezgahlandığını; Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna dair yalan uydurarak Irak’ı işgal için sahte delil peşinde olan Neokonlara hizmet ettiğini; bu hizme karşılık Irak İşgali’nden sonra İyad Alawi’nin sözcüsü, daha sonra Ulusal Güvenlik Danışmanı yapıldığını biliyoruz.

Bildiğimiz başka birşey daha var, Kürd kökenli dahi olsa Neokonların hiçbir zaman Kürdlerin yararına çalışmayacakları gerçeği!

Nasname’de, Neokonlar’ın, özellikle Michael Rubin’in Mesud Barzani aleyhindeki faaliyetlerinden çok bahsettim. TSK içindeki Neokon dostlarına Güney Kürdistan’ı işgal ettirmek için çok uğraştığını; Barzani’nin onurunu zedelemek için çok defa iftira attığını yazdım.

Rubin’in, Karanlıklar Prensi olarak bilinen Neokon reislerinden Richard Perle’ün tetikçisi olduğunu biliyoruz. Perle’ün Rubin’e verdiği görev, TSK içindeki Neokoncu (dolayısıyla Ergenekoncu) generalleri kışkırtarak Güney Kürdistan’ı işgal ettirip Barzani yerine bir Neokoncu Kürdü yerleştirmek, ardından Güney Kürdlerinin yeraltı zenginliklerini talan etmekti. Bunda başarılı olamayacağını anlayan Perle, daha sonra işadamı sıfatıyla şansını denedi. Bu durumu “Neokon Çetesi’nin Gözü Güney Kürdistan’ın Petrolünde” başlıklı 11 Ağustos 2008 tarihindeki yazımda detaylıca ele aldım (http://www.nasname.com/Yazarlar/cakbay/1522.html).

Afrika’yı soyup soğana çeviren atalarının tecrübelerinden yararlanan Evangelist misyonerlerin Güney Kürdistan’ı sömürgeleştirme peşinde oldukları anlaşılıyor.

Güney Kürdistan’daki kardeşlerime acizane bir tavsiyem var: İleride “Evangelistler geldiklerinde ellerinde İncilleri, Kürdlerin de toprakları ve yeraltı zenginlikleri vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda, bizim elimizde İncil, onların elinde de bütün varlığımız vardı!” dememek için çok dikkatli olsunlar.

Dualarını ederken gözlerini yummasinlar! Evangelist Hıristiyanların yanında gözlerini bir an dahi olsun kapatmasınlar!


7 Nisan 2009

Fotograf: theologica.ning.com

nasname-Cevdet AKBAY

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.