1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Güneş balçıkla sıvanmıyor
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Güneş balçıkla sıvanmıyor

A+A-

Öfke içinde siyasallaşarak cemaat-hükümet gerginliğinde cemaatin yanında yer alanlar, cemaati kollamayı, arkasına saklanmayı hükümeti eleştirmenin ön koşulu sayanlar, 'otonom yapı'yla ilgili gerçeklere göz kapamayı tercih ettiler. Ve buna devam ediyorlar.

Ama güneş balçıkla sıvanmıyor.

Anayasa Mahkemesi'nin verdiği Balyoz'la ilgili karar cemaatin sistem ve hukuk üzerindeki en büyük ve en sert cenderesini kırdı.

Kırmakla kalmadı bir 'cerahat'tin merkezine neşter attı.

Bakın nasıl?

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Taha Akyol'a şunları söylüyordu:

'Mahkeme kararında darbe teşebbüsünün yapıldığı fakat gerçekleşmesini Genelkurmay Başkanı Org. Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yalman'ın önlediği açıkça belirtiliyor. Mahkeme bu bilgiyi nereden öğrenmiş, kanıtları nedir? Dosyada bunu gösteren bir belge yok. Bu durumda Özkök ve Yalman'ı tanık olarak dinlemek, onlara sormak gerekirdi. Mahkeme kararında bu kadar önemli oldukları belirtilen Özkök ve Yalman'ın tanık olarak dinlenmesi belki de davanın esasını etkileyecekti. Bu bakımdan, savunma tarafı da istediği halde bu iki önemli tanığın dinlenilmemiş olmasını, ihlal kabul ettik.'

Bu ilk ihlal…

Devam etmiş Kılıç:

'4 'bilirkişi raporu', (ve) savunmanın mahkemeye sunduğu 'uzman raporları'. Aralarında önemli çelişkiler var. Mahkeme, uzman raporlarına 'taraflı, hâkimin yetkisine müdahale niteliğinde' diyerek itibar etmemiş. Halbuki çelişkileri gidermek için nihai teknik inceleme yapılması gerekirdi…'

Bu, ikinci ihlal…

Şimdi Balyoz dosyalarını satır satır okuyan, sorunları ve konusundaki kuşkularını ilk günden itibaren dile getiren Sedat Ergin'in dünkü yazısından bir bölüm okuyalım:

'Özel yetkili mahkemede (…) delil değerlendirme aşaması bile atlandı. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun açık hükümlerine rağmen savunmanın talep ettiği tanıkların dinlenmesine onay verilmedi (…) İddianamenin omurgasını 2003 yılında hazırlandığı ve darbe planlarını içerdiği öne sürülen 11 numaralı CD oluşturuyordu. Ama bu CD'nin içinden 2006, 2007 ve 2008 yıllarında kurulmuş tüzelkişiliklere ilişkin veriler çıktı. O zaman iddianamenin, bu CD'nin 2003 yılında hazırlandığı kabulü boşlukta kalıyor, suçlamaların dayanağı düşüyordu (…) Mahkeme bu sakatlıkları değerlendiren sayısız bilirkişi raporunu da değerlendirmeye almadı…'

Neden?

Ergin'i okumaya devam edelim:

'Balyoz davası savcılarının sanıkların lehine olan bazı delilleri adli emanate kaldırarak yargı sürecinden sakladıklarının ortaya çıkmasına rağmen, yapılan başvurulara rağmen HSYK bu davanın üstünü örtmüştür…'

Neden?

Ve Yargıtay…

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 237 sanık hakkındaki cezaları oybirliğiyle, tekrar edelim oy birliğiyle onayladı.

Neden?

Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla işaret ettiği o zaman sadece hak ihlalleri değil, aynı zamanda bu 'neden' soruları değil midir?

Savcıların, hakimlerin, Yargıtay'ın, HSYK'nın blok ve sistematik davranışı değil midir?

Bu 4'lü dokuya bir de emniyeti ekleyin… Ortaya çıkan beşli kademe birbirini denetlemesi gereken tüm yapıların seri halde belli bir hedefe hareket ettiğini, bu cendereye girenin hukuk devleti imkanları içinde çıkışı olmadığını göstermez mi?

Polis-savcı-hakim işbirliği üzerine kurulu bir keyfilik, üstelik yargı bağımsızlığı, yargıç gücü arkasına gizlenen, kanun eliyle kurulan mutlak otoriter dokudan başka ne ifade eder?

Bu süreçte hükümet olmak üzere başta herkesin hatası oldu ve sorumluluğu var.

Ancak devamı var.

Bu dokunun hukuk yoluyla sistemden, devletten temizlenmesi gerekiyor. Türkiye'nin geleceğindeki demokratik ışığın kuvetli olması her şeyden önce buna bağlı. Ve burada, siyasi hesaplaşma, fatura çıkarma kavgasına girmeden, pisliği araçsallaştırmadan yapılması gereken, parlamentodaki tüm partilerin destekleyeceği demokratik bir eylem planı hazırlamaktır.

Muhalefetin sahiplenmesi ve yönlendirmesi gereken önce budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.