1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Gülen'in takke, tespih ve 'kıtmir'ini iade ediyorum
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Gülen'in takke, tespih ve 'kıtmir'ini iade ediyorum

A+A-

17 Aralık, paralel darbe girişiminden bu yana sıkça olduğu gibi yine Ankara Adliyesi'ndeydim.

Fethullah Gülen'in üç ayrı suç duyurusu hakkında ifade vermek için sıramı bekliyordum.

O sırada Yeni şafak Ankara Temsilciliği'ne gelen polislerin, yeni mahkeme celplerini ilettikleri bilgisi geldi.

Gide gele onlar da yoruldu. 'Hazır adliyedeyken, ifadesini versin' diye tembihleyip gitmişler.

Önceden mahkeme celbi geliyor, biz ondan sonra adliyeye gidiyorduk.

Artık adliyeye gidip suç duyurularını bekler olduk.

Çünkü Fethullah Gülen'in suç duyurularının hızına ok atsan yetişmiyor.

Eğer gazete yönetimi kabul ederse part-time Ankara Adliyesi'ndeki basın merkezinde çalışacağım.

Paralel yapı hakkında yazan ve içinde Fethullah Gülen ibaresi bulunan yazılara imza atan diğer gazetecilerin de aynı durumda olduğuna inanıyorum.

En son Ergenekon sürecinde böyle olmuştu.

Bir defasında gazetenin haber merkezini adliyede toplamıştık. Gündem toplantısını basın savcılığında yapacak durumdaydık.

Allah'tan bu kez haber merkezini işe karıştırmıyorlar. Fethullah Hoca seriye almış, aşağı yukarı her yazı hakkında suç duyurusunda bulunuyor.

Eğer yazı yazıyorsam hukuk karşısında hesap vermem gerektiğine inananlardanım. Bundan dolayı hiçbir zaman yüksünmedim.

MİT Müsteşarı'nı tutuklamaya kalkışan, Başbakan'ın bileğine kelepçe takmaya yemin edecek kadar kendisini poliste ve yargıda güçlü gören bir paralel yapının karşısında benim esamem mi okunur?

Evet okunur. Hakkımda yüzü aşkın suç duyurusunda bulunup 36 dava açan Ergenekonculara eyvallah etmedim, paralelcilere de pabuç bırakmam.

Biz zilletle yaşamaktansa izzetle ölümü tercih edenlerdeniz.

Şimdiye kadar benim hakkımda Ergenekoncular suç duyurusunda bulundu, şimdi de Fethullah Hoca.

Şimdiye kadar benim hakkında Veli Küçük, Şener Eruygur ve Alparslan Arslan suç duyurusunda bulundu. Buna şimdi bir de Fethullah Gülen eklendi.

Eğer bu isimlerle birlikte anılmak Fethullah Gülen için bir anlam ifade ediyorsa, varsın suç duyurusunda bulunmaya devam etsin.

Ergenekonculara da eyvallah etmedim, paralelcilere de boyun bükmem.

Bunlar benim için onur belgesidir.

Sabah Gazetesi'nden Sevilay Yükselir'in, Star Gazetesi'nden Elif Çakır'ın evine polis göndermişler.

Benim mahkeme çağrılarımı da evime gönderiyorlar. Geçenlerde baktım, eşim, küçük oğlum görüp morali bozulmasın diye saklamış.

17 Aralık, paralel darbe girişiminin ibret verici yanları oldu. Bizler uzun süre, okuyucularımızın gazete aboneliğini iptal etme pahasına, 'Hocaefendi' demeye devam ettik. Ancak en mümeyyiz vasfı diyalog olan bir cemaatin, dindarlara karşı nasıl bir kin ve intikam duygusuyla hareket ettiğine tanık olduk.

Vatikan'da Papa'yla diyalog, Üstad Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Fırıncı'ya tehdit.

Amerika'da Ermeni tasarısı hazırlayanlarla sarmaş dolaş ol, Türkiye'de Bediüzzaman'ın talebesi Abdulkadir Badıllı'nın üzerine mahkemeleri sevk et.

Başörtülü olduğu için Merve Kavakçı'yı parlamentodan attıran Bülent Ecevit'e dua, başörtülü milletvekillerini parlamentoya sokan Recep Tayyip Erdoğan'a beddua...

Fethullah Gülen beni Türkiye Cumhuriyeti'nin mahkemelerine şikayet etmiş. Ben de onu haşir meydanında kurulacak olan Mahkeme-i Kübra'ya havale ediyorum.

Fethullah Gülen beni Türkiye Cumhuriyeti'nin hakimlerine şikayet etmiş. Ben onu Adl-i İlahi'ye havale ediyorum.

Fethullah Gülen benim Türk Ceza Kanunu'na göre cezalandırılmamı istemiş. Ben onu Kur'an ve sünnet ışığında kendisini sigaya çekmesini istiyorum.

Hani büyük bir suç delili olarak Fethullah Gülen'le çekilmiş bir fotoğrafım vardı ya.

Biz hocalarımızı severiz Kur'an okudukları için. Biz hocalarımıza hürmet ederiz millete vaz-u nasihat ettikleri için. Biz hocalarımızı ziyaret ederiz, hayır dualarını almak için. Birçok hoca efendiyi ziyaret edip, elini öptüm, hayır dualarını istedim. Ancak ilk kez Fethullah Gülen'le olan fotoğrafım yayınlandı, bir suç delili olarak. Hem de kendi cemaati tarafından.

O fotoğraf karesinde küçük bir paket vardı elimde. Ananas değil, içinde namaz takkesi, kalem, tespih ve bir de dua olan. Yani, 'kıtmir.'

Ben onları bir hocafendiden aldığımı düşünmüştüm. Yanılmışım. Şimdi o takkeyi, tespihi, kalemi ve 'kıtmir'i iade ediyorum.

Mahkeme-i Kübra'da görüşmek üzere...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.