1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Gül siyasi oyunda olacak mı? Neresinde?
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Gül siyasi oyunda olacak mı? Neresinde?

A+A-

Seçimlerden bir gün sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Kuveyt'e hareket etmek ilginç oldu. Seçim ve siyasi ortam değerlendirmesi yapmak ama bundan daha çok cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ihtimalleri tartışmak fırsatı doğdu.

Önce şunu söyleyelim.

Cumhurbaşkanı'nın hissedilen bir rahatsızlığı var.

Bu rahatsızlık her şeyden önce ülkedeki gergin siyasi ortamla ve eksik demokrasi koşullarıyla ilgili.

İnternet ve Youtube yasakları, gergin ve aşırı kutuplaşmış siyasi ortam, eksik hukuk tartışmaları, Türkiye'nin reform döneminden çıkmış olması altını sık çizdiği ve rahatsızlığını açıkça ortaya koyduğu konuların başında geliyor.

Nitekim ilk siyasi değerlendirmeyi şu sözlerle yapıyordu:

'Seçimler bitti. Şimdi Türkiye'nin reform günlerine dönmesi lazım.. Dışarıda oluşan algı bozukluklarını süratle düzeltmek gerekir. Yoksa bu hasarların ileride tamiri zor olur.   Unutmayalım ki ekonomik sonuçlar adım adım gelir. Bir günde ortaya çıkmaz. Eğer güven ve istikrar gelecek ile ilgili konularda problem olarak görülmeye başlanırsa o zaman ekonomik sıkıntılar gelir. Onun için bunu hemen önlememiz lazım. Türkiye'nin normalleşmesi için bozulan algıları süratle düzeltmemiz gerekir. Artık bu twitter, youtube yasağının bitmesi lazım…Benim esas vereceğim mesaj budur…'

Kalkışma, yolsuzluk, otoriterleşme tartışmalarıyla kuşatılmış Türkiye'nin böyle bir siyasi bakış ve dile ihtiyacı olduğu açık.

Bu dilin siyasi alanda daha görünür, etkili olması, dengeleyici bir unsur işlevini görmesi muhtemelen genel bir arzuya işaret ediyordur.

Bu ihtiyacın artmasıyla cumhurbaşkanlığı seçimlerinin keşismesi önemli bir siyasi durum oluşturuyor.

Soru şu: Gül siyasi oyunda olacak mı? Neresinde olacak?

Siyasi gidişat dikkate alınırsa, Abdullah Gül'ün şu ya da bu şekilde siyasi denklemde yer almasının gereği açıktır. Başbakan olması ya da cumhurbaşkanlığı devamı (sadece seçim kampanyasında kullanacağı söylem açısından bile) şüphe yok ki, siyasi dilin yumuşaması, kişi odaklı tartışmaların bir ölçüde aşılması için bir imkan sunacaktır.

Gül'ün denklemde olmadığı bir formül ise her koşulda, daha da kişisel bir AK Parti modelinin inşası, krizlere açık bir fiili cumhurbaşkanlığı modeli demektir.

İşin bu kısmı Türkiye'yle ilgili…

İşin bir de sadece AK Parti'yle ilgili bir kısmı var.

Kanımız odur ki, AK Parti'nin tekrar demokratik rotaya oturması, sırtındaki ağır yükleri atması, yolsuzluk iddialarıyla yüzleşmesi, devletteki cemaat dokusunu temizleyecek kurumsal bir restorasyona hukuk dairesinde girişmesi için Tayyip Erdoğan'ın kağıt üzerinde Abdullah Gül gibi bir ikinci isme açık ve büyük ihtiyacı vardır.

Bu konuda karar alıcının Başbakan Tayyip Erdoğan olduğu açık.

Nitekim Gül, cumhurbaşkanlığı ya da siyasete devam konusunda kendisine sorulan sorulara Başbakan'la görüşmeden yanıt veremeyeceğini söylüyor. Ancak bununla birlikte siyasi olarak burada olduğunu ve olacağını açıkça ima eden bir duruş sergiliyor.

Durumun netleşmesi için verdiği tarih

Mayıs oldu.

Mayıs başında AK Parti'nin ve Türkiye'nin siyasi geleceğini önemli ölçüde belirleyecek soru açığa kavuşacak.

Son söz: Devlette cemaate yönelik tasfiyeler adım adım başlıyor. Bu konuda Cumhurbaşkanı'nın ne yapacağını merak edenlere yanıt şu:

Bu tasfiyelerin arkasında duracak…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.