1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. “GÜǔ Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

“GÜǔ Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?

A+A-

            Beşerin ikinci kuşağından kaçıncı kuşak olduğunu bilmediğimiz günümüze kadar  bu sapmanın açısı genişlemiş, genişlemekle kalmayıp kimi zamanlar kader adına, kimi  zamanlar değiştirilemez reel koşullar adına kabullenilmiştir.

            Bir yanda vahyin, aklın ve tecrübenin öngördüğü ve uluslar arası düzeyde kabul gören ölçüler, öte yanda bu ölçüleri hiçe sayan, yok sayan, çiğneyen pratikler.

           Her ulusun üzerinde yaşadığı topraklardaki istiklali, bağımsızlığı, kendi kaderini tayin etme hakkı ve bireysel bazda da can, mal, inanç emniyeti gibi konular, kadim zamanlardan günümüze kadar yaygın olarak kabul görmüş kurallardır.

           Kadim tarih bir yana, yakın tarihten gönümüze bu kuralların nasıl çiğnendiğini gösteren somut örnekler yığınla mevcut.

            Batıdaki ingiliz kökenli ırkın dünyaya açılımı, konuya ilişkin önemli hadiselerden olsa gerek. Sömürgecilik ve işgal şeklinde tezahür eden bu açılım, milletlerin istiklalini, bağımsızlığını, bireylerin can, mal ve inanç emniyetlerini yok etti.

           Aşağıdaki verileri birlikte yorumlayabiliriz.

           İngiltere'nin yüzölçümü:      222,820 kilometrekare

           İngiltere'nin İşgal ettiği ülkelerin yüzölçümü ise,

           Hindistan:        3,287,590 kilometrekare  İngiltere'nin 31/492 katı

           Güney Afrika: 1,219,912 kilometrekare İngiltere'nin 4/983 katı

           Irak:                 347,072 kilometrekare İngiltere'nin 1,785 katı

 

           İngiltere'nin Ortadoğu ve Asya'da işgal ettiği ülkelerin yüzölçümünün toplamı 5,502,074 kilometrekare İngiltere'nin yüzölçümü ise, 222,820 kilometrekare. Yani İngiltere kendisinin yaklaşık 25 katı büyüklükteki toprakları işgal etmiş, halklarını sömürmüş.

           Bir de İngiliz kökenlilerin dünyanın diğer kıtalarında işgal edip yerleştikleri, yerli halkı yok edip oraları vatan edindikleri yerler vardır ki, bugün Anglosakson ülkeler olarak adlandırılır. Bunlar:

            Avusturalya: 7, 886, 850 kilometre kare.

            Amerika Birleşik Devletleri: 9,826,630 kilometre

            Kanada: 9,984,670 kilometrekare

            Yenizelanda: 268,680 kilometrekare.

            Anglosakson ülkelerin toplam yüzölçümü: 27,966,830 kilometrekare.

            İngiliz kökenlilerin kalıcı olarak ele geçirdiği ile bir dönem sömürdüğü ülkelerin toplam yüzölçümü: 33,468,904 kilometrekare. İngiltere'nin yaklaşık 150 katı.

            Bir ulusun binlerce kilometre uzaklıktaki ülkeleri işgal edip halklarını köleleştirmesi, o ülkenin kaynaklarını sömürmesi, insanlarını köle yığınları halinde kendi ülkesine işçi olarak aktarması, o ülkelerin halklarına ait olan istiklal ve bağımsızlığı yok etmesi, onları evlerinde gadre ve zulme maruz bırakması, onurlarını çiğnemesi,

            Külli aklın hangi kuralıyla bağdaşır?

            Uluslar arası kabul gören hangi kurallarla uyuşur?

            Hangi dinin öğretileriyle örtüşür?

            Revaçta olan hangi beşeri ideolojinin vaadlerine tekabül eder?

            Hangi ilahi veya beşeri ölçülere göre haklı sayılabilir?

            İngiliz ulusu bu cinayetleri hangi ölçüye göre irtikab etti?

            Bu tarihi cinayetler, hiçbir din, felsefe ve beşeri ideoloji temelinde savunulamaz.Tarihin tanık olduğu bu vahametin tek izahı, güçlü olanın gücünü kural dışı kendi ulusunun çıkarına vahşice kullanmasıdır. Ölçü, güçtür, gücün kuralsız, sınırsız, ölçüsüz ve azgınca kullanılmasıdır. Fransa, İtalya, Portekiz gibi ülkeler de bu kabilden cinayetler işlediler. Fransızlar işgal ettikleri Cezayir'de bir buçuk milyon insanı katlettiler. Neye, kime, hangi ölçüye göre?

            Kızılderililer hangi kurala göre toptan imha edildi? Bir millet hangi hakla diğer bir milleti tümden yok edip ülkesini kalıcı olarak yurt edinebilir? Güney Afrika'daki siyahlar hangi ölçülere göre dini, dili, rengi, ırkı, coğrafyası uzak olan bir milletin esareti altında yıllarca inledi? Siyahların hakkını savunan Mandela hangi hukuka göre 27 yıl hapiste tutuldu?

            Batılıların Amerika kıtasından Hindistan'a kadar işledikleri korkunç cinayetlere ilişkin yukarıdaki sorular cinsinden yüzlerce soru daha sormak mümkün. Kim verecek bu soruların cevabını? Neden bu sorular cevapsız kaldı/kalıyor?

            Bu soruların cevabını vermesi gerekenler, cevap vermek bir yana, bir de nice zamandır özgürlük, demokrasi, insan hakları havariliği yapmaz mı? Çelişkinin bu kadarına pes doğrusu! insanoğluna karşı gösterilen bu saygısızlığın da nedeni yine güçtür. Güçlü olmaya devam ettikleri için insanlığa karşı pervasızlıklarını bir başka türde devam ettiriyorlar.

            Batılılara saygı duymak, onları medeni, ilerici insanlar olarak görmek, evimizi soyan, yolumuzu kesip soygun yapan ve bu vesileyle zenginleşen hırsız ve soyguncuya saygın ve medeni insan muamelesi yapmak gibi bir şeydir. Soygunculukla zenginleşen insan saygın ve medeni olabilir mi?

            Bunları söylerken demokrasi, cumhuriyet ve insan hakları gibi Batı kökenli değerleri de aynı oranda dışladığım anlaşılmasın. Bu kavramlar teorik olarak ele alındığında, beşerin yararına olabilecek mahiyete sahiptir denebilir. Ne var ki, Batılılar bu kavramların sadece kendileri için uygulanabilir olduğunu düşünüyor olsalar gerek. Çünkü sözünü ettiğimiz cinayetler bu değerlerle izah edilemez. Batılılar bu kavramların kendileri için ve kendi çıkarları için geçerli olduğunu pratik olarak kanıtladılar/kanıtlıyorlar.

            Filistin sorununun çözümü için yapılan konferansa Filistin halkını %80 temsil edenler çağrılmıyor, çağrılmadığı gibi terör ediliyor, cezaevine tıkanıyor, muhasaraya alınıyor. Öte yandan Filistin halkını %20 temsil edenler konferansa çağrılıyor. Hangi siyaset bilimcisi veya felsefeci bu tutumun demokrasi, cumhuriyet ve insan hakları ile bağdaştığını savunabilir?

            Doğrudan sömürgecilik dönemi kapanmış gibi gözükmekle beraber sömürgeci zihniyet Batıda ve Amerika'da egemen olmaya devam etmektedir. Dünyayla, özellikle doğuyla ilişkileri sömürgeci mantık ve söylem temelinde devam ediyor.

            Dünya, özellikle de Ortadoğu halkları ve devletleri Amerika ve Batının geçmişte ve günümüzde devam eden icraatlarını, icraatlarının  felsefi arkaplanını, mantığını, gücün cinayet işlemeyi meşrulaştıramayacığını sorgulamadıkça, hesabını sormadıkça onlar insanlığa karşı pervasızca davranmaya devam edeceklerdir.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.