1. YAZARLAR

  2. Vahap Coşkun

  3. Göz boyama ve gözdağı
Vahap Coşkun

Vahap Coşkun

Serbestiyet
Yazarın Tüm Yazıları >

Göz boyama ve gözdağı

A+A-

 

ABD, Nisan 2017’de Han Şeyhun’da kimyasal silah kullanan Suriye rejimini vurmuştu.

 

Zehirli gazı taşıyan uçağın kalkış yaptığı belirtilen havalimanına 59 füze atılmıştı. Trump, bu saldırının gayesinin “ölümcül etkisi olan kimyasal silahların kullanılmasını ve yayılmasını engellemek” olduğunu belirtmişti.  

 Aradan tam bir yıl geçtikten sonra ABD, bu sefer Fransa ve İngiltere ile birlikte Suriye’yi bir kez daha hedef aldı. Gerekçe, Esed rejiminin Duma’da kimyasal silahlara başvurmasıydı. ABD ve müttefiklerinin ortak operasyonu, geçen yıl ABD’nin tek başına yaptığı operasyona nazaran daha büyük oldu. Lakin -bir önceki yazıda da belirtildiği üzere- sınırlı bir şekilde gerçekleştirildi.

Davul ve zurnayla operasyon ilanı

Zira operasyon kısa sürdü. Bir kereye mahsus yapıldığının altı çizildi. Rusya ve İran’ın Suriye’deki tesislerinden uzak durdu. Rejimin bütün askeri kapasitesini değil yalnızca kimyasal silahların üretilmesini ve kullanılmasını sağlayan merkezlere odaklandı.

ABD’nin bu son vuruşunun Esed yönetimi üzerinde ciddi bir etkide bulunmadığını belirtmek gerekir. Çünkü operasyonun yapılacağı, tabiri caizse, davul ve zurnayla ilan edildi. Herkes gibi Esed de bir operasyonu bekliyordu. Bunun için gerekli hazırlığı yaptı ve vurulması muhtemel tesislerini önceden boşalttı.

Keza operasyon Rusya ve İran’ın Suriye’deki varlığına da tesir etmedi. Rusya ve İran’ı da hedefleyecek bir saldırı, Suriye’de işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirecekti. Müttefikler buna yol açmamak için bu iki ülke ile sıcak bir çatışmaya neden olacak bir hareket yapmaktan kaçındılar. Operasyon sınırlı ve dikkatli bir biçimde icra edildi; böylece Rusya ve İran’ın cevabının diplomatik alanda kalması sağlandı, doğrudan bir askeri karşılık vermelerinin önüne geçildi.

Ağır bombardımanlara devam

Dar kapsamlı operasyon rejimin varlığını mümkün kılan askeri alt yapıya büyük bir darbe vurmadı. Esed’in iktidarını sarsmadı. Operasyonun neticesinde Suriye yönetiminin askeri imkân ve kabiliyetlerinde büyük bir değişim yaşanmadı. Gücünün büyük oranda muhafaza eden Esed de çizgisini değiştirmedi ve kaldığı yerden devam etti.

Nitekim Esed Doğu Guta’da kontrolü tamamen eline geçirdikten sonra güçlerinin bir kısmını muhaliflerin denetimindeki diğer bölgelere kaydırdı. Rejimin yeni Hama ve Humus oldu. Hama ve Humus’un kırsalını havadan ve karadan ağır bombardıman altında tutan Esed güçleri, muhalif gruplar karşısındaki ilerleyişini sürdürdü.

Hülasa eğer amaç Esed’in kimyasal silah potansiyeli ortadan kaldırmak ve onu caydırmak ise, operasyon bu amaçlara ulaşmadığını belirtmek lazım. Operasyon ne Suriye’deki mevcut dengeleri yerinden oynattı ne de Esed’in izlediği hatta bir değişiklik yarattı. Dolayısıyla sonuçları itibariyle ele alındığında operasyonun bir göz boyamadan ibaret olduğu söylenebilir.  

Rusya’nın psikolojik üstünlüğüne çizik

Göz boyama, madalyonun bir tarafı. Madalyonun diğer tarafında ise gözdağı var; gözdağının muhatapları ise Rusya ve İran. Bir kere üç büyük Batılı devletin ortak operasyon yapması, Rusya’nın Suriye’deki psikolojik üstünlüğünün üzerine kalın bir çizik attı.

Trump, “Rusya yanlısı” ithamlarına karşın selefi olan başkanlar kadar azılı bir “Rusya karşıtı” olabileceğini cümle âleme duyurdu. İngiltere “casus krizi”nedeniyle karşı karşıya geldiği Rusya ile olan hesabını Suriye’de gördü. Fransa, Suriye’de olduğunu ve bundan sonra da daha güçlü bir tarzda olacaklarının mesajını verdi.

Yani üçlü blok, Rusya’ya sahada tek başına at koşturmasına müsaade etmeyeceğini gösterdi. Batılı büyük güçler, Suriye’nin yeniden tanziminde ve inşasında Rusya’nın mühim bir rolünün olduğunu biliyor ve kabul ediyorlar. Ancak bunun da hudutları var. Eğer bu hudutlar zorlanır ya da ihlal edilirse bugün olduğu gibi yarın da müdahale edeceklerini ve duruma göre müdahalenin dozunun artabileceğini Rusya’ya -lisan-ı münasiple- bildiriyorlar.

İran’ı hizaya getirmek

 İran da gözdağının muhatabı; hatta İran’ın muhataplığı Rusya’ya oranla daha öncelikli. Ortadoğu’da yürüttüğü yayılmacı siyaset nedeniyle İran’a karşı kaşların daha fazla kalkmış vaziyette. İran’ın alan genişletme çabaları hem İsrail’i Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri eksenini hem de Türkiye gibi bölgenin diğer ülkelerini rahatsız ediyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde Batı, gerek İsrail’in güvenliğini sağlamak ve gerek bölgedeki müttefiklerinin menfaatlerini korumak adına İran’ı dizginleme çabalarını artıracaktır. Kısa vadede direkt İran’a dönük bir atak olmasa da İran’ın Ortadoğu’daki nüfuz alanlarına dönük baskının artması beklenebilir.

Tahran’a yakın ve onun güdümünde olan unsurlara askeri, diplomatik ve ekonomik karakterli komple bir basınç uygulanabilir. Böylece etki sahası daraltılarak İran’ın hizaya çekilmesi sağlanır. Suriye’ye yapılan operasyonun en çok İran’ı telaşa düşürmesi boşuna olmasa gerektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.