1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Görmez'den IŞİD'e: Haçlılarla aynı yolu yürüyorlar
Görmez'den IŞİD'e: Haçlılarla aynı yolu yürüyorlar

Görmez'den IŞİD'e: Haçlılarla aynı yolu yürüyorlar

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Cuma hutbesinde, IŞİD'i sert sözlerle kınayarak "Din kisvesine bürünmüş cinayet şebekeleri" nitelemesini kullandı. Görmez bu örgütler için, "Vicdan ve insaf medeniyetine kast eden Haçlılarla aynı yolu yürümektedirler" dedi.

A+A-

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde, bu haftaki cuma namazında, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı "Küresel Terörün Hedef Aldığı Din: İslâm" başlıklı hutbeyi okudu.

İslâm'ın mesajının cehaleti değil bilgi ve hikmeti öğütlediğini ifade eden Görmez, "Bu mesaj, savaşı değil barışı, terör ve vahşeti değil vicdan ve merhameti, fitne ve fesadı değil sulh ve salahı öğretiyordu. Bu mesaj, vurdumduymazlığı değil sorumluluğu, bencilliği değil paylaşmayı, bölüp parçalamayı değil birleştirmeyi esas alıyordu" dedi. Mehmet Görmez, şöyle devam etti:

"En zor zamanlarda dahi zulme, şiddete ve haksızlığa asla müsaade etmedi. Meşru müdafaa sadedinde değerlendirilen savaşın bile bir hukuku, bir ahlâkı olduğunu asırlar öncesinden insanlığa haykırdı. Kadına, çocuğa, yaşlıya, tabiata dokunulmasını, zarar verilmesini kesin olarak yasakladı. Bu insaf ve merhamet çağrısı kısa sürede tüm coğrafyalarda yankı buldu. Müslümanlar, aleme silah, şiddet ve vahşet değil, sevgi, merhamet, şefkat, adalet ve hakikat medeniyeti taşıdı. Ancak zamanla kimi cahil müntesipler, dinin özünden, ruhundan, hayat veren değerlerinden uzaklaştı ya da türlü hile ve desiselerle uzaklaştırıldı. İnsanı yaşatmak ve ona varlık gayesini anlatmak üzere gelen bir din, nice süfli emellere alet edildi. İslâm, bütün hakikatleri insanlığa bildirmişken kimileri, hakikatin sadece kendi ellerinde olduğunu iddia eder hale geldi."

"Kalplerde endişe ve korku oluşturulmaya çalışılıyor"

İslâm dininin çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Görmez, "İslâm ile Müslümanlıkla ilgisi olmayan cinayet şebekelerinin işlediği cürüm, saldırı, vahşet ve katliamlarının İslâm ile anılır olduğunu" söyledi.

Görmez, "Modern zamanların tüm insafsızlığı, vicdansızlığı, adaletsizliği İslâm'a ve masum Müslümanlara mal edilmeye çalışılmaktadır. İslâm, vicdanı ve insafı kirlenmiş, yüreği tükenmiş insanlarca terör ve vahşetle birlikte zikredilerek, olumsuz bir İslâm imajı ve algısı üretilmektedir. Dinimiz, itibarsızlaştırılmaya, İslâm ile ilgili, insanların kalplerinde bir endişe ve korku oluşturulmaya çalışılmaktadır" diye konuştu.

"İnsanlığa rahmet olarak gelen bir dinin, bir kitabın, bir peygamberin ve o dine inananların terör olayları üzerinden itibarsızlaştırılmasının işlenen bütün vahşetler kadar ağır olduğuna" vurgu yapan Görmez, şunları söyledi:

"Yeryüzündeki en büyük cinayet, ahlâk ve hukuk tanımayan katliamlara cihat adı verilmesidir. İslâm dininde, hayat rehberimiz olan Kuran-ı Kerim'de böyle bir anlayış yoktur. Dinimizin cihat anlayışı, öldürmek değil, yaşatmaktır. Harap etmek değil, mamur eylemektir. Gönüllere kin, nefret, intikam tohumları değil sevgi, şefkat, merhamet tohumları ekmektir. Yeryüzüne şiddet, terör ve vahşet üzerinden korku değil hak ve hakikat yoluyla barış, güven, huzur ve adaleti yaymaktır."

"Din kisvesine bürünmüş cinayet şebekeleri"

Mehmet Görmez, din adına masum insanları, kadınları, yaşlıları, çocukları acımadan öldürenlerin aslında bütün insanlığı katlettiğini ifade ederek, tekbirin de bunlara alet edildiğine işaret etti. 

"Aslında Ankara'da, Paris'te, Beyrut'ta, Bağdat'ta, Nijerya'da, hasılı dünyanın dört bir yanında öldürülen sadece masum insanlar değil, alemlere rahmet olarak gönderilen İslâm'ın yüce değerleridir" diyen Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlığını yitirmiş, gözü dönmüşlerin yaptıkları yüzünden tahkir edilen, Kerim Kitabullah'tır. İtibarsızlaştırılan, merhamet ve şefkat peygamberi Habibullah Muhammed Mustafa'dır. Ötekileştirilenler, dışlananlar, teslimiyetle bu kitaba, bu peygambere gönül veren sadık ve masum Müslümanlardır. Bugün, din kisvesine bürünmüş cinayet şebekeleri, geçmişten günümüze birikmiş  öfkeleri, incinmiş onurları, bastırılmış duyguları, yıkılmış hayalleri istismar etmektedir. Onlar bugün, tarihte acı hikayeleriyle hatırladığımız, ortalığı yakıp yıkan, topyekûn medeniyetimizi tahrip eden Moğollarla aynı yöntemi kullanmaktadırlar. Vicdan ve insaf medeniyetine kast eden Haçlılarla aynı yolu yürümektedirler.

"Faillerin İslâm ile uzaktan yakından asla ilgisi yok"

"Bu coğrafyanın masum insanlarını ölümlerden ölüm beğenmeye mecbur edenler, aslında tüm insani değerlere kastetmektedirler. Ancak bizler biliyoruz ki dillerinden tekbir düşmese de, alınları secdeden kalkmasa da insanlık dışı katliamların faillerinin İslâm ile uzaktan yakından asla ilgisi yoktur. Zira insana ve insanlığa yönelik bu tür vahşeti gerçekleştirenlerin, onları yönlendirenlerin ne Allah'a saygıları, ne de herhangi bir dine mensubiyetleri söz konusu olabilir. Öyleyse geliniz dünyada huzura, ahirette kurtuluşa erebilmek için İslâm'ın rahmet yüklü mesajlarına yeniden sımsıkı sarılalım. Çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkalım. Onlara inanç ve değerlerimizi doğru öğretelim. Sahih dini bilgiye ulaşma ve sahip çıkma çabasını hiç elden bırakmayalım. Sunulan her dini bilgiyi araştırma ve incelemeden kabul etmeyelim. İslâm'ın rahmet iklimini en güzel şekilde temsil etmek için gayret gösterelim."

Kaynak:Al Jazeera

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.