1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Gıybet/Ufkumuz maarif grubu
Gıybet/Ufkumuz maarif grubu

Gıybet/Ufkumuz maarif grubu

A+A-

 

Soru: Bir kimse hakkında gıybet ettiĝimiz zaman ve aynı kişi de bizim hakkımızda kötü konuşup gıybet ederse, bu durumda da günah işlediĝimiz söylenebilir mi?


Cevap: Bilinmesi gerekir ki, gıybet aynı zamanda hakküllahtır. Büyük günahlardandır. Eĝer daha büyük sorunlara kapı açılmayacaksa gıybet edinilen kişiden özür istemek ve ondan helallik almak gerekir. Ama eĝer helallik istemek beraberinde daha büyük fesadlara, belalara kapı aralayacak ise, o zaman hellalik istemenin de bir gereĝi yoktur. Başta dediĝimiz gibi gıybet hakküllahtır. Însanın birisinin hakkında gıybet edip hakkını zayi etmesi ve aynı şekilde karşı tarafin da gıybet edip diĝerinin hakkını zayi etmesi ile mesele nihayete kavuşmamaktadır. Zira her iki taraf da Allah’ın hakkını zayi etmiştirler ve büyük günaha düçar olmuşlardır. Bu günahın affedilmesinin tövbe etmekten başka bir yolu ise bulunmamaktadır.

Bu soru, "namahrem olan biri bana baktığı için ben de ona baktım; bunun neticesinde durumu eşitledik. Ya da birisi bizim hakkımıza göz diktiĝinden dolayı biz de onun hakkına göz diktik" demekten farklı değildir. Bu düşünce doĝru ve mantıklı olamaz. Gerçek şudur ki, günahı günah ile def' edemeyiz. İnsan, günaha karşı günahtan sakınma ile mücadele etmeli. Örneĝin hakımızzda gıybet eden kişiye, gıybet etmek ile günaha düşmemesini söylemeli ve biz de onun hakkında gıybet etmemeiliyiz. Zira aksini yaptığımız zaman ikimiz de büyük günaha mubtela olmuş olacaĝız. Hucurat suresinin 12. ayetinde Allah (cc) şöyle buyurur:" Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan tiksindiniz.".

Gıybet etmek, insanın kendi kardeşinin etini yemesi gibidir. O yedi ben de yerim denilmez. O bir yalnışa düştü ise, bizim görevimiz onu o yalnıştan kurtarmak olmalıdır.

Soru: Mübarek ramazan ayı süresi boyunca tuttuĝumuz orucun, kılmış olduĝmuz gece ve müstehab namazların sevapları, kendisinden hellallik almayıp hakkında gıybet etmiş olduĝumuz şahsın amel defterine mi yazılır?


Cevap: Hayır, konu bu şekilde deĝildir. Allah Hekim ve Adildir ve Allah’ın bütün işleri adalet ve hikmet üzeredir. Gıybet yapan bir kişi, yapmış olduĝu gıybet ile orantılı hayırlı amellerinden eksiltilir. Ya da işlemiş olduĝu herhangi bir günah oranınca kendisinin sevabından eksiltilerek hakkını zayi etmiş olduĝu kişinin hanesine aktarılır. Eĝer şahsın işlemiş olduĝu günah bütün hayırlı amellerinin zayi ve yok olmasına sebebiyet verirse Allah,

o şahsın işlemiş olduğu salih amelleri karşı tarafa aktarır ve bu kifayet etmez ise hakkı zayi edilmiş kişinin günahları onun hakkını zayi edenin hanesine yazılır. Elbette her olay böyle deĝildir. Örneĝin bir insan düşünün Allah yolunda şehadete ulaşmış olsun. Ama bu şehidin boynunda birinin hakkı kalmış olsun. Eda edilmemiş olan bu hakk, onun şehadet makamından elde etmiş olduĝu sevabın karşı tarafa geçtiĝi ve karşı tarafın da günahlarının şehidin defterine yazılacaĝı anlamında deĝildir. Çünkü insanın işlemiş olduĝu bazı ameller, işlenmiş olan günahların af olmasına sebebiyet verir. Tövbe ve iman etmek bunların en açık örnekleridirler. Aynı şekilde bazı günahlar da bazı salih amellerin zayi olmasına sebebiyet vermektedir.

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.