1. YAZARLAR

  2. Ali Bilmez

  3. “GERÇEK”TEN KORKUYOR MUYUZ?
Ali Bilmez

Ali Bilmez

Yazarın Tüm Yazıları >

“GERÇEK”TEN KORKUYOR MUYUZ?

A+A-

 

Korku; “Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü…” olarak tanımlanır sözlüklerde. Kaynağı bakımından birçok korku çeşidi vardır ve her birine ait çareler, çözümler, tedaviler, terapiler geliştirilmiştir alanında uzmanlar tarafından. Zira bir insanın sürekli olarak aynı korku ile yaşaması hayatı ona yaşanılmaz kılmakta, maddi ve manevi konforunu ciddi manada zedelemektedir.

 

Duyu organlarıyla algılanabilen veya algılanamayan, kalıtsal ve tecrübe yoluyla ile edindiği bin bir türlü korku ile sürekli mücadele halindedir insanoğlu. Sahip olduğu korkuların üzerine gitmeyi, bazen onlardan kaçmayı, çoğu zaman da onları yenmeyi arzu eder.

Korkuya veya korkulana yönelik her hangi bir hamlede bulunmak için öncelikle onu tanımak ve tanımlamak gerekir. Zira teşhis, tedavinin ön koşuludur. Sebebi, tesiri ve sonucu bilinmeyen bir korkunun kontrol altına alınması, tedavi edilmesi normal şartlarda mümkün değildir.

Kedi-köpek benzeri hayvanlardan kaynaklanan korkular, yükseklik-kapalı alan gibi mekânsal korkular, karanlık, ateş ve soğuk gibi duyusal korkular ve hatta korkudan korkma gibi 200’e yakın bilimsel tanımı ve ismi bulunan korku çeşidi vardır. Bunlar için yapılan bilimsel çalışmalar, her biri için alanında uzmanlar, terapistler vardır. Bahse konu 200’e yakın çeşidi bulunan her bir korkunun farklı bireyler üzerinde olumsuz tesirleri elbette ki vardır. Ve bunların tedavisi gereklidir, önemlidir.

Ancak ne yazık ki bunların içinde Allah korkusu ve O’nun yüce kitabı Kur-an’da belirtmiş olduğu korkulacak şeyler mevcut değildir. Sayılmamaktadır.

Pek ala bunlar alakasız diyebilirsiniz. Karşılaştırılmasını yersiz olarak da görebilirsiniz. Ama Müslümanın gündemini işgal penceresinden baktığımızda aslında Allah korkusunun bu tür korkularla karşılaştırılamayacak kadar büyük ama aynı yerde olması gerektiğini söyleyebiliriz. Aynı yerde ve en öncelikli sırada.

Yüce Allah, sadece kendisinden ve Kur-an ile bizlere bildirdiği şeylerden korkulup sakınılmasını emir buyurmaktadır. Ancak Müslümanların ekseriyeti, Kur-an’da birçok ayette tekraren geçtiği halde Allah’tan ve O’nun korku kaynağı olarak belirttiği şeylerden gerektiği gibi korkmazlar.

Zira bunu kendilerine dert edinmezler. Eğer gerçekten bunu kendilerine dert edinmiş olsalar ve asıl korkulması gereken şeylerden korkmuş olsalardı Müslümanlar, bunun için aranan çarelerden, yazılan reçetelerden, çalınan kapılardan, inleyen gönüllerden haberdar olurduk. Yazılı ve görsel basında yer alır, sosyal medya mecralarında paylaşılır, üzerinde farklı tezler üretilir, tartışılır, gündemleri meşgul ederdi. Allah’tan korktum ve yapmadım seslerine aşina olurdu kulaklar.

Sahi ne kadar da az söylenir oldu “Allah’tan da mı korkmuyorsun?” sözü farkında mısınız? Yoksa etkisine olan inancımız mı zayıfladı.

“Böylece Biz onu, Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup-sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.” (Taha Suresi 113. Ayet)

Böyle buyuruyor Yüce Allah tane tane ve tekrar tekrar izah ediyor, hatırlatıyor korkulması gerekenleri.

Söze sadakatte, şahitlik yapmada, emanete sahip çıkmada, rızkı teminde, adaleti tesiste…

Kadına hakkını vermede, ganimeti paylaşmada, komşunun hakkını gözetmede, kardeşlerinin arasını bulmada…

Kıyamet saatinin gelmesinden, yarın vereceğin hesaptan ve cevaptan… Allah’tan Korkmalısın diyor Yüce Kur-an.

Gönlünde ve gündeminde Allah korkusu olan bir Müslüman her işini Kur-an ve Şeriat’e arz eder. Etmelidir. En azından kedi veya köpekten korkup uzmanından çare talep eden bir insan kadar, komşusunun, kardeşinin, işçisinin, patronunun, içinde yaşadığı toplumun, doğanın ve hâsılı taşıdığı emanet her ne ise ona dair hakkın, hukukun endişesine sahip olmalıdır. Allah’ın buna dair rızasının ve emrinin ne olduğu bilmelidir bir Müslüman. Sadece bilmek de yetmez elbette. Zihninde her daim güncel tutmalı ve bunları kendine bir korku kaynağı olarak addetmelidir.

Kurtulmak için reçeteler aranan bir korku değil, bir yol rehberidir Allah korkusu.

Rabbim cümlemizi korkusundan mahrum etmesin inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.