1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3. GERÇEĞİ GÖLGE SANMAK
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

GERÇEĞİ GÖLGE SANMAK

A+A-

 

Hakikatin siyah bir perde ile örtüldüğünün farkına varmak...

Uyanışımın ilk aşamasıydı bu. Ben, köpeğim ve birkaç arkadaşım bir mağarada uyanmıştık. Sanki yıllardır uykudaydık ama sanki değişen bir şey yoktu. Hepimiz aynıydık. Bir tek kamburu çıkmış siyah gölgeler farklıydı. Zaman bizimle oyun mu oynuyordu?

Güneşin bize gönderdiği ışık hüzmelerini takip ederek mağaranın dışına çıkmıştık. Biz çıkarken yaşlı gölgelerimiz de bizi takip etmişti. Uçsuz bucaksız bu bereketli topraklarda kendimizi aramak istemiştik. Mağaradan aşağı inmeden gözlerim alabildiğine öteyi seyrediyordu. Görmek istediğim Güneş henüz ortaya çıkmamıştı. Sonra arkadaşlarıma baktım. Uyurken geçen zamanın vermiş olduğu yıpranma hepimizde hissediliyordu. Hiçbir şey demeden yürümeye başladım.

Kendimi bulmak istediğim bu kısa yolculukta yalnız olmamak bana güç veriyordu. Bu yolun sonunda ya tarihin derinliklerinden çıkmak vardı ya da tümüyle tarihten silinmek... Bir müddet sonra bir kuyunun başına vardık. Kendim ve arkadaşlarım için biraz su çekmek istedim. Kuyudaki sudan kendi yansımamı görünce kendime “Ben kimim?” diye sordum.

Yolumuza devam ettik. Sonunda belki de varmak istediğimiz yere varmıştık. Vardığımız şehir kendimizi bulmamıza yardımcı olacak kadar kalabalıktı. Ben ve arkadaşlarım bu medeniyetler beşiğine giriş yaptık. Şehirin giriş tarafında kasvetli bir sessizlik hakimdi. Karşımıza çıkan bir demirci dükkanının önünde durduk. Bir müddet bu adama baktım. Elindeki çekiçle sürekli bir demiri dövmekte idi. Bana hiç bakmadı bile. Ona şunu sordum: “Biz kimiz?”

Demirci bana cevap vermedi. Yaptığı işe kendini çok kaptırmıştı. Ben ve arkadaşlarım yolumuza devam ettik. Zaman tükeniyordu. Güneş tepe noktamızdaydı ve biz hâlâ bir bilinmezlik içindeydik. Şehirde yürürken gözlerim tanıdık bir yüz peşindeydi. Baktığım her yer bu uğraşımın sonuçsuz kaldığını gösteriyordu. Bu teşebbüslerim hep sonuçsuz kalıyordu.

İnsanların gözlerinin içine bakmama rağmen insanlar beni fark etmiyordu. Kendimi iyice kaybolmuş hissettim. Vakit epey bir geçmişti. Güneş daha batmamıştı. Sonra bir şey dikkatimi çekti. Gölgelerimiz artık yoktu. Karşıdan bir adam geliyordu fakat gölgesi yerindeydi. Ama bizim gölgelerimiz yoktu. Bu durum beni çok şaşırtmıştı. Arayışımızı gölgesiz sürdürmek zorundaydık. Karşıma çıkan başka bir adama yine “Ben kimim?” diye soracaktım fakat bu sefer kelimeler ağzımdan çıkmadı. Bu durum beni şaşırtmıştı. Konuşmak istediğim halde konuşamıyordum. Arkadaşlarıma baktım onlar bana baktı. Hiç bir şey söyleyemiyordum.

Sonra şehrin sonuna geldiğimizi fark ettim. Zaten Güneş de artık batmıştı. Her şeyin sonu gelmişti belki de. Artık arayış da sona ermişti. Arkadaşlarımla tekrar bir başımıza kalmıştık. Her tarafımı kaplayan bir karanlık içerisinde yok olmaktayken arkadaşlarımdan birisi sordu:

“KÎNE EM?”

       

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.