1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. GENELKURMAY’DAN SOLO SARKILAR
GENELKURMAY’DAN SOLO SARKILAR

GENELKURMAY’DAN SOLO SARKILAR

A+A-

‘Bilmiyorduk’ diyemediler
Taraf’ın Aktütün’ün baskınına ilişkin haberleriyle ilgili Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak bir basın toplantısı düzenleyerek bu haberlerin doğurduğu sorulara cevap vermeye çalıştı ama bu kez de olmadı.

Önce Taraf’ın 14 Ekim’de Türkiye’yi sarsan Aktütün haberindeki belgeleri hatırlatalım:
Askerin PKK’nın Aktütün’e saldırı hazırlığı içinde olduğunu önceden bildiği ve yeterli tedbir almadığı kuşkusu, Taraf’ta dört ayrı resmi belgeye dayandırılmıştı.

Bunlardan ilk ikisi, Van Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın günlük İç Güvenlik Harekât Durum Raporları’ydı:

 1) 29 Eylül 2008 tarihli Kurmay Binbaşı Zafer Kılıç imzalı, “HRK.: 3070-69254- 08/HRK.MRK.” nolu “İç Güvenlik Hareket Günlük Durum Raporu

2) 2 Ekim 2008 tarihli nöbetçi Kurmay Yarbay Ferdi Korkmaz imzalı, “HRK.: 3070-69254-  08/HRK.MRK.” nolu İç Güvenlik Hareket  Durum Raporu
Ayrıca iki belge daha vardı:

3)Aktütün Baskını’nın gerçekleştiği günün hemen ardından Genelkurmay’a geçilen 4 Ekim 2008 tarihli Kurmay Yarbay Ferdi Korkmaz imzalı, HRK.: 3070-69293-08/HRK.MRK. nolu İç Güvenlik Hareket Durum Raporu

4) ABD ile anlık istihbarat paylaşımı uyarınca 5 Eylül, 2 Ekim ve 3 Ekim tarihlerine ait, farklı bölgelerde çekilen ve PKK’lıları yürürken, mevzi kazarken gösteren İnsansız Hava Aracı görüntüleri.

Taraf, bu belgelerle 3 Ekim gününe yakın yoğunlaşan istihbaratlarla Aktütün’e dönük bir saldırı yapılabileceği bilgisinin askeri birimlere bildirildiğini, olay günü ve bir gün öncesinde çekilen, bir yerinde Aktütün Karakolu’nun da görüldüğü anlık istihbarat görüntülerinin gereğinin yapılmadığını yazdı ve Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın raporu ile Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız’ın Aktütün konusundaki açıklamaları arasındaki tutarsızlıkları ortaya koydu.

Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü  Gürak ise dünkü basın toplantısında haberin bu üç ana unsurundan sadece bazı anlık istihbarat görüntüleriyle ilgili olanlara ve Aktütün baskınının nasıl olduğuyla ilgili Kolordu raporu ile Iğsız’ın açıklamaları arasındaki beş bariz çelişkiden sadece  “F-16’lar geldi mi gelmedi mi” ikilemine cevap verdi.

Öncelikle bu iki konuyla ilgili Genelkurmay’ın cevaplarına bakalım ve daha sonra da hala cevap verilmeyen sorulara geçelim.

Genelkurmay: “14 Ekimde yer alan görüntülerden biri Aktütün değil, Aktütün’e 125 kilometre uzaklıktaki Kandil Dağı bölgesine ait”

Cevap: Taraf 14 Ekim günkü sayısında dört, 16 Ekim günkü sayısında da bir görüntü olmak üzere,  İnsansız Hava Uçağı’nın Genelkurmay ile paylaştığı toplam beş görüntüyü yayımladı.
Tüm görüntülerin altında  koordinatlarıyla birlikte, söz konusu yerin yaklaşık olarak nerede olduğu ve hangi tarihte çekildiği ile ilgili bilgiler de mevcuttu.

BİRİNCİ İDDİA
ZATEN BİZ DE ÖYLE DEMİŞTİK • Genelkurmay’ın “Aktütün değil Kandil” diyerek itiraz ettiği görüntü, 5 Eylül 2008 tarihinde kayıt edilmişti.  Ve bu görüntüyle ilgili 14 ekim günkü Taraf’ ta aynen şu bilgilere yer verilmişti:

“İnsansız Hava Araçları (İHA), bundan bir ay önce, 5 Eylül 2008’de Kuzey Irak’ın İran sınırına yakın bölgelerinden, Hakkâri-Şemdinli bölgesine doğru harekete geçmiş 80 kişilik bir PKK’lı grubun koordinatları ile net görüntülerini geçmişti.”

Yani Taraf bu görüntünün 5 eylül tarihine ait ve Irak sınırları içinde İran sınırı boyunca kuzeye doğru yürüyen 80 PKK’lıya ait olduğunu zaten yazmıştı.

Genelkurmay ya anlık istihbarat görüntülerini karıştırdı ya da iyi okuyamadı ki Taraf’ın doğru bilgilerle aktardığı görüntüyü yanlış bilgilerle sunulmuş gibi gösterme hatasına düştü!

PEKİ NE ÖNLEM ALINDI • Genelkurmay’ın 80 kişilik PKK’lı grupların Türkiye sınırına doğru yönelen hareketlerini canlı yayında izlediğini de, Taraf’ın “Irak sınırı içinde İran sınırı boyunca” olarak adlandırdığı yerin Kandil olduğunu da öğrenmiş olduk. Peki 5 Eylül’de elde edilen bu görüntüler üzerine Genelkurmay’ın somut bir önlemi oldu mu?

Daha sonraki tarihlerde kaydedilen görüntüler ya önlem alınmadığını ya da bu önlemin hareket halindeki PKK’lı grubu durdurmadığını kanıtlıyor.

İKİNCİ İDDİA
Genelkurmay: “Aktütün’e bir kilometre yakınlıkta olduğu belirtilen diğer iki görüntü bu bölgeye yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Keritepe’ye ait.”

Cevap: Genelkurmay burada da yanılıyor. Üstelik, açıklamayı yapan Tuğgeneral Gürak’ın “Bazı basın yayın organlarında teknik bir dille çok iyi bir şekilde açıklandı” sözleri Genelkurmay’ın cevaplarının bazı televizyonların Taraf’ın haberini karalama amaçlı  yanıltıcı yayınlarına dayandığını düşündürüyor.

Gerçek şu:
Taraf 14 ekim günkü sayısında, 3 Ekim tarihli ve iki farklı tepede mevzi kazan PKK’lıları gösteren görüntülerin  Genelkurmay’ın söylediği gibi

“Aktütün’e bir km uzaklıkta olduğunu” yazmadı.
3 ekimde saat 09.00’dan Aktütün saldırısının başladığı öğle saatlerine kadar hiçbir müdahale yapılmayan PKK’lı gruba ait diğer iki görüntü ile ilgili olarak Taraf, 14 ekim sayısında aynen şöyle dedi:

“Saat 09.35’te başlayan (insansız uçağın çektiği görüntülerde kullanılan GPS saati Greenwich’e göre ayarlandığı için saat Türkiye yaz saatine göre üç saat geride) görüntülerde koordinatlarından Aktütün’e yakın olduğu anlaşılan bir tepenin üstünde görünen PKK’lı grup, güneyden gelecek bir çevirme ihtimaline karşı bölgeyi mayınlıyor, mevzi hazırlıyor, havan topu konuşlandırmaya çalışıyor. Burası Aktütün’e 25 km mesafede.”

Görüldüğü gibi, Taraf temkinli bir ifadeyle Genelkurmay’ın “20 km” dediği mesafeyi 25 km olarak yazmış. Yani birileri ya da çok izlediği bazı tvler Genelkurmay’ı fena halde yanıltmış.

UZAKTI AMA VURULMUŞ • Peki Taraf neden bu görüntüleri anlamlı bulup yayınladı?  Çünkü Aktütün saldırısının olduğu gün Irak sınırının hemen Aktütün karşısındaki, tepelerinde mevzi kazan, hazırlık yapan PKK’lı görüntüleri, özellikle de Genelkurmay’ın saldırının Kuzey Irak’tan uzak menzilli silahlarla yapıldığını açıkladığı düşünüldüğünde herhalde anlamsız görüntüler değildi.

Zaten Genelkurmay da dünkü açıklamasında, Keritepe olduğunu söylediği bu iki tepenin aynı gün geç saatlerde F-16’larca vurulduğunu belirterek “Aktütün’e uzak”  denilen  tepelerin önemini ortaya koymuş oldu. Bu tepelerin ilerleyen saatlerde vurulduğu bilgisi de zaten yine 14 Ekim günkü Taraf’ta yayınlamıştı.
 
ÜÇÜNCÜ İDDİA
Genelkurmay: “O iki tepeyle ilgili durum takip edilmiş, elde edilen görüntüye yönelik hava harekâtı uygulanmış ve hedef  16.58’de tam isabetle vurulmuştur. Bunlar da 14.45’te de helikopterlerin, hedefe atış görüntüleri.”

Cevap: Genelkurmay açıklamasında, Taraf’ın, baskının olduğu 3 ekim günü İnsansız Hava Uçağı’na ait Aktütün’e 25 km uzaklıkta Irak içinde PKK’lıları mevzi kazarken gösteren görüntülerdeki tepelerin zaten aynı gün 16.58’de F-16 tarafından vurulduğunu söylüyor. Aynı tepeler 14.45’ten itibaren helikopterler tarafından da ateş altına alınmış.

Taraf’ın yayımladığı bu iki tepeye ait anlık istihbarat görüntüleri saat: 09.30’da başlıyor ve saat 14.06’ya kadar sürüyor. Bu görüntülerde saat 14.05’e kadar yani tam dörtbuçuk saat boyunca, söz konusu tepelere yönelik hiçbir müdahale görünmüyor.

Zaten Genelkurmay da Keritepe’ye saat 16.58’de, F-16’larla müdahale edildiğini söylüyor.
Ama yine Taraf’ın 14 Ekim’de yayınladığı Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Aktütün baskını raporunda saldırının saat 13.04’te “Bayraktepe, Berçartepe’ye yoğun bir şekilde havan, roket ve makinalı tüfek atışı yapılarak başladığı” söyleniyor.

Genelkurmay, saldırının yapıldığı 3 ekim günü sabah 09.00’dan itibaren anlık istihbarat paylaşımı uyarınca canlı  olarak izlediği Keritepe’deki PKK’lılara, ancak saldırının başlamasından yaklaşık dört saat sonra F-16’larla, bir buçuk saat sonra da helikopterlerle müdahale etmiş.

Yani Genelkurmay bu açıklamasıyla Taraf’ın 3 ekim günü “PKK’lıların hazırlıklarını canlı olarak izlemişler” saptamasını da doğruluyor.

DÖRDÜNCÜ İDDİA
Genelkurmay: Jandarma durum raporları, çatışma bölgesindeki birlik tarafından hazırlanıyor. Sadece kara unsurlarına ait faaliyetlerin açıklıyor. F-16’dan o yüzden bahsedilmemiş.  Ayrıca müteakip gün yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde etkisiz hale getirilen ve TSK tarafından bildirilen terörist sayısına da ulaşıldı.

Cevap: Taraf 14 ekim günkü manşetinde Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Aktütün raporuna dayanarak Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’ın söylediğinin aksine F-16’ların baskında bölgeye destek vermediğini yazmıştı. Genelkurmay “Bu karacıların Aktütün saldırısı raporu o yüzden hava kuvvetleri unsurlarından bahsedilmemiş” diyor.

Bu doğru olabilir. Bilmiyoruz. Ama bu doğruysa Genelkurmay’a ve tüm askeri birimlere günlük olarak İç Güvenlik Harekât Durum Raporları hazırlayan bölgedeki asayiş kolordu komutanlığının havada gördüğü cisimleri “karacıların helikopterleri”, “havacıların uçakları” olarak ayırarak rapor ettiği ortaya çıkıyor.

GÖRÜNMEYEN F-16’LAR •  Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Gürak dünkü açıklamasında “ F-16’larının vurduğu noktanın Bayraktepe’ye yakınlığı 17.5 kilometre civarındaydı. Çatışma esnasında teröristlerin, askerlerin zarar görmeyeceği şekilde ateş altına alındığını” bildirdi.

Ama doğrudan karacıları da ilgilendiren F-16’ların onların çarpıştığı Bayraktepe’ye destek verdiği bilgisi,  baskından sonraki gün sabaha karşı olan tüm gelişmelerin yer aldığı ve Genelkurmay’a gönderilen İç Güvenlik Harekât Durum Raporları’nda yer almadı.

Peki Bayraktepe’de neler olduğunu dakika dakika anlatan o rapor bu bilgi olmadan eksik kalmış olmadı mı?

BEŞİNCİ İDDİA
Genelkurmay: Jandarma raporunda sadece kara unsurlarının bilgileri var. Müteakip gün yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde etkisiz hale getirilen ve TSK tarafından bildirilen terörist sayısına ulaşıldı.

Cevap: Öncelikle 4 Ekim saat 05.40’da Aktütün’den sorumlu Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Genelkurmay’a gönderdiği  Aktütün raporuna bakalım:

“Aktütün J.Snr.Bl.ne saldıran teröristlere karşı açılan etkili top (fırtına-203 mm.lik top, 105 mm. Obüs), havan, tank, bombaatar, roket ve uzun namlulu silah atışları ve dört taarruz helikopteri atışları sonucu teröristlerin 30 civarında zayiat verdikleri değerlendirilmektedir. 5 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir.”

4 ekim sabahı saat 09.30’da tüm Türkiye’ye baskını duyuran Genelkurmay Başkanlığı internet sitesindeki bilgi notunda ise şöyle denmişti: “Çatışmalar süresince, 23 terörist etkisiz hale getirilmiş olup Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen terörist miktarı henüz tespit edilememiştir.”

Yani Genelkurmay daha sabah saatlerinde çatışmada 23 PKK’lının öldürüldüğünü açıklıyor. Ama “buna Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen PKK’lıların sayısı dahil değil” diyor.

Şimdi bu kimin sayıları: Karacıların? Havacıların? İnternet sitesini yapan kişinin?

NE OLDU BU 23 KİŞİYE • PKK’lılara ait ölü sayısı Jandarma’nın raporundaki kesin ifadeye göre, beş.  PKK’lılar bunu dokuz olarak açıklıyor. Genelkurmay sözcüsü bugün
yaptığı açıklamada bölgede bulunan dokuz PKK’lı cesedinin savcılığa teslim edildiğini söylüyor.

Operasyondan sonra ise Genelkurmay sözkonusu sayının 23  olduğunu açıklamıştı. Bu cesetler bulunamamış mıdır; yoksa Genelkurmay’a göre 20 kilometre uzakta olan teröristler tarafından gelinip alınıp, sırtlanıp götürülmüş müdür; bu mümkün müdür?

taraf

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.